Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/70 E. 2025/2511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/70
- Karar No
- 2025/2511
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/122 E., 2020/210 K.
Mahkeme kararı davalı vekilince duruşmalı, katılma yoluyla davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idare ile davalı şirket arasında 28.10.2008 tarihli "İstanbul- Ankara Otoyolu Km.227+800 deki ... A Tipi Otoyol Hizmet Tesisisinin Projelendirilmesi, Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devri İşi" ne ait sözleşme akdedildiğini, davalının sözleşmenin 26. maddesine göre OHT'nin yaptığı yıllık Gayri Safi Hasıladan müvekkili idareye pay vereceğinin kararlaştırıldığını, taahhütnamede de fizibilite raporunda sunulan tahmini ciroların fiziki gerçekleşmesinin işletme süresince en az %80 sağlanacağı, %80’in altında kalması halinde aradaki farktan doğan payın idare hesabına yatırılacağının taahhüt edildiğini, davalının sözleşme ve şartname hükümlerinin yanında idareye sunduğu taahhütname ve teklif mektubu uyarınca da idareye pay ödemesi gerektiğinin açık olduğunu, davalının idare payını ödemediğini, 02.10.2014 tarihli noter kanalıyla gönderilen idare payının ödenmesine ilişkin ihtara rağmen ödeme yapmadığını, idareye borçlu olduğunu sarih şekilde kabul ettiğini, ancak taahhütnameye konulan şerhi gerekçe göstererek ödemeden kaçındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmemiş idare payları ve gecikme faizi alacağına karşılık 100.000,00 TL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 15.569.386,07 TL katkı payı, 12.330.953, 76 TL'yi dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.900.339,83 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı idarenin ihale aşamasında matbu taahhütname istediğini, müvekkilinin belirli kabullere göre hazırladığı fizibilite raporundaki ön görülerin gerçekleşeceğinin garanti edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle şerhli taahhütname verilebileceğini bildirdiğini, davacının şerhli taahhütnameyi alarak müvekkili ile noterde sözleşme imzaladığını, müvekkilinin şerhini zımnen kabul ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde herhangi maddi bir tutar belirten taahhüt mevcut olmadığını, davacının ihtarnamesine talebinin kabul edilemeyeceğini bildiren karşı ihtarname gönderildiğini, fazla yapılan yatırım için süre uzatılmasının veya idare payının buna mahsup edilmesi talebini engellemek amacıyla bu davanın açıldığını, müvekkili şirketten haksız tahsilat yapma niyetinde olunduğunu, davacının müvekkili firmadan aldığı taahhütnamenin kesin ve şartsız bir taahhüdü içermediğini, anılan yazının idarenin zorlaması üzerine ihtirazi kayıtla verildiğini, bu sebeple davacının işbu evraka dayanarak fazladan talepte bulunmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, OHT'nin cirosunun ve dolayısıyla idare payının azalmasında kusurlu tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi sebebiyle davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklanmakta olup TBK'nın 146. maddesi gereği alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu dava konusu edilen 2011-20 12... dönemi yönünden dava ve ıslah tarihinde zamanaşımının dolmadığı, sözleşme kapsamında Teklif Verme Şartnamesi'nin 6.j maddesinde; "fizibilite oranında sunulan tahmini ciroların fiziki gerçekleşmesinin, işletme süresince, en az %80 oranında sağlanacağı kabul edileceğinden %80'in altında kalması durumunda aradaki farktan doğan payın idare hesabına yatırılacağını taahhüt eden bir taahhütname" verilmesi şartı getirildiği, sözleşmenin 26. maddesinde; şirketin, tüm OHT'nin yaptığı yıllık gayri safi hasıladan madde 2'de belirlenen oranlarda idareye pay vereceği, yine 26.maddenin 4. fıkrasında; pay ödemelerinin gecikmesi halinde geciktirilen günler için T.C Ziraat Bankası'nın aylık vadeli mevduatın ödemenin yapılması gereken en son tarihte uyguladığı faiz oranına göre hesaplanmış gecikme faizinin alınacağının düzenlendiği, sözleşme ve şartnamelerin ilgili hükümlerinin özel hukuk hükümlerine tabi geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, davanın konusuna göre, taraflar arasında görülen ve bildirilen diğer davaların bu davaya doğrudan etkisi bulunmadığı anlaşıldığından bekletici mesele yapılmadığı, taahhüt verme şartının sözleşmenin 26. maddesinde düzenlenen ve davalı yüklenicinin idareye vereceği katkı payını garanti altına almayı amaçlayan bir düzenleme olduğu, bu düzenlemenin aksine sunulan ve taahhütnameye konulan şerhin, davalının idareye ödemesi gereken katkı payı yükümlülüğünü ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığı, sözleşme ve ekleri gereği davalı, davacıya katkı payı ve geç ödeme halinde gecikme faizini ödemek zorunda olduğu, ikinci bilirkişi heyetinden alınan ve maddi hatası düzeltilmiş 02.01.2020 tarihli ek rapora göre davalının sözleşme kapsamında 2011-20 12... yıllarına ait ödemesi gereken katkı payının KDV hariç 18.854.411,84 TL olduğu, davalının bu dönem için ödediği katkı payının KDV hariç 3.285.025,77 TL olduğu, bakiye ödemesi gereken katkı payının 15.569.386,07 TL olduğu, yine sözleşme kapsamında ödenmesi gereken, ancak geç ya da hiç ödememeden kaynaklanan gecikme faizinin 12.330.953,76 TL olduğu, davacının talebini ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.569.386,07 TL katkı payının (KDV hariç) dava tarihinden itibaren T.C Ziraat Bankası'nın aylık mevduata uyguladığı faiz oranı ile birlikte ayrıca 12.330.953,76 TL faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. 30.06.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılan 27.800.339,83 TL tutarındaki alacağın TBK’nın 147/1. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup zamanaşımına uğradığını,
