Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3021 E. 2026/2171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3021
Karar No
2026/2171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/319 E., 2025/269 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici ile müvekkili arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan binada, yüklenici tarafından üstlenilen edimler tam olarak yerine getirilmediği halde davalı üçüncü kişinin herhangi bir hakka dayanmaksızın müvekkili adına kayıtlı B blok 8 numaralı dairede oturduğunu ileri sürerek, davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP ve KARŞI DAVA 1.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin yüklenici kooperatifin üyesi olduğunu, dava konusu dairenin kendisine tahsis edildiğini, aidatlarını ödediği halde kooperatif temsilcisi ile arsa sahibinin işbirliği yaparak taşınmazın tapusunu müvekkiline devretmediklerini ileri sürerek, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise dava konusu B Blok 8 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline ve davalıların gizli anlaşması nedeniyle mağdur edildiğinden manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Karşı davalı kooperatif vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; yüklenici kooperatifin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimleri yerine getirmesine rağmen arsa sahiplerinin edimlerini yerine getirmediğini, karşı davada davacının daireler tamamlandığı tarihten itibaren dava konusu dairede oturduğunu, ancak arsa sahiplerinin dairenin tapusunu halen vermediğini beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2014 tarihli kararı ile dava konusu bağımsız bölümün sözleşme gereğince yüklenici kooperatife ait olduğu, kooperatifin edimlerini yerine getirmesi halinde davalıya devredilmesi gerektiği, yapı kullanma izni alınmış ise de, bir kısım eksik işler mevcut olup, bunlardan üyenin değil yüklenici kooperatifin sorumlu olduğu, kur'a çekimi sonucu dava konusu dairenin karşı davada davacıya isabet ettiği ve edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada tescil talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 10.07.2014 tarihli kararının davacı-karşı davada davalı arsa sahibi vekili ve karşı davada davalı kooperatif temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 09.02.2017 tarihli ve 2016/4375 E., 2017/322 K. sayılı ilâmıyla, karşı davacı vekiline kimleri hangi talepler için davalı gösterdiği açıklattırılarak, hükümde her bir davalı için ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, yüklenici kooperatif üyesinin, doğrudan arsa sahibinden kendisine isabet eden bağımsız bölümün adına tescilini isteyebilmesi için öncelikle yüklenici kooperatifin sözleşme gereğince tüm edimlerini ifa etmesinin zorunlu olduğu belirtilerek, mahkemece; yüklenici kooperatifin yapı kullanma izni aldığı, ancak halen eksik işler bulunduğu kabul edildiği halde bunlardan davalı-karşı davada davacı üyenin sorumlu olmadığı gerekçesiyle davayı kabul kararının hukuka aykırı olduğu, karşı davada davacı kooperatif ortağının kooperatife karşı sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiği ve karşı dava konusu bağımsız bölümün yükleniciye isabet edip de devredilmeyen son bölüm olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçeleriyle, kararın davacı-karşı davada davalı vekili ve karşı davada davalı kooperatif temsilcisi yararına bozulmasına karar vermiştir.

2.Mahkemenin 30.11.2017 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; karşı davada davacı vekilince, davalı gösterilenlerin açıklattırıldığı, buna göre karşı davalıların ... ve kooperatif olduğu, her iki davalıya yönelik taleplerin tapu iptali ve tescil ile manevi tazminat olduğu, karşı davacının kooperatife karşı herhangi bir edim borcu bulunmadığı, binada yüklenici kooperatife tapusu devredilmemiş başka daireler bulunduğu, kooperatif tarafından eksik imalat bedeli olan 13.752,00 TL' nin arsa sahiplerine ödenmesi halinde diğer bağımsız bölümlerin tapularının talep edilebileceği, dava konusu dairenin karşı davada davacıya kur'a ile isabet ettiği, davalıların tapu iptali ve tescilden birlikte sorumlu olduğu, manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada tescil talebinin kabulü ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 30.11.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı-karşı davada davalı arsa sahibi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 11.12.2018 tarihli ve 2018/2607 Esas, 2018/4977 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 11.12.2018 tarihli ve 2018/2607 Esas, 2018/4977 Karar sayılı Onama ilamına karşı davacı-karşı davada davalı arsa sahibi vekilince karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 25.11.2019 tarihli ve 2019/1578 Esas, 2019/4834 Karar sayılı ilâmı ile davacı-karşı davada davalı arsa sahibinin sair karar düzeltme itirazlarının reddi ile karşı davada davalılardan yüklenici kooperatifin davacı-karşı davada davalı arsa sahibi ile imzaladığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile üstlendiği edimlerini tam olarak yerine getirmediği, bir kısım eksik imalâtlar olduğu, davalı-karşı davada davacı yükleniciden bağımsız bölüm satın almış olup, yüklenicinin halefi olarak tapu iptâli ve tescil isteminde bulunduğuna göre tescile hak kazanabilmesi için yüklenicinin inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi, yapı ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine ait bağımsız bölümleri teslim etmesinin zorunlu olduğu, yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ... haklarını temlik alan sözleşmede 3. kişi konumunda olan karşı davacının da, tescile hak kazanabilmesi yüklenicinin edimlerini yerine getirmesi koşuluna bağlı olduğundan, temliken tescil davasında yüklenicinin bıraktığı eksik ve kusurlu işleri