Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3445 E. 2026/818 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3445
Karar No
2026/818
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/982 E., 2025/1907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/227 E., 2025/14 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin "2023 Yılı Şoförlü Taşıma Hizmet Alım İşi" kapsamında taraflar arasında 21.12.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkilinin yüklendiği iş kapsamında istihdam ettiği 71 şoförden 3'ü ile sorunlar yaşanması üzerine iş akitlerinin haklı sebeple feshedildiğini ve yerlerine işler aksatılmadan yeni personel alınarak ihale konusu işte çalıştırılmaya başlatıldığını, davalının 3 personelin işe başlatılmamasını gerekçe göstererek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşme kapsamında damga vergisi ve değerli kayıt vb. masraflar için toplam 176.255,57 TL, karar pulu bedeli olarak 89.662,51 TL ve KİK payı olarak ise 7.878,96 TL ödeme yaptığını, bu ödemeler için fesih tarihine kadar olan sürenin sözleşme süresine oranlanması ve işin görüldüğü süreye tekabül eden bedelin tenzili ve kalan tutarın ise zarar olarak tespiti ile davalıdan tazmini gerektiğini, şirketin sözleşmeye güvenerek 12 ay süreli araç kiraladığını, haksız fesih nedeniyle bu kira sözleşmelerini de erken feshetmek durumunda kaldığını ve ödediği tazminatlar sebebiyle zarara uğradığını, araçların takibini yapmak ve ihale işlerinde kullanılmak üzere davalı kuruma 1 adet dizüstü ve 1 adet masaüstü bilgisayar teslim edildiğini, bu bilgisayarların da taraflarına teslim edilmediğini, yine araçların takibi için araç takip sistemi satın alındığını, müvekkilinin 3 no'lu hakedişinde haksız ve hukuka aykırı şekilde 24.818,85 TL sözleşmeye aykırılık cezası kesildiğini ve 68.883,76 TL gelir kaydedilen teminat farkı kesintisi yapıldığını, hakedişin ihtirazi kayıtla imzalandığını, davalı iderenin sözleşmeyi feshetmesinin akabinde müvekkili tarafından ihale kapsamında teslim edilen ... Bankası A.Ş'nin 900.000,00 TL bedelli ve ... Bankası A.Ş'nin 250.000,00 TL bedelli teminat mektuplarını nakde çevirerek gelir kaydettiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet alım işi kapsamında şoför olarak çalışan üç işçiyi sözleşme ve eki teknik şartname hükümlerine aykırı şekilde hiçbir sebep göstermeden sigorta çıkışlarını yaparak işten çıkardığını, noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamelere rağmen davacı tarafından adı geçen işçilerin işe iadesinin yapılmadığını, asıl işveren olan müvekkilini sorumluluk altında bıraktığını, sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle "İdarenin Sözleşmeyi Feshetmesi" başlıklı 26. maddesine istinaden 11.04.2023 tarihli Bölge Müdürlüğü Makam Olur'u ile sözleşmenin feshedilerek hesabı genel hükümlere tasfiye edilip fesih kararının 14.04.2023 tarihinde yükleniciye tebliğ edildiğini, yapılan fesih işleminin haklı ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 16. maddesinde sözleşmeye aykırılık halleri, cezalar ve sözleşmenin feshi hallerinin düzenlendiği ve 16.1.2. maddesinde tabloda belirtilen özel aykırılık hallerinde belirtilen oranda ceza uygulanacağı, tabloda yer verilen özel aykırılık hallerinden herhangi birinin ilgili aykırılık için aynı satırda belirtilen sayıya ve toplam özel aykırılık halinin de 500 sayısına ulaşması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği, davacı yüklenici tarafından 3 şoförün işine son verildiği ve akabinde yeni şoför alınarak davalıya bildirildiği ve işe devam edildiği, servis hizmetinde aksama yaşanmadığı, davalı idarece de bunun aksini kanıtlayacak somut bilgi ve belge sunulamadığı, izinsiz şoför değişimi halinde ihale dokümanı uyarınca belirtilen oranda ceza uygulaması yapılabileceği, davalı tarafından Sözleşme ve Teknik Şartname'ye aykırı olarak sözleşmenin feshedildiği, feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmamışsa da ıslah dilekçesinde dava tarihi itibariyle faiz talebinde bulunduğunu, dava tarihinden itibaren asıl alacak miktarına faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak talepte bulunulması sonrasında dava dilekçesinde sehven talep edilmeyen faizin ıslah dilekçesiyle birlikte talep edildiğini beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının SGK kayıtlarında ... 