Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2407 E. 2026/1933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2407
Karar No
2026/1933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1124 E., 2025/426 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/90 E., 2021/89 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 512 ada, 1 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz için ... Kültür Merkez İnşaatı yapım işi ile ilgili olarak davacı şirket ile davalı ... arasında sözleşme akdedildiğini, işin ifâsı sırasında idareden kaynaklanan ve mücbir sebepten kaynaklı süre uzatımları nedeniyle zarara uğradığını, bu zarara ilişkin fiyat farkı alacağının davalı idare tarafından tazmininin gerektiğini, sözleşme hükümleri uyarınca fiyat farkı istenemeyeceğinin kabulü durumunda TBK'nın 480. maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL fiyat farkının davalı idareye başvuru tarihi olan 28.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 3.169.390,33 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki götürü bedelli sözleşmenin 14.1 ve 14.2 maddeleri ve eki idari şartname (45.3.1 madde), ayrıca sözleşmenin 32. maddesinde atıf yapılan 4735 sayılı Kanun hükümleri (4 ve 8. maddesi) gereğince idare tarafından hiçbir suretle fiyat farkı ödenmeyeceğini, davacıya proje değişikliği nedeniyle gerekli süre uzatımı ve iş artışının verildiğini, davacının doğal afet kapsamında uğramış olduğu zararını sözleşmenin 17. maddesi gereğince yaptırmak zorunda olduğu Allrisk Sigorta kapsamında dava dışı sigorta şirketinden tahsil ettiğini, bu nedenle de yükleniciye süre uzatımı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 21.03.2017 tarihli götürü bedelli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin süresinin 540 gün olarak hesaplandığı, yine proje değişikliği, hakedişlerin geç ödenmesi, doğal afet, iş artışları kapsamında süre uzatımlarının yapıldığı, sözleşmenin 14. maddesinde ve idari şartnamenin 45.3. maddesinde fiyat farkının verilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, süre uzatımları kapsamında da ek süre verdiği, yine iş artışları ve ek süreler kapsamında iş artış bedellerinin yükleniciye ödendiği, davacı yüklenicinin düzenlenen 24 hakedişi ihtirazi kayıtsız olarak aldığı, hakedişlere şartnameler kapsamında usulünce yapılan bir itirazı bulunmadığı, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacı yüklenicinin taraflar arasında düzenlenen götürü bedelli eser sözleşmesinde belirlenen bedelle işi tamamlamakla yükümlü olması nedeniyle fiyat farkı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki 21.03.2017 tarihli götürü bedelli eser sözleşmesi hükümleri ve eki belgeler, sözleşmenin 14.1 ve 14.2 maddeleri ile eki idari şartnamenin 45.3.1 maddesindeki fiyat farkı talebinde bulunulamayacağına dair özel düzenleme, Yargıtay'ın emsal kararları, davacı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen ve hepsi dava tarihi öncesine ilişkin olan hakedişlere şartname kapsamında usulüne uygun olarak ihtirazi kayıtla itiraz etmemesi, idarenin kendisinden kaynaklanan süre uzatımlarında süre uzatıma giderek ek süre vermesi ve bu süre uzatımları kapsamında iş artış bedelini düzenleyerek yükleniciye ödemesi ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda davacı yüklenici sözleşmeye konu işi sözleşmede belirlenen götürü bedelle tamamlamakla yükümlü olduğundan fiyat farkı talep edemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 480. maddesi gereğince taleplerinin haklı olduğunu, normal süresi 540 gün olan sözleşmenin süresinin 385 gün uzatılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin tamamen kendi kusuru ile bu kadar uzamasına sebebiyet veren davalı idarenin müvekkil şirketin çok büyük zarara uğramasına yol açtığını, bilirkişi raporu gereği fiyat farkı ödenmesinin hukuka uygun olduğunu, kararın gerekçesinin hukuka ve somut davaya uygun olmadığını, idarenin iş artış bedellerini ödemiş olmasının fiyat farkı ödenmemesinin gerekçesi olamayacağını, müvekkilin talebinin iş artışları sebebi ile artışlar karşılığında yapılan imalat bedelleri olmadığını, sözleşme süresinin uzaması sebebi ile uğranılan zarar olduğunu, hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz yapılmasının ya da yapılmamış olmasının TBK'nın 480. maddesinin uygulanması şartlarından biri olmadığını, hakedişlere itiraz edilmediğinin davalı tarafça ileri sürülmediğini, her ne kadar yapılan değişikliğin devam eden sözleşmelere uygulanmayacağı belirtilmiş ise de 08.08.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin açılan davalarda ilgili kararnamenin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, somut olayda özellikleri, Medeni Kanun'un 2. maddesi de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2407, K. 2026/1933, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2407-e-2026-1933-k-d61c97e29166