Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2946 E. 2026/912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2946
- Karar No
- 2026/912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/981 E., 2025/1069 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/621 E., 2024/1179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile çağrı merkezi işletimine dair birden fazla hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını ve sonuncu sözleşmenin 10.11.2022 tarihinde sonlanması üzerine işçilerin müvekkili ve davalı şirkete karşı arabuluculuğa başvurduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davadışı işçilerin 01.02.2011-10.11.2022 tarihleri arasındaki çalışmalarından kaynaklı tüm kıdem tazminatlarının 14.12.2022 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesi gereğince ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1.5. maddesi gereği ödenen tutarların davalının sorumluğunda olduğundan davalıya 03.03.2022 tarihinde gönderilen ihtarname ile rücu hakkının kullandığını, ancak olumsuz dönüş yapıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davadışı işçilere ödediği işçilik alacakları bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak 1.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işçilik alacakları alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapora göre davalı şirketteki hizmet sürelerine göre dava dışı işçilerin kıdem tazminatına hak kazandıkları, işçilerin ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş'de geçen hizmet süreleri yönünden bu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu kanaatine varılması halinde hizmet süreleri artacağından her bir işçi yönünden seçenekli olarak ilave hesaplamanın yapıldığı, ancak ticaret sicil müdürlüğünden getirtilen kayıtların incelenmesinde şirketlerin yöneticilerinin ve ortaklarının farklı olması nedeniyle aralarında organik bir bağın bulunmadığı, bu nedenle işçilerin bu şirkette geçen hizmet sürelerinin hesaplamaya dahil edilemeyeceği kanaatine varılmakla bu şirkette geçen hizmet süreleri dışlanarak yapılan hesaba göre davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacının davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000,00 TL üzerinden açarak dava dilekçesinin sonuç kısmında davanın kısmi dava olarak açıldığını açıkça belirttiği, ancak davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığından dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, dava tarihinden evvel .... Noterliği'nce 20.02.2023 tarihinde davalıya gönderilen ihtarname, 22.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede verilen 5 günlük süre de dikkate alındığında davalının 28.02.2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten itibaren faize hükmedilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mahkeme tarafından rücu taleplerinin kabul edildiği, ancak miktarın dava değeri ile sınırlı tutulduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının usul yönünden eksik ve hatalı olduğunu, alacaklarının davalı şirket ve Majörel Firması'nın organik bağının olup olmadığının ortaya konulması halinde belirlenebilir olacağını, dosyada yer alan ek raporda davalı şirkette geçen hizmet süresine ve toplam hizmet süresine göre 2 farklı kıdem tazminatı hesabı olduğundan alacaklarının miktarı kesin olarak belirlenemediğinden ıslah yapılamadığını, firmalar arasındaki hukuki bağın yeteri kadar araştırılmadığını, dosyanın henüz tekemmül etmediğini, mahkeme kararının usule ilişkin itirazları gereği bozulması gerektiğini, müvekkilinin davadışı işçilerin kıdem tazminatlarını ödediğini, müvekkilinin ihale makamı olarak ödediği işçilik alacaklarının rücusunun davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediğini, Mojorel Firması ve davalı şirketin organik bağının olup olmadığının sadece sadece Ticaret Sicil Müdürlüklerine müzekkere yazılması suretiyle araştırıldığnıı, İstanbul Ticaret Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına göre de, davalı şirket ve Mojorel'in ortaklık yapısının faaliyet alanı ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunu, şirketler arasında organik bağ olup olmadığının somut olayın özellikleri gözetilerek tespit edilmesi gerektiğini, tüzel kişilik aralandığı takdirde davalı şirket ve ... Firması'nın hisse yapılarının, faaliyet alanlarının aynı olduğunun ve kesintisiz bir şekilde aynı işçileri çalıştırdıklarının görüleceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece hüküm altına alınan alacak miktarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.