7. Bölge Müdürlüğü işyerinde bir yıldan fazla çalışan şoförlerin hiçbir gerekçe gösterilmeden ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümlerine aykırı olarak iş yerinden ayırdığını ve idarenin hiçbir uyarısını davacının dikkate almayarak işin fesih olmasına bilerek/isteyerek sebep olduğunu, bundan dolayı da davacı ile olan sözleşme kapsamında yapılan feshin hukuka uygun olduğunu, haklı fesih sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B-Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet alım sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda dayanılan gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı iş sahibi idare tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği yapılan yargılama ve toplanan delillerle sabit olmuştur. Haksız fesih sonucu sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle ... zararlar nedeniyle borçlunun tazmin borcuyla ilgili olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 112 vd. maddelerde düzenlenen giderim yükümlülüğüne ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan ... zararını gidermekle yükümlüdür (TBK 112/1). Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu sorumluluğun kapsamı işin özel niteliğine göre belirlenecek ve iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğu daha hafif olarak değerlendirilecektir. (TBK 114/1). Tazmin yükümlülüğüyle ilgili olarak müspet (olumlu) zarar ve menfi (olumsuz) zarar kavramları üzerinde de durmak gerekir. Müspet (olumlu) zarar sözleşme ifa edilseydi malvarlığı ne durumda olacaksa o hale getirilmesini amaçlar. Kar kaybı, gecikme tazminatı bu kapsamdadır. Menfi (olumsuz) zarar ise sözleşme hiç yapılmasaydı malvarlığı ne durumda olacaksa o hale getirilmesini amaçlar. Sözleşme nedeniyle yapılan masraflar, başka fırsatların kaçırılması nedeniyle uğranılan zararlar bu kapsamdadır. Kâr kaybı olumlu (müspet) zarar kapsamında olup sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilebilir ise de bunun yanında sözleşme nedeniyle yapılmak zorunda kalınan giderler menfi zarar kapsamında ayrıca istenemeyecektir. Zira bu zarar da akdin ifası sonucu elde edilecek olumlu zararın kaybına ilişkin olmakla ve bu zararı elde etmek için diğer maliyet girdilerinin yapılması zorunlu olduğundan bunların da ayrıca istenebileceği düşünülemez. Somut olayda ilk derece mahkemesince 202.750,25 TL, damga vergisi, harç, KİK payı, değerli kağıt, noter ücreti, yazı ücreti, karşılaştırma, yol ödeneği, ihale karar pulu ve 23.286,42 TL araç takip sistemi kapsamında ödenen bedelin davacıya verilmesine karar verilmiş ise de davada talep edilen kâr kaybına hükmedilmiş olması nedeniyle ayrıca menfi zarar kapsamında kalan bu giderlerin istenemeyeceği gözetilerek bu miktarlar yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu talepler yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün davalı yararına bozulması gerekir. 3-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı dava dilekçesinde faiz talep etmemiş ise de ıslah ile tüm talepler yönünden avans faizi talebinde bulunmuştur. Sözleşmenin tarafı olan davacı tacir olup taraflar arasındaki sözleşme davacı yönünden ticari iş mahiyetindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 21/2. madde hükmüne göre, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. Ticari işlerde 3095 sayılı Kanun'un 2/1. madde hükmüne göre; Türkiye Cumhuriyet ... Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yasal faiz miktarından fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş olmasına ve temerrüt faizi olarak avans faizinin talep edilmiş olmasına göre hükmedilecek miktara dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken faiz talebi hakkında hüküm kurulmaması doğru olmadığından hükmün bu yönden de davacı yararına bozulması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 1.1. Bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte açıklanan nedenelerle davalı yararına, 3. bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3445, K. 2026/818, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3445-e-2026-818-k-e634024b201f