Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1084 E. 2026/1991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1084
- Karar No
- 2026/1991
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/666 E., 2019/531 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar dahili davalı ..., davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... ile; "... Merkez Hükümet Konağı İnşaat İşinin" yapımı için sözleşme imzalandığını, ancak yüklenici davalının işi süresinde bitiremediğinden sözleşmenin 19.06.2002 tarihinde feshedildiğini, sözleşme gereğince, kesin hesap için yükleniciye ihtarnameler çıkarıldığını, ancak gelmediğini, bunun üzerine re'sen kesin hesabın çıkarılıp davalı yükleniciye tebliğ edildiğini, yüklenici davalının buna itiraz ettiğini, davacı idarenin çıkardığı kesin hesabın yapı işleri genel müdürlüğüne gönderildiğini, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce incelenen kesin hesaba göre davalı müteahhit ...'ın 337.333,03 TL borçlu olduğunu, bilinen adreslerine tebliğe çıkarıldığını, ancak herhangi bir ödeme olmadığını, ayrıca binadaki projeden ve imalat hatalarından kaynaklanan kusurlar tespit edilerek, bu kusurların giderilmemesi halinde başkalarına kusurların gidertilmesi sonrasında masrafın kendisinden talep edileceği konusunda ilânen tebligat da yapıldığını, ancak davalı müteahhidin ilan gereğini yerine getirmediğinden, kusurların dava dışı Hayranoğlu İnşaat Tic. Ltd. Şti'ye yaptırıldığını, anılan şirkete 118.005,88 TL ödendiğini, fazladan ödenen 337.333,03 TL ile kusurlu imalat giderilmesi için yapılan masraf tutarı 118.005,88 TL toplamı 455.338,90 TL'nin müteahhit ...'dan tahsil edilmesi gerektiğini, sözleşme gereğince müteahhide hakedişleri ödeyen, inceleyen ve onaylayan ... Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü personeli olan diğer davalıların da bu zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, 455.338,90 TL'nin tüm davalılardan müteselsilen fazla ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/11 D. İş sayılı dosyasında yapılan 18.080.340.000,00 TL masrafın da 25.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; zararın oluşmasında kusurlarının bulunmadığını, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararı ile, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyetlerinin olmadığından reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş,
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekilleri, davalı ... ile davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, davalılardan ...'ın davanın devamı sırasında karar tarihinden önce 24.07.2014 tarihinde öldüğünün, karardan sonra dosyaya intikâl eden veraset ilâmından anlaşıldığı, dava mamelek hukukundan ... alacak davası olduğundan, ölenin mirasçılarını da ilgilendiren bir dava olduğu, yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin veya vekilinin davaya devam etmesinin mümkün olmadığı, ancak ölen kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebileceği, ölenin mirasçılarına karşı davaya devam edilmesi mümkün olduğundan davalı ...'ın mirasçılarına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak, mirasçıların savunma ve delilleri toplanıp temyiz dilekçeleri ekinde sundukları mirası ret ile ilgili karar ve belgeleri de incelenerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamına uyarak verdiği kararı ile davalı ...'ın mirasçılarına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilip, taraf teşkili sağlandığı, mirasçılarından sadece eşinin mirası reddetmediği, diğer mirasçıların mirası reddettiği, 20.10.20 07... .04.2010 tarihli bilirkişi heyet raporları alındığı, raporlar arasında çelişki olduğundan bunu giderebilmek için 06.01.2014 tarihli rapor alındığı, bu raporda, müteahhide yapılan fazla ödeme tutarının 141.019,94 TL olduğunun ve binanın güçlendirilmesi için yapılan 118.005,88 TL masrafdan yükleniciyle diğer idari personelin müteselsilen sorumlu olduklarının tespit edildiğini, dosyada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/11 D. İş sayılı dosyasıyla yapılan keşif sonrasında düzenlenen 19.09.2013 tarihli rapor ile 20.10.2007 tarihli raporların da bulunduğu, raporlar arasında herhangi bir çelişki olmadığı gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulüne, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyetleri olmadığından reddine, diğer davalılar ile ilgili olarak toplam 141.019,94 TL fazla ödemenin, 68.230,00 TL'sinden ..., ... ölü olduğundan mirası reddetmeyen eşi ...'ın bu miktarın miras payı oranında (1/4'ünden) sorumlu olması kaydıyla ve ... sorumlu olmak üzere, 62.029,00 TL'sinden ..., ... ve ... sorumlu olmak üzere, 10.199,94 TL'sinden ..., ... ve ...'in sorumlu olmak üzere, 561,00 TL'sinden ... ile ... ve ... sorumlu olmak üzere fazla ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte sorumlu oldukları miktarlar ile ilgili müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 118.005,88 TL güçlendirme masrafının takdiren %75 oranında indirim yapılarak 29.501,47 TL'nin ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalılardan ... ölü olduğundan mirası reddetmeyen eşi ...'ın bu miktarın miras payı oranında (1/4'ünden) sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ...'ın diğer mirasçıları aleyhine açılan davanın mirası reddettikleri anlaşılmakla reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının, miras bırakanı ...'ın mirasını reddetmiş olmasına karşın mahkemece reddi miras kararı dikkate alınmadan müvekkiline yapılan tebligat usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davalı yasal süresi içerisinde mirası reddetmiş olduğundan aleyhine hüküm kurulmasının da bu haliyle usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkiline dava konusu olayda yasal mevzuat dahilinde sorumluluk atfedilemeyeceğini, davada eğer kontrol teşkilatı tarafından yapılan bir kusur varsa, bu kusurdan yasal mevzuat gereği sahada işin fiilen kontrolünü yapan bu kişilerin sorumlu tutulması gerektiğini,
