Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3481 E. 2026/2260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3481
Karar No
2026/2260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2025/260 K. BİRLEŞEN 2011/586 ESAS SAYILI DOSYADA:

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Müdürlüğüne İzafeten İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında avan projeye göre 23.12.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, proje değişikliği nedeniyle yeni paylaşım yapılması gerektiğini, Vakıflar Meclisince yapılan değerlendirme sonucu alınan 16.06.2009 tarihli karar gereğince 1 adet dükkan ve 12 adet daire ile birlikte 121.220,00 TL'nin davalı yüklenici tarafından müvekkiline verilmesi gerektiğini, bu hususta davalı tarafa yapılan ihtaratlara rağmen sözkonusu bedelin ödenmediğini ileri sürerek, 121.220,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 02.03.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında yapılan 23.12.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kabul edilen avan projeye göre yapılacak inşaatta, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ve imar mevzuatı gereği yapılmak zorunda kalınan proje değişikliği neticesi, müvekkilinin ekstra imalat ve ödeme yapmak durumunda kaldığını, paylaşım dengesinin müvekkili aleyhine değiştiğini, müvekkilinin dış cephe giydirme, yapılamayan otopark nedeniyle 5 araç için ödenmek zorunda kalınan harç, müvekkiline düşen dairelerden birisinin iptal edilerek, arsa sahibinin dairesine katılması ve davalı tarafça 9 ay 12 gün süreyle inşaatın durdurulması nedeniyle müvekkilinin dairelerine geç sahip olması nedeniyle uğranılan kira kaybı yönünden müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 836.341,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.11.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın taraflar arasında yapılan 23.12.2005 tarihli sözleşme hükümlerine ve aradaki ilişkiyi düzenleyen kanun hükümlerine aykırı olduğunu, dayanak yapılan ...'nün 16.06.2009 tarihli kararının pek çok maddi hata içerdiği gibi uygulanmasının da pek mümkün olmadığını, dava konusu yapım işinin, ihale dokümanları ile ilgili sözleşmesine toplam bina satış değeri ve ihale oranına göre yeni nakit bedel hesabı yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, idareye nakit olarak ödenen 86.000,00 TL'nin daire değerleri ile alakası olmadığını ve ihale tarihindeki şart ve koşullara göre ihalenin kazanılması için verilmiş bir para olduğunu, bu nedenle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini belirterek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.10.2013 tarihli kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi uyarınca, sözleşme ve proje dışında ilaveler yapılması halinde bu ilavelerin taraflar arasında yeniden değerlendirmeye tabi tutulacağı ve bu değerlendirmede ihale teklifindeki değerlerin esas alınacağının belirtildiği, bu doğrultuda aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporlarında hesaplanan asıl davada davacı alacağının bakiye ihale bedeli uygulama farkı olarak 13.354,00 TL ve proje değişikliği sonrası yapılmayan asansör karşılığı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 43.354,00 TL olduğu, birleşen davada davacının alacak miktarının ise paylaşımda m² esas alındığında 595.856,00 TL olduğu gerekçesiyle, bu miktarlar üzerinden asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 22.10.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 14.04.2015 tarihli ilamıyla,asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden,"...Bilirkişi kurulunca, yüklenici tarafından ihale bedeli olarak ödenen 86.000,00 TL'nin eklenmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre ilk sözleşmedeki paylaşım oranı %52,18 bulunmuş olup, bu hesaplamanın doğru olduğu kabul edilmiştir. Asıl davada davacı tarafça ilk sözleşmedeki %52,18'lik paylaşım oranı dikkate alınarak avan proje değişikliği sebebiyle oluşan değişiklik üzerine Vakıflar Meclisi'nin 16.06.2009 tarihli kararı uyarınca 121.220,00 TL'nin verilmesi gerektiği ileri sürülerek işbu dava açılmıştır. Bilirkişi kurulunca, proje değişikliği üzerine davacı arsa sahibine ilk sözleşmedeki gibi yine 1 dükkan, 12 daire kaldığının kabulü ile, yeni duruma göre parasal değer dikkate alınarak paylaşım dengesinin bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise hangi taraf aleyhine bozulduğu yönünde belirleme yapılması gerekmektedir. Asıl davada davacı vekilinin rapora teknik nitelikte itirazlar ileri sürmesine rağmen ek bilirkişi raporunda itirazlar karşılanmamıştır. Bu durumda mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, önceki rapora yapılan teknik nitelikteki itirazları da karşılar nitelikte, parasal değer bazlı paylaşım oranına göre gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır." gerekçesiyle, birleşen davada davalı vekilinin farklı ve fazla imalatlarla ilgili temyiz itirazları yönünden ise,"...mahkemece, birleşen davada davacı yüklenici vekilince talep edilen, giydirme cephe bedeli, 5 araçlık otopark harcı ve dava dilekçesinde ayrıntılarını açıkladığı farklı ve fazla imalatlarla ilgili bilirkişiden yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınarak rapor alınıp, yüklenicinin bu imalat bedellerini talep edip edemeyeceği belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Diğer yandan, proje değişikliği sebebiyle arsa sahibi idarece inşaatın 05.12.2007 tarihinde durdurulduğu ve 11.09.2008 tarihli yazısı ile inşaat çalışmalarına devam edilmesinin bildirildiği anlaşılmış olup, 9 ay 12 günlük bu gecikme arsa sahiplerince inşaat süresine eklenmiştir. İnşaat süresindeki bu gecikme sebebiyle arsa sahiplerince yükleniciye tazminat ödeneceğine ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, sözleşmedeki kademeli ferağın yükleniciye avans sağlama amacıyla öngörüldüğü, yüklenicinin inşaat tamamen bitmeden kira gelirinden mahrum kaldığından söz edilemeyeceği, kira mahrumiyetine ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı olarak kabulü doğru olmamıştır" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 18.02.2020 tarihli kararıyla; bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin 18.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 04.11.2021 tarihli ilamıyla,"... somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamında 'bilirkişi kurulunca, proje değişikliği üzerine davacı arsa sahibine ilk sözleşmedeki gibi yine 1 dükkan, 12 daire kaldığının kabulü ile, yeni duruma göre parasal değer dikkate alınarak paylaşım dengesinin bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise hangi taraf aleyhine bozulduğu yönünde belirleme yapılması gerektiği, asıl davada davacı vekilinin rapora teknik nitelikte itirazlar ileri sürmesine rağmen ek bilirkişi raporunda itirazların karşılanmadığı, bu durumda mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, önceki rapora yapılan teknik nitelikteki itirazları da karşılar nitelikte, parasal değer bazlı paylaşım oranına göre gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, yine birleşen davada davacı yüklenici vekilince talep edilen giydirme cephe bedeli, 5 araçlık otopark ve dava dilekçesinde davacı vekili tarafından ayrıntıları açıklanan farklı ve fazla imalatlarla ilgili bilirkişilerden rapor alınması gerektiği' belirtilmiştir. Görüldüğü gibi bozma ilamında uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yeni bir heyetten rapor alınması gereğine değinildiği halde, mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma ilamından önce rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun olarak oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulunca inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden bozma gereklerini tam olarak karşılayan gerekçeli, ayrıntılı, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak asıl ve birleşen davadaki talepler yönünden sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı uyarınca, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden 07.10.2022 tarihli rapor temin edildiği, taraf vekillerinin rapora yönelik itirazları ve talepleri doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinin de katılımıyla mahallinde keşif icra edildiği ve alınan raporda, Yargıtay bozma ilamında belirtilen şekilde parasal esas değerli hesaplamanın dava tarihi itibariyle yapılarak bulunan oranın sözleşme şartlarıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği, idarece talep edilen 121.200,00 TL'nin yeni yapılan hesaplamayla geçerliliğinin bulunmadığının, böyle bir farkın oluşmadığının belirlendiği, davalı vekilinin dükkan alanları ile ilgili itirazının incelenmesinde de, alan artışının sadece bodrum kat depolardan kaynaklanmadığı, zemin kat dükkanlardan da 55,71 m²'lik artış olduğunun gürüldüğü ve her iki yana düşen daire ve dükkanların dava tarihi itibariyle değerlerinin tespit edildiği ve %49-%51 oranının bulunduğu, sözleşmeye göre de bu oranin İdare %49- yüklenici %51 şeklinde olduğu, dolayısıyla parasal değerli hesaplamada sözleşme şartlarıyla bir farklılık olmadığından, tarafların ödeyeceği bir bedelin de bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Bilirkişi raporunda, mesken nitelikli dairelerin sadece alanlarının dikkate alındığını, denizi tüm cephe gören binanın Doğu Cephesinin komple davalı yükleniciye ait olup olmamasının sorgulanmadığını,

