Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2883 E. 2026/2184 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2883
Karar No
2026/2184
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/788 E., 2025/226 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı kooperatif ile 28.12.2004 tarihinde düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/6 D.İş sayılı dosyasında müvekkiline isabet eden D blokta bulunan dairelerde ve ortak alanlarda eksikliklerin tespit edildiğini, tespit dosyasında bilirkişi raporuna göre D blok dairelerdeki eksik ve kusurlu imalâtların bedelinin 111.539,00 TL, ortak yerlerindeki eksik ve kusurlu imalâtların bedelinin ise 228.656,00 TL olarak hesap edildiğini ileri sürerek dairelerdeki ve ortak alanlardaki eksik imalâtlar için toplam 340.195,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu istemler yönünden henüz muaccel olmuş istenebilir bir alacağın söz konusu olmadığını, ancak gecikmeden kaynaklı gecikme tazminatı istenebileceğini, buna ilişkin de ayrıca dava açıldığını, müvekkili kooperatifin sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, D bloğun teslim süresinin 17.12.2013 olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2016 tarihli ve 2013/368 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararı ile, davalı kooperatifin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşıldığından hazırlanan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 316.925,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 16.12.2020 tarihli ve 2020/1098 Esas, 2020/3250 Karar sayılı ilamıyla; davalı yüklenici kooperatifin 17.09.2020 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmakla mahkemece davalı hakkında verilen iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak iflas kararı kesinleşmiş ise, İİK’nın 194/1 maddesi gereğince iflasın açılması ile müflisin taraf olduğu hukuk davaları ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına kadar duracağından davanın durmasına karar verilip, ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonra yargılamaya devam edilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinde zorunluluk bulunduğundan bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan inceleme ve hesaplardan davacıya ait D bloktaki dairelerde ve bloğun ortak yerlerindeki eksik ve kusurlu imalatların dava tarihi itibariyle parasal bedelinin toplam 316.925,70 TL olduğunun tespit edildiği, davalı kooperatifin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı alacağının 316.925,70 TL olduğunun tespiti ve bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı müflis S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi iflas masasına davacı alacağı olarak yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; keşif sonrasında 05.12.2016 tarihinde yapı kullanma izin belgesi alındığını, ayrıca yine keşif sonrası davacı yanca ihtirazi kayıtsız olarak imzalanan ve ibraname niteliği taşıyan yapı sahibi uygunluk raporu alındığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalı kooperatifin yargılama aşamasında iflas etmiş olması nedeniyle eldeki dosyada alacak davası İİK'nın 235. maddesinde düzenlenen kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Kayıt kabul davası sonucunda iflas masasına, iflas anına kadar doğmuş alacaklar yine bu tarihe kadar işlemiş faizi ile birlikte kaydedilmelidir. Alacak miktarı belirlenmeden kayıt kabul kararı verilemez. Bu kapsamda mahkemece iflas tarihine kadar olan yasal faiz hesaplanıp, işlemiş faizi ile birlikte kaydı gereken toplam alacak miktarının belirlenmesinden sonra bu miktar üzerinden iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi gerekirken asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte masaya kaydına şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu kapsamda, eldeki dava tarihi 02.08.2013 ile davalı kooperatifin iflas tarihi 17.09.2020 arasında geçen 7 yıl 1 ay 15 gün için 316.925,70 TL anapara ve yıllık %9 yasal faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada; 7 yıllık (316.925,70 TL x %9 x 7 yıl =) 199.663,19 TL; 1 aylık (316.925,70 TL x %9 x 1 ay/12 =) 2.376,94 TL; 15 günlük (316.925,70 TL x %9 x 15 gün/365 =) 1.172,19 TL olmak üzere toplam (199.663,19 TL+2.376,94 TL+1.172,19 TL=) 203.212,32 TL işlemiş faiz alacağının 316.925,70 TL ana paraya eklenerek genel toplamda 520.138,02 TL davacı alacağı hesaplanarak bu miktar davacı alacağının masaya kaydına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 1086 sayılı HUMK'un 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca resen düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının, 1 no.lu bendinin hüküm fıkrasında yer alan " davacı alacağının 316.925,70 TL olduğunun tespiti ve bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkarılarak yerine "520.138,02 TL'nin" yazılması suretiyle re'sen DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2883, K. 2026/2184, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2883-e-2026-2184-k-30e090a79128