Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1618 E. 2026/2187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1618
Karar No
2026/2187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/560 E., 2025/676 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğini devir yolu ile kazandığını, ancak kooperatife borcu bulunduğundan bahisle ihtarlar gönderilerek üyelikten ihracına karar verildiğini, yasaya uygun bir ihraç kararı bulunmadığını ileri sürerek asıl davada; müvekkili hakkındaki ihraç kararının iptalini ile müvekkiline tahsis edilen bağımsız bölümün adına tescilini, birleşen davalarda; müvekkiline tahsis edilen bağımsız bölümünün davalılar adına olan olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; davacı yana noterden ihtarlar gönderilmesine rağmen kooperatife borcunu ödemediğini, kanunen geçerli ihraç kararının mevcut olduğunu, davacının kooperatif üyeliğini aktif ve pasifi ile birlikte devir aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; ilgili taşınmazı ...'tan satın aldığını, davacı ile davalı kurum yetkililerini tanımadığını, iyiniyetle tapuya güven ilkesine dayanarak taşınmaz aldığını ve tescilini yaptırdığını, ancak yıllar sonra hiç alakası olmayan bir dava açıldığını veya davaya dahil edildiğini öğrendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3. Davalı üst birlik davaya cevap vermemiştir.

4. Birleşen davalarda davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin bozma kararına uyarak verdiği 22.05.2018 tarihli ve 2014/361 Esas, 2018/580 Karar sayılı kararı ile davacının davalı kooperatife ihtarname tarihi itibariyle borcu bulunmadığından kooperatif ortaklıklığından ihraç kararının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğu, davacı halen kooperatif üyesi olduğundan kendi adına tahsisli dairenin 3. şahsa satılamayacağı, taşınmaz maliki davalının da iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle ihraç kararının iptaline, tapu iptali davası yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, kooperatif ve birleşen davada davalılar tapu maliki olmadıklarından aleyhlerine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 22.05.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 27.01.2021 tarihli ve 2018/2448 Esas, 2021/247 Karar sayılı ilamıyla; tapu sicil kayıtlarının aleni olduğu, bu aleniliğin sonucunun da buna dayanan tarafın iyiniyetinin korunması olduğu, bunun aksinin yani tapudaki kaydın yolsuz oluşturulduğunun ve son malikin bu hususu bildiği ve bile bile taşınmazı devraldığı iddiasının bunu ileri süren tarafından ispat edilmesi gerektiği, somut olayda son malik ...'un taşınmazı ne şekilde devraldığı üzerinde durulmadığından mahkemece tüm malikleri gösterir tapu kayıtları ve ilgili evraklar getirtilerek taşınmazın devir silsilesinin araştırılması, ayrıca satış tarihinde tapudaki taşınmaz satış bedellerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının incelenmesi, taşınmazda kimin ikamet ettiğinin de belirlenerek son kayıt malikinin kötüniyetli olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birleşen davalar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl dosyada kooperatif ortaklıklığından ihraç kararının kanun ve Anasözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle davalı kooperatif yönünden ihraç kararının iptaline ilişkin açılan davanın kabulüne, tapu iptal ve tescil davası yönünden ise taşınmaz davalı kooperatif adına kayıtlı olmadığından husumet yönünden reddine, davalı ... yönünden; toplanan tüm deliller ışığında davaya konu taşınmazın son kayıt malikine kadar 5 kez el değiştirdiği ve son kayıt malikinin taşınmazı devraldığı tarihte taşınmazın davaya konu edildiğine dair şerh veya tedbir kararı olmadığı, taşınmazın davalı ... tarafından bankadan kredi çekilerek satın alındığının tapu kaydındaki ipotek kaydı ve dosyaya ibraz edilen kredi ödeme dekontları ile sabit olduğunu, her ne kadar tapuda satış bedeli 120.000,00 TL olarak gösterilmesine rağmen bilirkişi incelemesi ile taşınmazın rayiç değeri 221.844,00 TL olarak hesap edilmişse de bankadan çekilen kredi miktarının da 120.000,00 TL olduğu, ferdileştirme yapıldıktan sonraki ilk tapu maliki ...'den sonra aboneliklerin tapu malikleri tarafından değil mecuru kullanan kiracılar tarafından oluşturulmuş olduğu, her ne kadar davalıdan önceki tapu maliki olan ...'ın davalının kayınpederi olduğu nüfus kayıtları ile sabit olmuş ise de tek başına kayıt malikinin kötüniyetini ispata yeterli olmadığı, taşınmazın banka kredisi ile satın alınmış olmasının bu karineyi çürüttüğü, ilk tapu malikinden son tapu malikine kadar kötü niyetin varlığının ve taşınmazı bile bile satın aldıklarının ispat edilemediği, taşınmazın halen davalının fiili tasarrufu altında bulunduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan yolsuz tescile dayalı tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu kayıtlarında yer alan tüm devirlerin yargılama sırasında gerçekleştiğini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinden düşük bedellerle devredildiğini, ferdileştirme yapılmasının akabinde 5 gün içinde kooperatif üyesi ...'den taşınmazı devralan, aynı mahallede ikamet eden ... ve ...'nın kooperatife tahsisli taşınmazın durumunu bildiğini veya basit bir araştırma ile bilebileceğini, davalı ...'un ferdileştirme sonrasında 3. malik durumun olduğunu ve taşınmazı kayın pederinden devraldığını, tapu kaydına güvenerek, 3. kişiden satın almadığını, tapuda malik olan şahısların ikamet kayıtlarına göre taşınmaz maliklerinin hiçbir zaman dava konusu taşınmazda ikamet etmediklerini, ihraç kararının iptali ile müvekkilin dava konusu edilen daire için üstün hak sahibi olduğunu, sonraki devirlerin müvekkilin haklarını ortadan kaldırmaya yönelik kötüniyetli ve muvazaalı olarak yapıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda kooperatiften ihraç kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1618, K. 2026/2187, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1618-e-2026-2187-k-23e0a23b5383