İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/659 E. 2026/631 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/659
- Karar No
- 2026/631
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/659 Esas KARAR NO : 2026/631
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2025 KARAR TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İTİRAZIN İPTALİ davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketi ve borçlu şirket arasında 29/03/2023 tarihli Beton Malzeme, İmalat ve Montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 2.184.035,83TL tutarında 03/09/2024 tarihli fatura düzenlendiğini, anılan sözleşmenin 4.maddesi uyarınca ödemenin en geç fatura kesim tarihindeki haftanın ilk Cuma günü peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu madde uyarınca 03/09/2024 tarihli faturanın en geç ödeme tarihinin 06/09/2024 tarihi olduğunu, yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş fatura alacağı için borçlu şirket tarafından 15/05/2025 tarihinde 600.000 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme haricinde başkaca bir ödeme yapılmadığını, tarafların ikisininde tacir olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, borçlu şirket tarafından 15/05/2025 tarihinde yapılan 600.000TL kısmi ödeme düşülerek faiz, masraf ve ferrilere mahsup edildiğini, ancak işleyen faiz tutarının yapılan kısmi ödemeden fazla olduğunu ve UYAP dışında takip yapma yolunun kapatıldığını, tahsilat kalemine girilemediğini, bu nedenle fatura bedeli ile yapılan tahsilatın faizden düşülerek takibin başlatıldığını, hem takip öncesi hemde takip sonrası değişen oranlarda avans faizi taleplerinin mevcut olduğunu, bu hususun takip talebi ve ödeme emrinde de yazılı vaziyette olduğunu, karşı taraf ile yapılan sözlü görüşmeler sonucunda bir netice elde edilemediğini, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra müdürlüğü dosyasına yapmış oldukları itirazların tekrar edildiğini, hem asıl alacak yönünden hem de faiz ve fer'ilerine açıkça itiraz ettiklerini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, buna rağmen başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına (toplam alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere) hükmedilmesi gerektiğini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmıştır. Davacı vekili 22/01/2026 tarihli 1. celseye katılmıştır. Ara kararlar tesis edildikten sonra duruşma 16/04/2026 tarihine bırakılmıştır. Duruşma günü davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiştir. O halde, davacı vekilinin duruşmadan haberdar olduğu noktasında duraksama yoktur. Ancak, 16/04/2026 tarihli 2.celsede davacı ve vekili tarafından davanın takip olunmadığı, davalı tarafından da davanın takip edilmediği tespit edilmiş, bu nedenle HMK m.150 hükmü uyarınca 16/04/2026 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır. Dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay geçtiği halde taraflarca HMK m.150 hükmü uyarınca yenileme dilekçesi sunulmamıştır. Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal yenileme süresinin dolması, ve davanın taraflarca yenilenmediği anlaşılmakla HMK m.150 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere) ; 1-Davanın HMK.m.150 hükmü uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, başlangıçta peşin alınan 31.189,05 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 30.457,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.7 ve m.13 uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.30/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip