Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4112 E. 2026/2658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4112
Karar No
2026/2658
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/709 E., 2025/774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1031 E., 2025/531 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; meraya el atmanın önlenmesi ve kâl talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dava tarihi itibariyle el atma olgusu bulunmadığı gibi kal'i gerektiren bir ağaç ya da yapı da bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...infaz tutanağı ile müdahale eylemi sonlandırılmış olup men kararının infazından sonra yeni bir müdahale olduğu konusunda davacı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, dolayısıyla bu husus (yeni bir müdahale) davacı tarafından ispatlanamadığından müdahalenin men’i talebinin reddine ve taşınmaz üzerinde muhdesat bulunmadığı bilirkişi raporları ile sabit olduğundan kal isteminin de reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; meraya el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (TMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4112, K. 2026/2658, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4112-e-2026-2658-k-57c08c1e77ad