b. Müvekkilinin 2011, 2012, 2013 yıllarında davacıya ödemediği idare payından kaynaklı bir borcu bulunmadığını,
c. Taahhütnamenin idarenin istediği formatta değil “ sözleşme tasarısının ilgili hükümleri mahfuz ve fizibilite raporunda belirtilen kabul ve öngörülere bağlı kalmak kaydıyla” şeklinde ihtirazi kayıt düşülerek verildiğini, bu haliyle Teklif Verme Şartnamesinin 15. maddesi uyarınca istenilen formatta verilmediğinden taahhütnamenin teklif verme şartnamesine aykırı olduğunu, istenilmesine rağmen ek taahhütname verilmediğini buna rağmen sözleşmenin imzalandığını, taahhütnamenin konulan ihtirazi kayıttaki taliki şartın gerçekleşmesiyle geçerlilik kazanacağını, somut olayda idare payı hesaplanırken dikkate alınamayacağını,
d. Müvekkili ile davalı idare arasındaki imzalanan sözleşme ile taahhütname arasında bir çelişki olması halinde, bu çelişkinin sözleşmenin 45. maddesine göre sözleşme hükümleri uygulanarak giderileceğini, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesi ile idare payının otoyoldan çift yönlü geçecek araç sayısının dikkate alınması suretiyle kademeli oran belirlenerek düzenleme yapıldığından artık taahhütname eki tahmini cirolara göre değil fiziki gerçekleşmeye göre hesap yapılması gerektiğini,
e. Davacı tarafından müvekkilinin şuanda hakim ortağı olan Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Bakım ve Yardım Sandığına verdiği cevabi yazısında taahhütnamenin dikkate alınacağı yönünde açıklamada bulunmadığını,
f. Somut uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınacak en doğru bilirkişi raporunun 24.10.2018 tarihli rapor olmasına rağmen , aynı bilirkişilerin önceki raporlarıyla tam tersi görüş bildirdikleri 01.10.20 19... .01.2020 tarihli raporların esas alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını,
g. Fizibilite raporunda belirtilen tahmini cirolar üzerinden idare payının ödenmesi halinde müvekkilinin yıllık tüm kazancının yıllık idare payını ödemeye yetmeyeceğini, dayanak rapordaki görüşlerin doğru olmadığını,
h. Davacı idarenin yap-işlet-devret modeli gereğince taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine konu taşınmazı bugüne kadar müvekkiline “ayıpsız ve kullanmaya uygun şekilde teslim etmediği”, sözleşmede kararlaştırılan edimlerle ilgili davacı ifa yükümlülüğünün öncelikli olduğunu, davacının ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin ifa yükümlülüğünü gerçekte henüz başlamadığını, temerrüt gerçekleşmediğinden gecikme faizi doğmayacağını, TBK’nın 97. maddesinde düzenlenen ödemezlik define istinaden gecikmeli ödendiğini,
ı. Davacı idarenin yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği ve müvekkili bünyesinde telafisi imkansız zararların oluştuğunun dosya kapsamı ile sabit olmasına göre davacı idarenin yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini ispatlayan dava dosyalarının dikkate alınmamasının doğru olmadığını,
i. Tahmini gelir gider tablosundaki öngörülerin gerçekleşmesini imkansız hale getirecek şekilde müvekkili işletmesinde bulunan otoyol hizmet tesisinin D-100 karayoluna bağlantı sağlayan yolunu ve ayrıca İstanbul-Ankara Tem otoyolunu dönem dönem kapatmasının kabul edilemeyeceğini,
i. Müvekkilinin fizibilite raporunda otoyol üzerinde 9 adet D tip otoyol hizmet tesisi varlığını düşünerek öngörülerde bulunmuş ise de davacı tarafından bahse konu D tipi otoyol hizmet tesisleri zaman içinde C sınıfına yükselttiğinden, tahmini ciroları gerçekleşmesi imkanı kalmadığını beyan etmektedir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Mahkeme hükmünün faiz talebi yönünden "Ziraat Bankasının 6 aylık vadeli mevduata ödemenin yapılması gereken en son tarihte uyguladığı faiz oranına göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yap işlet devret sözleşmesine göre alacak ve gecikme tazminatı istemine ilişkindir. 1. Davalı vekili temyiz istemi yönünden;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve taahhütnamenin geçerli olmasına, bekletici mesele yapılması istenilen davalar sonucunun iş bu davayı etkilememesine,bilirkişi raporunda esas alınan T.C. Ziraat Bankasının TL mevduat hesabına uygulanan faiz oranlarının aylık olarak belirlenmiş olmasına, ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz istenilmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince; Taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesinde “pay ödemelerinin gecikmesi halinde geciktirilen günler için T.C. Ziraat Bankasının 6 aylık vadeli mevduata ödemenin yapılması gereken en son tarihte uyguladığı faiz oranına göre hesaplanmış gecikme faizinin” alınacağı düzenlenmiştir. Mahkemece, kabul edilen alacağa taraflar arasındaki sözleşmenin 26. maddesi hükmü uyarınca “6 aylık vadeli mevduata” uygulanacak faiz ile hükmedilmesi gerekirken “ aylık mevduata uyguladığı” faiz oranı ile tahsile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan “ aylık mevduata uyguladığı” ibaresi kaldırılarak yerine “6 aylık vadeli mevduata uyguladığı aylık” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Peşin alınan temyiz harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Karara karşı tebliğinden itibaren itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.