Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4125 E. 2026/1855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4125
Karar No
2026/1855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/340 E., 2025/511 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin pilot şirket ... Ltd. Şti olmak üzere Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğünün 2014-109356 ihale kayıt numaralı ihalesine katıldıklarını, 31.12.2014 tarihinde ihale sözleşmesinin imzalandığını fakat kendilerine 06.07.2015 tarihli yazı ile Kamu İhale Kurumu'nun 2015/MK-261 sayılı kararı ile ihalenin iptal edilmesi sonucu yapılan ihale sözleşmesinin 28.07.2015 tarihi itibari ile fesih edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmenin bedelinin 42.890.751,72 TL olduğunu, sözleşme imzalanmadan önce 244.048,38 TL ihale karar pulu olarak ihale yapan Kurumun hesabına ödemede bulunduğunu, aynı sözleşmenin noterde imzalanması için harç, damga vergisi adı altında da 444.501,01 TL ödemenin .... Noterliği'nin hesabına yapıldığını, 21.445,38 TL KİK, payı olarak ihale yapan Kurumun hesabına ödemede bulunduğunu, ihale sözleşmesinin iptali ile müvekkili şirketlerin kar etmeyi düşündüğü bir ihaleden sadece vergiler ve harçlar boyutu ile zarara uğradıklarını, fesih edilen ihalenin sözleşme bedelinin 42.890.751,72 TL olduğunu, sözleşme bedelinin % 80'inin 34.312.601,37 TL olduğunu, sözleşme bedelinin % 80'inin altında bir rakam ile iş bitirildiğini beyanla; sözleşme feshi nedeni ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik masraf ve zararları için 25.000,00 TL, kar kaybı için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 28.07.2015'ten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 15.08.2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle; menfi zarara ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği masraf ve zararların hiçbirinin müvekkilinin uhdesinde olmadığını, davacıların ilgili noter, Kamu İhale Kurumu ve ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı ile ...'na dava açması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin müvekkilinin keyfiyeti ile feshedilmediğini, ilgili mevzuat ve mahkeme kararı gereğince feshedildiğini, sözleşmeyi imzalarken ihale sürecindeki şikayet ve dava mekanizmalarının çalıştığını biliyor veya basiretli bir tacir olarak bilmesi gerektiğini, davacının, sözleşmenin Kamu İhale Kurumu kararının mahkeme tarafından iptal edilmesi ve mahkeme kararı doğrultusunda alınan karar neticesinde feshedildiğinden davacının zararından müvekkilini sorumlu görmesinin hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu, davacının ödediği meblağların yasal dayanağının Kamu İhale Kanunu'nun 53/j ve son, Damga Vergisi Kanunu'nun 1, 19... . maddeleri olduğunu, ödemelerin müvekkili Kurumun kasasına girmediği gibi müvekkili kurumun insiyatifine de bağlı olmadığını, Vergi Usul Kanunu'nun 116-120. maddelerine bakıldığında, tahsil edilen verginin mükellefine iade edilebilmesi için söz konusu Kanun'da belirtilen "Vergi Hatası", "Hesap Hatası" ve "Vergilendirme Hatası"nın olması gerektiğini, Kanun'da bahsi geçen işin tamamlamasının gerçekleşmediğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararı ile davalı idarenin yaptığı iş ve işlemlerin yasaya uygun olmaması nedeniyle ihalenin iptaline karar verildiği, bu karar uyarınca davacı ile akdolunan sözleşmenin dayanağının kalmadığı, sözleşmenin fesih ve tasfiyesine karar verilerek sözleşme ilişkisinin ortadan kalktığı ve edimin ifasının imkansızlaşması sonucu sözleşmenin ifasının mümkün olmadığı, imkansızlığın davalının ihale aşamasındaki kusurlu davranışlarından kaynaklandığı, kusurlu imkansızlık sebebiyle davacının müspet zararı, kâr kaybını talep edebileceği, davacının, sözleşmeyi ifa etmesi durumunda elde edeceği kârı talep edebileceği, kârın elde edilebilmesi için sözleşme giderlerinin, damga vergisi karar pulu vb. teminat mektubu masraflarının, sözleşmenin yerine getirilmesi için gerekli giderlerin yüklenici tarafından yapılması gerekeceği bu nedenle bu kalemlerin müspet zarar olarak talep edilebilmesi mümkün olmadığını, şirketlerin iştigal konusu, ortakları, bağlı bulundukları faaliyet merkezi vs gibi unsurlar dikkate alındığında davacı şirketlerin dava konusu ihale dönemi sonrasındaki ihalelerde de iş ortağı olarak yer aldıkları, sonradan alınan ihalelerdeki bedeller mahsup edildikten sonra davacı şirketlerin dava konusu ihalenin iptali nedeniyle uğradıkları zararın tazmini gerektiği, menfi zarar tazmini yönünden davacının feragat beyanı esas alınarak talebin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, mahkemece fesihte idarenin kusurlu olduğu, sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğranıldığı kabul edilip kesinti yöntemi uygulanmak suretiyle 590.984,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de hesaplanarak hükmedilen bu miktar müspet zarar kapsamında kalan kar kaybına ilişkin olduğu davacıların kar kaybı talep etmesi mümkün olmadığından bu miktar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davacıların kar kaybı talep etmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle bu miktar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a.İhalenin iptaline dair kararın temelinde davalı idarenin 4734 sayılı KİK'na aykırı olarak ilan işlemlerini yapmış olması sbebeinin bulunduğunu, idarenin ihale sürecini hukuka uygun bir şekilde yürütme yükümlülüğü altında olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı hareket ederek hukuka aykırı bir zeyilname düzenlemesi ve ilan yapmaması, idarenin açık ve ağır bir hizmet kusuru olduğunu bozma ilamındaki aksi yöndeki gerekçenin doğru olmadığını, b.İdarenin kusursuz imkansızlığı ile edimin yerine getirilememesi gibi bir durumun olmadığını, bozma ilamında belirtildiği şekilde TBK'nın 136. maddesinin yasal şartlarının somut olayda oluşmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4125, K. 2026/1855, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4125-e-2026-1855-k-a8ed378ad288