b.Davalıya hangi yasal mevzuat hükmüne atfen sorumluluk yüklendiğinin belirtilmediğini, bilirkişiler tarafından, hakediş raporları üzerinde yasal mevzuat gereği sorumlulukları olup olmadığına bakılmadan tüm imza sahipleri hakkında kusur tespiti yapıldığını, iddia edilen zarardan kanunlar ve mevzuat hükümleri dahilinde idarece resmi olarak görevlendirilmiş kontrol teşkilatının ve müteahhidin sorumlu olması gerektiğini,
c.Bilirkişiler tarafından hazırlanmış olan ve mahkemece hükme esas alınan hesaplamalarda da yeralan hususların denetlenmeye elverişli olmadığını, bilirkişilerin bu hesaplamayı yaparken hangi kriter ve verilere dayandıklarını açıklamadıklarını beyan etmektedir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, a.Söz konusu olay yaşandığı tarihte müvekkilinin, iş sahibi olan bakanlıkta idareci-müdür yani amir olarak görev yaptığını, davalı amir konumunda olduğu için yaptığı işin, belgeleri incelemek ve imza atmakla sınırlı olduğunu, müvekkilinin sahaya inip işi teknik olarak denetleme ve belgelerin doğruluğunu kontrol etme yetkisi bulunmadığını, davalının kontrol mühendisince hazırlanan ve kontrol şefince sunulan hakediş raporunu imzaladığını,
b.Dava dosyası içerisinde bulunan 31.05.2011 günlü bilirkişi raporu incelendiğinde, dava konusu güçlendirme işlemine ilişkin ödeme ile ilgili olarak davalıya bir kusur yüklenemeyeceği tespitinin yapıldığını, bu sebeple de davalı ... yönünden davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a.Uygulamada ara hakedişte yapılan hataların bir sonraki ara hakedişlerde düzeltildiğini, hakediş toplamı icmal sayfasında bir önceki hakediş icmalinin düşüldüğünü, müvekkilinin son olarak 17. hakedişi imzaladığını, fazla ödeme varsa bunun müvekkilinin imzası bulunmayan 18. hakedişle ilgili olduğunu, 18. hakediş ödemesinden müvekkilinin sorumlu olmadığını,
b.Deprem Yönetmeliğine dayanılarak bakanlığın projelendirmesi ile yapılan güçlendirme imalâtından davalının sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
5.Davacı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; a.Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olduğundan kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu,
b. Dava konusu edilen güçlendirme bedeli tutarından hakkaniyet oranında indirim yapılarak hükme varılmasının doğru olmadığını, zira davalı yüklenici tarafından yapılan ve diğer davalılar tarafından da kontrolleri yapılan inşaatın sözleşmesine ve projesine uygun yapılmadığının dosyadaki bilgi ve belgeler ve bilirkişi kurulu raporu ile sabit olduğunu,
c.20.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davacı idare çalışanlarının kanun icabı görevlerinin gereklerine uygun hareket etmediklerinden zarardan sorumlu tutulmaları gerektiğinin ifade edildiğini, ancak davalıların ne miktarda sorumlu olduklarına dair yapılan hesaplamayı ve bazı davalıların mali sorumluluklarının bulunmadığı yönünde verilen kararı kabul etmediklerini, müşterek ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre Hazine zararının davalıların tamamından tazminine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozma içeriği ve kapsamına göre uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca fazla ödenen iş bedelinin ve ayıplı işler nedeniyle uğranılan zararın davalı yüklenici ile idare görevlilerinden birlikte tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Temyiz kanun yoluna başvuru esnasında, tarafların temyizde hukuki yararının bulunması esastır. Somut olayda; davalılardan ... mahkemenin karar tarihinden sonra 10.04.2021 tarihinde vefat etmiştir. Mirasçılarından ... 01.07.2021 tarihinde Kars Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak, babası ...'ın mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğini, bu nedenle mirasın reddine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesini istemiş, mahkemenin 06.07.2021 tarihli kararı ile ...'ın mirasının, mirasçı ... tarafından kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespitine karar verilmiştir. Mirasın reddedilmesi durumunda, mirasçılar murisin borçlarından sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle ... vekilinin temyiz yolu başvurusunda hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle, gerekçeli, yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla; davalılar ... vekili, ... vekili, ... ve davacı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2.Davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili ve davacı vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ...'a iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar, ... ve ...'ndan alınmasına, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.