Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1071 E. 2026/949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1071
- Karar No
- 2026/949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1050 E., 2025/1370 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/155 E., 2025/660 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ... İcra Dairesinin 2016/157198 E. sayılı dosyasında dava dışı borçlu ... ...'ndan alacaklı olduğunu, ... İcra Dairesinin 2016/157198 E. sayılı dosyasında ... ...'nun ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 65 Ada, 31 Parsel, 6 bağımsız bölüm numaralı taşınmazına haciz işlendiğini, taşınmazın 24.01.2024 tarihli ihalede 607.440,00 TL bedelle satıldığını, 20.03.2024 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, düzenlenmiş olan sıra cetvelinin ikinci sırasında ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün yer aldığını, ...'nün hacze iştirak konulu 100 madde cevabında asıl borçlusunun ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. olduğunun görüldüğünü, ... Vergi Dairesi'nin borçlu ... ...'nun taşınmazına haciz koymasının sebebinin ... ...'nun ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olmasından dolayı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca anonim şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı şahsi olarak sorumlu olmadığını, pay sahibinin sorumluluğunun sadece taahhüt ettikleri sermaye tutarı kadar ve ancak şirkete karşı olduğunu, şirketin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı ve şirket alacaklılarına karşı pay sahibinin hiçbir surette sorumluluğunun mevcut olmadığını ve bu borçları karşılamak gibi bir mükellefiyeti bulunmadığını, ...'nün 28.06.20 12... sayılı haczinin, ... İcra Dairesinin 2016/157198 E. sayılı dosyası kapsamında hazırlanmış olan sıra cetvelinde yer almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nün 29.06.2012 tarihli haczi sebebiyle müvekkilin alacağına kavuşamadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Şikayet olunan banka vekili cevap dilekçesinde; şikayetin reddini istemiştir.
Şikayet olunan vergi dairesi vekili cevap dilekçesinde; idarenin amme alacağının kaynağının, dosya borçlusu olan ... ...'nun şirket ortağı olduğu ... Petrol Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'nin ve şirket ortağı ile ... temsilcisi olduğu ... Tarım ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarından olduğunu, anılan kanun hükümlerine göre, asıl amme borçlusu olan ... Petrol Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve ... Tarım ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsil edilemeyen alacakların tahsili için, idare tarafından şirket ortağı ve/veya ... temsilcisi sıfatıyla ... ... hakkında başlatılan takip ve taşınmaz haczi işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, asıl amme borçlusu olan şirketler de davacının iddia ettiği gibi anonim şirket değil limited şirket olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ..., şikayete cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kamu alacağının alacaklısının (somut olayda ... Vergi Dairesinin), borçlu şirketin ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidebilmesi için, borçlu şirket hakkında takip yapmış olması, şirketin aciz halinde olması ve alacağın şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra, şirket ortak ve yöneticileri hakkında takip yapılarak, ortak veya yöneticilerin malvarlığına haciz uygulaması gerektiği, ... Vergi Dairesinin 29.04.2025 tarihli yazı cevabı ile cevabi yazının ekindeki belgelerden ... Vergi Dairesince önce borçlu şirketler hakkında takip başlatıldığı, borçlu şirketler hakkında yasal takip işlemlerin tamamlandığı ve takibin semeresiz kalması üzerine şirket ortak ve yöneticileri hakkında takip başlatıldığının anlaşılması nazara alınarak, sıra cetveline esas satışı yapılan taşınmaz maliki ... ...'nun, vergi borcu bulunan şirketlerde pay sahibi olduğunun anlaşılması sebebiyle şirketlerin vergi borcundan yukarıda anılan hükümler doğrultusunda, şirket hakkında başlatılan takibin semeresiz kalması nedeni ile şirketteki hissesi nispetinde şahsi sorumlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 'Hacze İştirak' konulu 100. madde cevabında, asıl borçlunun ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. olduğunun bildirildiği, şirketin üçüncü kişilere olan borçları bakımından ve şirket alacaklılarına karşı pay sahiplerinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, bu borçları ifa etme yönünde bir yükümlülükleri de mevcut olmadığını, başka bir ifadeyle, şirket alacaklılarının pay sahiplerinden doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir kişisel talepte bulunma imkânı olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.