gidermek ya da bedelini karşılamak zorunda olduğu, buna göre bilirkişi kurulundan hükme en yakın tarih itibariyle yüklenicinin bıraktığı eksik ve kusurlu imalâtların mahalli piyasa rayiçleri ile giderim bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp, bulunacak miktarın karşı dava davacısına depo ettirilip, karşı dava davalısı arsa sahibine ödenmesi koşuluyla ve birlikte ifa suretiyle karşı davada tapu kaydının iptâl ve tesciline karar verilmesi gerektiği, karşı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekirken, onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığı gerekçesiyle davacı-karşı davada davalı arsa sahibinin karar düzeltme talebinin kabulü ile onama ilamı kaldırılarak karşı davada kurulan hükmün davacı-karşı davada davalı arsa sahibi yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemenin 10.03.2022 tarihli kararı ile bilirkişi heyetinden alınan ek rapor uyarınca dava konusu binadaki eksik işler bedelinin 39.676,00 TL olduğu, bedelin depo edilmesi için süre verildiği, ancak eksik işler bedelinin depo edilmediği, karşı davacı ...'un 07.12.2016 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarından ...'un davayı takip etmediği, ...'un da davasından feragat ettiği, bu durumda karşı davada davacılardan ...'un tapu iptali ve manevi tazminat talepli davasının açılmamış sayılmasına, ...'un tapu iptali tescil ve manevi tazminat talepli davasının feragat nedeniyle reddine, ...'un tapu iptali tescil ve manevi tazminat talepli davasının reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 10.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı-karşı davada davalı arsa sahibi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.04.2024 tarih ve 2022/3965 E., 2024/914 K. sayılı ilamıyla, asıl ve karşı davadaki talepler aynı bağımsız bölümün mülkiyet hakkına ilişkin olmakla, her iki davadaki maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi ve asıl davada ileri sürülen el atmanın önlenmesi talebi hakkında 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesine uygun şekilde gerekçelendirilerek karar verilmesi gerektiği, asıl davada el atmanın önlenmesi talebi bakımından harca esas değerin 1.500,00 TL olarak gösterildiği, yargılama sırasında dava konusu bağımsız bölümün değeri tespit edilmesine rağmen noksan harcın tamamlatılmadığı Harçlar Kanunu'nun 30 ncu maddesi gereğince tamamlatılması, tamamlanmadığı taktirde aynı Kanunun 32 ve HMK'nın 150 nci maddeleri gereğince işlem yapılması, harç noksanlığı davacı yanca tamamlandığı taktirde asıl davanın esasının incelenmesine geçilerek, taraf iddia ve savunmaları ile karşı davada gerçekleşen maddi ve hukuki olgular gözetilmek suretiyle asıl davadaki el atmanın önlenmesi talebi bakımından sonucuna uygun ve gerekçe ihtiva eden karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı-karşı davada davalı arsa sahibi ... üzerine kayıtlı bulunan B blok 8 numaralı bağımsız bölümün taraflar arasında yapılmış bulunan kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle kooperatife ait olan bağımsız bölümlerden biri olduğu, çekilen kura sonucunda davalı ...'a isabet ettiği, dava konusu bağımsız bölümün tapusu kat irtifakı sırasında arsa sahibi olması nedeniyle davacı adına çıkarıldığı, kooperatifin tüm edimini yerine getirmiş olması halinde davalıya devredilmesi gerektiği, bu durumda davalı ...’un taşınmaza haksız el atan konumunda olmadığı, ayrıca, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece asıl davanın reddine dair verilen kararın asıl dava davacısı ... tarafından asıl dava yönünden temyiz edildiği, asıl davanın reddine dair verilen karara ilişkin başvurunun temyiz incelemesinde sair ret kapsamında bırakıldığı, mahkemece, Yargıtay kararına uymak suretiyle asıl davanın reddi kararı verilmekle usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davada karşı davacı ...'un tapu iptali tescil ve manevi tazminat talepli davasının açılmamış sayılmasına, karşı davada davacı ...'un tapu iptali tescil ve manevi tazminat talepli davasının feragat nedeniyle reddine, karşı davada ...'un tapu iptali tescil ve manevi tazminat talepli davasının reddine ilişkin mahkemenin 10.03.2022 tarihli kararı kesinleştiğinden karşı dava ile ilgili ayrıca hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın eksik harcın tamamlanması, sonrasında Yargıtay bozma ilamına açıkça aykırı biçimde, iki farklı gerekçe yazarak asıl davanın reddine karar verdiğini, ilk olarak davalı-karşı davacının kooperatif üyesi olduğu için taşınmaza el attığını, bu nedenle hukuka aykırı bir el atma olmadığını, ikinci olarak, anlaşılmaz şekilde usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verildiğini, bu karara göre söz konusu daire üzerinde kimin mülkiyet hakkını kullanacağının belirsiz olduğunu, müvekkilin adına kayıtlı taşınmazda müvekkilinin mülkiyet hakkını kullanamadığını, taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı kabul edilmeyen mevcut işgalcinin el atmasının önlenmesinin de reddedildiğini, oysaki yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, eksik işler bedelinin yargılama sırasında tespit edildiğini, verilen sürede davalı-karşı davacılar tarafından da ödenmediğini, bu nedenle yüklenici ve halefinin söz konusu taşınmaz üzerinde her hangi bir hak iddiasının olmayacağını, asıl davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada yüklenicinin edimini yerine getirmemesi sebebiyle yükleniciden bağımsız bölüm alan üçüncü kişinin bağımsız bölüme el atmasının önlenmesi istemine; arsa sahibi ve yüklenici kooperatif aleyhine açılan karşı davada ise aynı bağımsız bölümün temliken tescili ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkên bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3021, K. 2026/2171, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3021-e-2026-2171-k-8a410aeed4a6