Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/394 E. 2025/5677 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/394
Karar No
2025/5677
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/426 Esas, 2024/1506 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/241 E., 2023/1276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 01.02.1993 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesi’nin 7. maddesine göre, işletme hakkı bedelinin ödenmediğini, 01.02.20 02... .09.2004 tarihleri arasındaki 32 aylık işletme hakkı karşılığının ödenmesi talebini içeren davanın müvekkili lehine sonuçlanarak 23.12.2014 tarihinde kesinleştiğini, her ne kadar aylık işletme hakkı karşılığı bedel dava yoluyla tahsil edilmiş olsa da 13.09.2004 tarihi ile yeni bir kira sözleşmesinin imzalanması tarihi olan 01.01.2012 tarihleri arasındaki 88 aylık işletme hakkı karşılığı bedelinin ödenmemiş olduğunu ileri sürerek şimdilik aylık 5.000,00 TL üzerinden 13.09.2004- 01.01.2012 tarihleri arasında İntifa Hakkı Sözleşmesi'nin 7. maddesi uyarınca 88 aylık işletme hakkı karşılığı bedelin, arabulucuya başvuru tarihinden itibaren işletilecek ticari işlerdeki temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçerli olduğu kabul edilse dahi dava konusu 2004-2012 yıllarına ilişkin alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan 01.02.1993 tarihli intifa hakkı sözleşmesinde ... A.Ş. lehine 20 yıl süreli bir intifa hakkı tesis edildiği belirtilmiş olup tapuda düzenlenmediği, 03.09.1998 tarihinde ise ... A.Ş. lehine 17 yıl süreli intifa hakkı tesis edilip tapuya da şerh verildiği, 1998 tarihinde tesis edilen intifa hakkının 2010 yılında terkin edilmiş olduğu, 1998 yılında tapuya şerh verilmiş intifa hakkına dair tüm hak ve taleplere ilişkin zamanaşımı süresinin de terkin tarihinden itibaren 5 yılın sonu olan 2015 yılında sona erdiği, kaldı ki taraflar arasında düzenlenen 22.04.2013 tarihli kira sözleşmesine göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 312. maddesi kapsamında tapu sicilinden şerh edilmesine ilişkin olarak kiraya verenin, şerh tarihi itibariyle tapu sicilinde üçüncü şahıslar lehine hiçbir hak ve şerh ve sair takyidat bulunmayacağını taahhüt ettiği, kira sözleşmesinin 11. maddesinin “kiralayan iş bu kira sözleşmesinde belirtilen süreler haricinde kiracı tarafından kullanılan ve yararlanılan dönem için kiracı'dan herhangi bir hak ve alacak talebinin olmadığını, gayrikabili rücu beyan ve kabul eder” şeklinde düzenlendiği, bu durumda 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı BK) 135/2 ve 6098 sayılı TBK’nın 156/2 maddeleri hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı, ayrıca 6098 sayılı TBK’nın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden dolayı, davaya konu sözleşme ve alacak talep tarihleri bakımından 818 sayılı BK’nın 126. maddesinin uygulanması neticesinde; 01.02.1993 tarihli olayın zamanaşımının 2017 yılında dolduğu, 03.09.1998 tarihli tesis edilen intifa hakkından terkin tarihinin 2010 yılı olması neticesinde zamanaşımının ise 2015 yılında dolduğu, ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 802. maddesine göre de; geri verme anında malik ve intifa hakkı sahibi tarafından ileri sürülebilecek bütün istem haklarının terkin tarihinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, daha önce mahkeme kararı ile hüküm altına alınan 01.02.2002- 13.09.2004 döneminden sonraki 13.09.2004- 01.01.2012 tarihleri arasındaki işletme hakkı karşılığı bedelin tahsilini talep ettiği, dava konusu talep bakımından ilk dava ile zamanaşımı kesilmediğinden eldeki davada 6098 sayılı TBK’nın 1 54... . maddelerinin uygulanamayacağı, ilk davada verilen hüküm ile dava konusu talep mahkeme kararına bağlanmadığından aynı Kanun’un 156/2 hükmü uyarınca on yıllık zamanaşımı süresinin de somut olayda tatbik edilemeyeceği, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalının, davacıya sözleşme ile ödemeyi taahhüt ettiği işletme devir hakkı bedelinden bağımsız olarak davalı lehine intifa hakkı kurulduğu, dava konusu talebin para alacağı olması nedeniyle davalının taşınmazı kullanmasının ve taşınmazdan yararlanmasının 6098 sayılı TBK’nın 153/1-5 hükümlerinde düzenlenen “borçlunun alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu” anlamına gelmediği gözetildiğinde somut olayda zamanaşımının durmasından da söz edilemeyeceği, buna göre taraflar arasındaki 1993 tarihli intifa hakkı sözleşmesinin 7. maddesinde yer alan “istasyon ve tesislerinin intifa hakkından dolayı davalı tarafından bizzat veya 3. şahıslar marifetiyle işletilmesi halinde, davalının cari usullerine göre takdir edilecek aylık işletme hakkı karşılıklarının öncelikle davacının davalıya olan borçlarına mahsup edileceği, herhangi bir borcunun olmaması halinde davacıya ödeneceği” şeklindeki davalı ediminin dönemsel edim niteliği taşıdığı, 6098 sayılı TBK’nın 147/1-1. maddesi hükmünde; “Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler”in 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun belirtildiği, 13.09.2004- 01.01.2012 tarihleri arasındaki işletme hakkı karşılığı bedel talebine ilişkin eldeki davanın, dava tarihi olan 12.07.2019 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gözetildiğinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen 01.02.1993 tarihli İntifa Hakkı Sözleşmesinin 7. maddesi gereği 13.09.2004- 01.01.2012 tarihleri arasındaki 88 aylık işletme hakkı bedelininin tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/394, K. 2025/5677, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-394-e-2025-5677-k-35d1b187d246