Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2848 E. 2026/2082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2848
- Karar No
- 2026/2082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1875 E., 2025/735 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında Güneş Enerji Sistemi Kurulumu ve Satışı Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ve sistemin idare tarafından çalışır vaziyette geçici kabulünün yapıldığını, ancak davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, sürecin davalı iş sahibinden kaynaklanan nedenlerle uzadığını, 116.962,78 Euro bakiye iş bedeli ve 62.584,06 Euro gecikme cezası bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı yüklenici arasında bir ana sözleşme ve iki de ek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelere göre müvekkilinin edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, iş bedelinden peşin ödenmesi kararlaştırılan kısmı ödediğini ve devamında gerekli izinleri aldığını, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, sistemin gereği gibi çalışmadığını, bu hususun tespit raporlarında yer aldığını, davacının iş bedelinin ödendiğini, ayrıca hak ettiği bir bedelin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli kararı ile tarafların ticari defterleri ve evrakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan incelemede sonuç olarak davacı tarafın davalı taraftan 116.976,79 Euro alacağının bulunduğunun tespit edildiği, icra inkâr tazminatının istenebilmesi için borçlu tarafından yapılan itirazın haksız, alacağın likit nitelikte olmasının gerektiği, tacir olan davalının, davacının alacak miktarını tüm unsurları ile bilebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Hatay İcra Dairesinin 2014/12570 Esas sayılı takibe yapılan itirazın 156.118,35 EURO (1 EURO= 2,925 TL üzerinden 456.646,17 TL) üzerinden iptaline, alacağın %20’si olan 91.329,23 TL icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile davacı yüklenicinin edimini kabule engel olmayacak biçimde kusurlu şekilde ifa ettiği, yüklenicinin gecikme cezası istemesinin mümkün olmadığı, davalı iş sahibinin yaptığı ödemelerin iş bedelinden mahsubunun gerektiği, öte yandan alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olmasının da isabetsiz olduğu gerekçesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile Hatay 4. İcra Dairesinin 2014/12570 Esas sayılı takibe vaki itirazın 41.985,14 EURO (dava dilekçesinde belirtilen 1 EURO=2,925 TL üzerinden harca esas değer 122.806,54 TL) iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, bakiye alacak ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı niteliğinde olduğu, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereği davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde eksik ve ayıplı imalatların neler olduğu, bunların davalı tarafça giderilip giderilmediği, davalının bu hususta ispata ilişkin delillerini sunması, davalının iddiasını ispat etmesi halinde bunun mahsup itirazı olarak kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi, davalının iddiasını ispat edememesi halinde yerleşik içtihatlar gereği iddia konusu imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilerek, bakiye iş bedelinin hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bozma ilamı doğrultusunda sunduğu delillerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan bilirkişi incelemesi ile değerlendirildiği, 15.09.2015 tarihli celsede davalı tarafından tanık olarak bildirilen ...'ın dinlendiği, davalının Yargıtay bozma kararından sonra İlk Derece yargılamasında ileri sürdüğünden farklı delil sunmadığı, başka bir ifade ile mahsup iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Hatay 4. İcra Dairesinin 2014/12570 Esas sayılı takibe vaki itirazın 41.985,14 EURO (dava dilekçesinde belirtilen 1 EURO=2,925 TL üzerinden harca esas değer 122.806,54 TL) üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, bakiye alacak ve icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Delil dilekçesinde bildirdikleri deliller toplanmadan, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, daha önceki bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, 5 ayrı bilirkişi raporunda çelişkili tespit ve beyanlar olup, bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini,
b. Bozma ilamına uygun olarak davayla ilgili tüm deliller toplanmadan ve dosyada mevcut deliller isabetli şekilde değerlendirilmeden karar verildiğini, bozma ilamı doğrultusunda sunulan delillerin daha önceki bilirkişi incelemelerinde değerlendirilmemiş olduğunu, talepleriyle ilgili sadece 23.04.2019 tarihli raporda tespit olup, İlk Derece Mahkemesince de bu beyanın TBK 143. madde kapsamında olduğundan dikkate alınmadığının belirtildiğini, yani değerlendirilmediğini,
c.Tanık ...’ın İlk Derece Mahkemesince alınan beyanında da TBK’nın 143. maddesi konusu olduğundan değerlendirilmeyerek etraflı şekilde beyanı alınmadığını,
d. Sözleşme konusu işin anahtar teslimi olacağının hükme bağlandığını, proje çizim ve onayı işinin davacı şirketin yükümlülüğünde olduğunu, davacının, giderleri temin edemediğini söylemesi üzerine müvekkili şirket tarafından giderlerin ödenerek bakiye borçtan düşüldüğünü,
e. Davacı şirketin yapılan iş nedeniyle müvekkil davalı şirketten hiçbir alacağı olmadığını, kabul edilen alacağın nasıl belirlendiği veya ne şekilde hesaplandığı hususunun yasaya uygun şekilde belirtilmediğini beyan etmektedir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; davalının temerrüde düştüğünü, bu nedenle gecikme faizi ve cezai şartların tahakkuk ettiğini, alacağın likit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ve gecikme tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin katılma yoluyla tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı yüklenici cevap dilekçesi ve savunmalarında; sözleşme konusu işin eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmüş, bu iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/109 D. İş sayılı dosyası ve Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/126 D.İş sayılı dosyalarında düzenlenen bilirkişi raporlarını sunmuş olduğu, bu raporların davacı yüklenici tarafa tebliğ edildiği ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Bununla birlikte davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işlere ilişkin hususları davacıya ihtar çekmek suretiyle bildirdiği, geçici kabul tutanağında da eksik ve ayıplı işler olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamından sonra yapılan yargılamada davalı tarafa cevap dilekçesinde ve savunmalarında iddia ettiği eksik ve ayıplı işlerin neler olduğu açıklattırılmadan delillerini sunması için süre verilmiş, davalı tarafça delillerin sunulması üzerine de daha önce bilirkişi raporunda değerlendirildiği gerekçesiyle inceleme yapılmaksızın mahsup talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş bozma ilamında belirtildiği üzere; davalı iş sahibinin, eksik ve ayıplı işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı niteliğinde olduğu, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi gereği davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde eksik ve ayıplı imalatların neler olduğu, bunların davalı tarafça giderilip giderilmediği, davalının bu hususta ispata ilişkin delillerini sunması, davalının iddiasını ispat etmesi halinde bunun mahsup itirazı olarak kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi, davalının iddiasını ispat edememesi halinde yerleşik içtihatlar gereği iddia konusu imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilerek, bakiye iş bedelinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin katılma yoluyla tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçların istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.