b.Davalı yüklenicinin kendisine ait olan doğu cephe dairelere, giydirme cepheyle estetik bir görüntü kazandırdığını ve bundan her bir daire bazında kazanım elde ettiğini, ancak konu yargıya intikal edince, giydirme cephenin dezavantajlı olduğunu ileri sürdüğünü,

c.2863 sayılı Kanun gereği Koruma Kurulu kararlarının tüm kurum ve kuruluşları bağlayıcı kararlar olduğunu, idarenin zaruri proje değişikliğinden dolayı bir kusuru bulunmadığını ve idareden kaynaklanmayan zaruri proje değişiklikleri ile ilgili idareye kusur atfedilemeyeceğini, işin devamı sırasında idarenin neden olduğu herhangi bir gecikme de bulunmadığını beyan etmektedir.

2.Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Bilirkişi heyeti raporunda dava konusu binadaki konut ve dairelerin değerlemeleri yapılırken yanlış hesaplama ve değerlendirme yapıldığını,

b.7. kat haricindeki katlarda meydana gelen m2 artırımlarının her daire ve dükkanda yapıldığı için değer anlamında bir farklılık yaratmayacağını, ancak 7. kattaki davalı şirkete ait 21 nolu dairenin tamamen ortadan kalkmasının ve 24 no.lu dairenin bir bölümünün de Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait 23 no.lu daireye katılması suretiyle 238 m²'ye çıkarılmasının çok büyük oranda davalı şirket açısından değer kaybına sebebiyet verdiğini,

c.Davalının, giydirme cepheyi kendi isteği ile yapmadığını, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu kararı uyarınca yapılmasının zorunlu kılındığını, giydirme cephenin, dairelerin değerini azaltıcı mahiyette olduğunu,

d.Mevcut otoparkın kaldırılmasının müvekkili aleyhine olduğu gibi, kaldırılan otopark nedeniyle avan projede olmayan 5 araçlık harcı ödenmek zorunda kalındığını, bu hususun, teklif verilen projede olmayan ve sözleşmeyi davalı aleyhine zorlaştıran bir durum olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davada, taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilâmına uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yükletilmesine,

Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... Müdürlüğüne İzafeten İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3481, K. 2026/2260, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3481-e-2026-2260-k-a0216583cc43