Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/63 E. 2025/2525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/63
- Karar No
- 2025/2525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2024/8 E., 2024/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi(İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) kararı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..., davacı şirket yetkilisi ....ile davalı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında 21.01.2002 tarihli "Ermenek Barajı ve Hidroelektrik Santralı Sözleşmesi" imzalandığını, anılan sözleşmeden doğan ihtilafların halli için davalı idare ile müvekkili şirket arasında tahkim yargılaması yapıldığını, hakem heyeti tarafından 15.08.2014 tarihinde karar verilmiş olup, anılan kararın derecattan geçerek 04.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, yine anılan sözleşmeden doğan bir kısım ihtilafların ise, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/221 E. (Eski Esas: 2013/335) sayılı dosyası kapsamında yargılamasının yapıldığını ve anılan kararın da derecattan geçerek 19.01.2021 tarihinde kesinleştiğini, tahkim yargılamasında rapor düzenleyen bilirkişiler tarafından verilen gerçeğe aykırı mütalaalar nedeniyle HMK’nın 375/1-f maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinde bulunduklarını, işbu yargılamanın iadesi taleplerine konu tahkim yargılamasında 05.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ve 16.06.2014 tarihli bilirkişi ek raporu tanzim edilmiş olup, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlarda kasten gerçeğe aykırı mütalaa verdiklerini, müvekkili şirket tarafından anılan raporları tanzim eden bilirkişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/262378 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında gerçeğe aykırı bilirkişilik suçundan şikayette bulunulmuşsa da, savcılık tarafından zamanaşımı sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, tahkim yargılamasında reddine karar verilen taleplerinin dolusavak ve bağlantı kazıları bedeli, +700 m kotu üzeri gövde kazıları, enjeksiyon ve ulaşım galerindeki cep imalatları, uçucu kül fiyatları, bitümlü malzeme, T1-T2 derivasyon tünelleri arasındaki bağlantı tüneli, GR2 ulaşım galerisi portal kazılarına kılçık yollar, derivasyon çıkış Blok 6'da yamaç temizliği, 20 metre üzeri delgiler için enjeksiyon alış yeni fiyatları, GR1 enjeksiyon galerisi portalları (GR1.2, GR1.4, GR1.5) ulaşım yolu bedelleri olduğunu, bu kalemler hakkında bilirkişilerin müvekkili şirket aleyhine neticelendirilmesi amaç ve maksadı ile kasıtlı olarak yeri geldiğinde müvekkili şirket tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeleri göz ardı etmesi, yeri geldiğinde ise taraflı şekilde yorumlaması söz konusu olup, bu hususun açıkça tahkim yargılamasının gidişatını müvekkili şirket aleyhine şekillendirdiğini ileri sürerek, HMK’nın 375/1-f maddesi kapsamındaki yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile 15.08.2014 tarihli hakem kararının iptalini ve uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilebilmesi için hakem kuruluna gönderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Karşı taraf davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davanın, HMK'nın 375/1-f bendine istinaden açılmış olmakla beraber davacının ileri sürdüğü kasten gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlendiğine dair herhangi bir kesinleşmiş ceza mahkumiyeti bulunmadığını, tahkim yargılamasında alınan son bilirkişi raporunun 16.06.2014 tarihli olup, en geç bu rapor esas alınarak verilen hakem kararına müteakip suç duyurusunda bulunmak yerine, yargılamanın yenilenmesi davası açılmadan önce hukuki gerekçe oluşturmak amacıyla söz konusu rapordan 8 yıl sonra suç duyurusunda bulunulduğunu, bu halde istisnai bir yol olan yargılamanın iadesi yolunun herhalükarda başvurulabilir hale geldiğini ve istisnai yol olmaktan çıktığını, süresinden sonra yapılan suç duyurusu dikkate alınarak 3 aylık hak düşürücü sürede yargılamanın iadesinin istenilmesinin mümkün olmadığını, yargılamanın iadesi şartları oluşmadığı itirazları devam etmekle birlikte davacı tarafından bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediklerine dair bir argüman, delil veya bilgi, belge de sunulmadığını, oysa ki, yargılamanın iadesi sebebinin işbu davanın görülmesinden önce ispat edilmesi gerektiğini, yargılamanın iadesi sebebine ilişkin herhangi bir delil sunulmadan açılan işbu davanın işin esasına girilmeden yargılamanın iadesi şartları oluşmadığından reddini talep ettiklerini, yargılamanın yenilenmesi davasının ayrı bir dava olarak görülmesi gerekmekte olup dava değeri üzerinden harç yatırılması gerektiğini, ileri sürülen argümanların bilirkişi raporuna itiraz mahiyetinde olup, bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediklerini ispatlayan tek bir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesine ilişkin yasal düzenleme kapsamında davacı tarafın iddialarını ispatlar nitelikte bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu hususunun maddi vakıalarla ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini,
b. Dosya kapsamında uzman ve teknik bilirkişilerden rapor alınmadığını,
c. Yargılamanın iadesi koşulunun oluştuğunu, kovuşturmaya yer olmadığı kararının delil yokluğundan kaynaklanmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK’nın 443/2 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/262378 Soruşturma sayılı dosyasında şüpheli bilirkişilerin üzerilerine atılı TCK’nın 276. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğinden yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilinin buna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır karşı taraf davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacıdan alınarak karşı taraf davalıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.