Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/105 E. 2025/2587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/105
Karar No
2025/2587
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2976 E., 2024/3040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/319 E., 2024/402 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ... Noterliğinin 01.09.2020 tarih ve 24562 sayılı arsa payı kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin inşaatın yapımını eksiksiz olarak tamamladığını, taşınmazların iskanı için ilgili yerlere müracaatlar yapıldığını, ancak tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek, beş adet bağımsız bölümün ayrı ayrı tapu kaydının iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaatta eksik ve ayıplar bulunduğunu, sözleşmeye ve projeye aykırı imalatların olduğunu, riskli yapı niteliğinde olup, kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 1723 ada, 9 ve 10 parselde inşaa edilen binadaki tüm dairelerin davacıya verildiği halde müvekkiline ait dairelerin teslim edilmediğini, hatalı imalatlar sonucu balkonlarda sehim oluştuğunu, binanın yıkılma tehlikesi olduğunu, sözleşme konusu tüm imalatın tamamlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada dava konusu olan 7 ve 8 no'lu parseller üzerine yapımı devam eden binanın tüm balkonlarında imalat hatasından kaynaklı olarak sehim belirlendiği ve bu sehimin binanın değerinin azalmasına sebebiyet verdiği, yatak odası balkon kapılarının sürgülü kapı yerine tek kapı olarak imal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 550.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 650.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

2. Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; teslim edilen eserin arsa sahipleri tarafından muayene edilerek açık ayıpların makul süre içerisinde yükleniciye bildirilmesinin zorunlu olduğunu, makul sürelerde ayıp ihbarı yapılmadığı takdirde eserin zımnen kabul edilmiş sayılacağını, balkonlarda oluşan sehimin ilgili yapı denetim firmasının hazırladığı belediye onaylı çelik güçlendirme projeleri ile giderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava tarihi itibari ile sözleşme konusu inşaatın tamamlanma oranının %99,80 olduğu, inşaatın tamamlanma süresinin ruhsat tarihinden itibaren 30 ay olarak belirlendiği, iskan ruhsatının 08.08.2022 tarihinde alındığı, davalı arsa sahibine düşen 15 daire ve ortak alanlara dair eksik ve ayıplı işlerin karar tarihine en yakın tarih itibari ile güncel değerinin 636.046,74 TL, yine arsa sahibine düşen 15 dairenin sehimden kaynaklı değer kaybının dava tarihi itibari ile 503.625,00 TL olduğu, buna göre davacı yüklenicinin kendisine düşen 5 adet bağımsız bölümün tapusunun kendisine verilebilmesi için TBK’nın 97. maddesi hükmünce aynı anda ifa kuralı gereğince iş bu bedeli depo etmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl dava bakımından dava konusu edilen bağımsız bölümlerin davalı-karşı davacı ... adına kayıtlı tapu kayıtlarının davacı tarafça bankaya depo edilen 1.139.671,75 TL bedelin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesi koşuluyla iptali ile davacı-karşı davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karşı dava bakımından 548.625,00 TL’nin bankaya depo edilen bedel bakımından tahsilde tekerrür etmemek koşulu ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalı ...’dan tahsili ile davalı-karşı davacı ...’a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın sözleşme ve projeye uygun şekilde eksiksiz tamamlandığını, sehime davalının sebep olduğunu, sehimin tüm balkonlarda varmış gibi hesaplama yapıldığını, ancak bütün balkonlarda olmadığını, değer kaybı oluşmadığını, yapının riskli yapı olarak kabul edilemeyeceğini, eksik ve ayıp bulunmadığını, arsa malikleri aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2-Davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu binanın riskli yapı kapsamında olup, müvekkilinin kabule zorlanamayacağını, bilirkişi rapor ve ek raporlarının çelişkili olduğunu, balkonlarda sehim denilen balkon düşüklüğü var olup, yıkım tehlikesi olduğunu, diğer yandan temel ve temel kazısı fen ve tekniğine aykırı yapıldığından kayma tehlikesi bulunduğu, sehim nedeniyle uygulanan güçlendirme projesinin de binaya zarar verdiğini, projenin tam olarak uygulanmadığını, eksik ve ayıplı işler bedelleri ile değer kayıplarının hatalı hesap edildiğini, tespit raporunda değer kaybı daha yüksek tespit edildiği halde mahkemece hükme esas alınan raporda gerekçe belirtilmeden oranın düşürüldüğünü, Bölge Adliye Mahkemesince müvekkili aleyhine hükmedilen harcın hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada tapu iptali ve tescil, karşı davada tazminat istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı-karşı davada davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davada davacıdan alınarak davacı-karşı davada davalıya verilmesine,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-karşı davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davada davalıdan alınarak davalı-karşı davada davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/105, K. 2025/2587, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-105-e-2025-2587-k-672ebd6818ed