Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/520 E. 2026/1930 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/520
- Karar No
- 2026/1930
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/87 E., 2025/1463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Babaeski 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/149 E., 2021/548 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 17.11.2018 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davalı kooperatifin 02.12.2019 tarihli noter ihtarnamesi ile 2018-2019 iş yılında verilen rekolte beyannamesi ile teslimini taahhüt ettiği ürünün en az %50'sini teslim etmediğinden ana sözleşmenin 49/d maddesi gereğince yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden son bulduğu hususunun ihtar edildiğini, rekolte beyannamesinin tarla dekarı sütununda 52 dekar, dekara ortalama verim sütununda 350 kg yazmasına karşın tahmini ortalama verim sütununda 18.200 kg olarak hesaplanması gerektiği halde 24.000 kg olarak hatalı hesaplama yapıldığını, müvekkili tarafından 2018/2019 üretim yılında davalı kooperatife 10.623 kg ürün teslim edildiğini ve Anasözleşmenin gerektirdiği %50 ürün teslimini karşıladığını, bu hususta davalı kooperatife ve üst birliğe ve Ticaret Bakanlığı'na şikayetlerde bulunulmasına rağmen netice alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin kendiliğinden sona ermiş sayılan yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tespit davası açabilmesi için güncel bir hukuki yararı bulunmadığını, beyana dayalı iş ve işlemlerde hukuken tüm sorumluluğun beyan edene ait olacağını, aksinin kabulünün TMK'nın 2. maddesinde yer alan iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olacağını, davacı yanın net bir şekilde 24.000 kg ürün dökeceğini, beyan ve taahhüt ettiğini, bu beyan ve taahhüdünü herhangi bir itirazda bulunmaksızın yönetim kurulu üyesi olarak onayladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden sona ermesi işleminin maddi hatadan kaynaklandığı, davacının davaya konu karar tarihinden önceki dönemde beyan ettiği rekolte ile bir yıl sonraki rekolte arasında bu kadar fark olmasının mümkün olmadığı, beyannamenin matbu olarak hazırlandığı gerekçesiyle davacının davalı kooperatifteki yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın Lüleburgaz 3. Noterliği'nin 13.12.2019 tarihli itiraz mahiyetindeki cevabi ihtarnamesine karşı davalı kooperatif tarafından herhangi bir işlem yapılmaması dikkate alındığında davacının yönetim kurulu üyeliğinin devam edip etmediği konusunda iş bu tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının rekolte beyannamesine göre teslim etmesi gereken tutarın aslında (3 50... =)18.200 kg olduğu dikkate alındığında davalı kooperatif ana sözleşmenin 49/1-c. maddesi uyarınca teslim etmesi gereken 9.100 kg'dan daha fazla miktar olan 10.623 kg ürün teslim ettiğinin de kooperatif kayıtları ile sabit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, müvekkili kooperatifin kooperatif mevzuatının gereklerini yerine getirerek mevzuatın öngördüğü şekilde iş ve işlemleri sürdürdüğünü, davacı tarafın müvekkili kooperatifin her bir ortağı gibi kendi istek ve beyanları doğrultusunda kooperatife teslim edeceği ürün miktarını rekolte beyannamesi ile beyan ve taahhüt ettiğini, basiretli bir tacir gibi davranması düşünülen davacının kampanya dönemi bittikten ve 24.000 kg ürünü teslim etmediği anlaşıldıktan sonra maddi hataya düştüğünü iddia etmesinin hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının hem rekolte beyannamesi verirken ve hem de yönetim kurulu toplantısında karar alırken kendi beyan ve taahhüdünü inceleyip kabul ettiğini, sonrasında da herhangi bir itiraz ve beyanda bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.