Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1542 E. 2026/986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1542
- Karar No
- 2026/986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/997 E., 2025/234 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/7 E., 2024/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20 17... . Bölge Bakım, Onarım ve Hizmet İşine ilişkin 27.02.2017 tarihli taşeron sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşmedeki tüm edimlerin yerine getirildiğini, dört yıl geçmesine rağmen davalı borçlu tarafından teminat kesintilerinin iade edilmediğini, davalının sözleşmenin dışında gelişen ve dava dışı kurumlarla yaşanılan problemleri gerekçe göstererek davacı nezdinde telafisi imkânsız zararların ortaya çıkmasına sebep olduğunu, taraflar arasında düzenlenen hesap mutabakatı ile alacağının varlığının davalı tarafından da kabul edildiğini, hesap mutabakatına rağmen, davalı tarafın ödeme yapmayacağını bildirmesi üzerine, davalı aleyhine Ankara 9. İcra Dairesinin 2021/2470 Esas sayılı dosyası ile 846.019,85 TL alacak için ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile ... Belediyesi arasında akdedilen 2016/30 ..., İnşaat, Tesisat, Elektrik Bakım ve Onarım İşi kapsamında taşeron olarak davacının da belirli işleri ifa ettiğini, ilgili ihale kapsamında Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliği uyarınca kesin kabul yapılmayışından kaynaklı olarak davacıya teminat kesintilerinin yasal olarak iade edilemediğini, ancak davacının kesin kabulün yapılmamasına ve dolayısıyla ifa etmiş olduğu işlerin teknik şartnameye uygunluğunun denetimi işleminin bitmemesine rağmen, hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde teminat kesintilerinin ödenmesini talep edip icra takibi başlattığını, ilgili ihale kapsamında henüz kesin kabul yapılmadığını, yapılan iş ve imalatların kontrol edilip kesin hesabın yapılamadığını, icra takibine konu edilen emanet kesintilerinden davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mutabakatta iddia olunan bakiyenin kabul edildiğine dair bir hususun söz konusu olmadığını, ilgili mutabakatnamenin ihale makamı tarafından ilgili iş ve işlemlerin kontrolü öncesinde düzenlenen hiçbir eksik bulunmaması ihtimalinde doğacak emanet kesintilerine ilişkin olduğunu, ilgili emanet kesintilerinin, yüklenici firma tarafından yapılan iş ve işlemlerde eksik olması halinde, ilgili eksiklerin giderilmesi için kullanılacak bedeller olduğunu, ilgili ihale hakkında da henüz kesin kabul yapılmadığından, ilgili emanet kesintilerinin bu aşamada ne idarece ne de davalı tarafından ödenmesinin hukuka aykırı olacağını, kesin kabulü yapılmayan bir ihalenin emanet kesintilerinin iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının alt yüklenicisi olduğu işin 31.12.2017 tarihinde sona erdiği, davalı ile asıl işveren olan dava dışı ... Belediyesi arasında düzenlenen 21.01.2019 tarihli ... Belediyesi Hizmet İşleri Kabul Tutanağı ile yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızların bulunmadığı belirtilerek, işin bitim tarihinin 02.04.2018 olduğuna itibar edilmek suretiyle işin kabulünün yapılmasının uygun görüldüğüne karar verildiği, ancak davacı ile davalı arasında kesin kabulün yapılmadığı, 19.02.2021 tarihli ve her iki tarafça imzalı , herhangi bir ihtirazı kayıt içermeyen mutabakat belgesiyle 31.12.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin, davalıdan 846.019,85 TL emanet-teminat alacağının var olduğunun tespit edildiği, söz konusu hizmet işinin kabulünün yapıldığı, dava dışı ... Belediyesi ile davalı ... Şirketi arasında kesin hesabın düzenlendiği, ancak taraflar arasında kesin hesap ve hakedişinin düzenlenmediği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince %6 oranında kesilen nakit kesin teminat bedeli olan 231.169,87 TL ile %5 oranında hakediş raporlarında kesilen toplam 192.641,57 TL tutarında emanet kesintisinin davalının bu işle ilgili SGK’dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak dava dışı ... Belediyesi'nden teminatını çözdüremediği, müfettiş raporu doğrultusunda borcuna karşılık mahsup edildiği ve davacı ile davalı arasında kesin hesap raporu düzenlenmediğinden iadesine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılamada Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararındaki gerekçesi ile başvurunun esastan reddi kararının gerekçesinin taraflar arasında kesin hesabın onaylanmamasına ilişkin olduğu ve her iki kararların birbiriyle çeliştiğini, halbuki taraflar arasında 12.08.2022 tarihli kesin hesap raporu ve kesin hesap onayının imzalandığını, davacının üstlendiği işte ayıp veya eksik iş bulunmadığını, teminatların iadesinin gerektiğini, sözleşme gereği teminatın iadesi koşullarının gerçekleştiğini, davacının vergi ve SGK borcunun da olmadığını, ilişiksiz belgesinin ihbar olunana teslim edildiğini, davalının hakkını kötüye kullanarak davacı ile kesin hesabı yapmamasının hukuk düzeni tarafından korumayacağını, davalı ile ihbar olunan arasındaki kamu zararı ya da alacak-borç ilişkisinin davacının teminatının iadesine engel teşkil etmediğini, davalının teminatlarını ortaya çıkan borcundan mahsup edilmesi ile zaten çözdürdüğünü, davalı ile ihbar olunan arasında yapılan kesin kabule göre ayıplı veya eksik bir imalatın da bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda taraflarca imzalanan mutabakat esas alınmaksızın, davacının yalnız 191.912,92 TL emanet kesinti alacağı ve 230.295,49 TL teminat kesinti alacakları yönünden inceleme yapıldığını bildirildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Asıl iş sahibi ise kendisine dava ihbar olunan dava dışı ... olup, davalı ile arasındaki sözleşmeye göre davalı yüklenici durumundadır. Taraflar arasındaki Sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme bedelinin %6'sı tutarında teminat verileceği belirtilmiş ve hangi risklere karşı tutulacağı belirtildikten sonra bu teminatın ...'nın bu işle ilgili SGK'dan soğuk damgalı ilişiksizlik belgesini alarak idarenin teminatını çözdürmesinden sonra sayılan risklerle ilgili bir soruna rastlanmazsa iade edileceği hükme bağlanmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise yüklenicinin her hakedişinden (KDV hariç) hakediş bedelinin %5'i kadar emanet kesintisi yapılacağı, yapılan bu kesintilerin yüklenicinin ... ile işin kabulünü yapması ve asıl iş sahibi olan Büyükşehir Belediyesince kesin hakedişin onaylanmasından sonra yükleniciye iade edileceği düzenlenmiştir. Sözleşmede 6. maddede düzenlenen teminat yönünden iade davalının asıl iş sahibi yönünden SGK ilişiksizlik belgesini alarak teminatını çözdürmesi olgusuna, 7. maddede düzenlenen teminat kesintisi yönünden ise davalının işin kabulünü yapması dava dışı asıl iş sahibinin de davalı kesin hakedişini onaylaması olgusuna bağlanmıştır. Bu bağlanma ile teminatları iade borcunun ifa zamanı (muaccel olma anı) belirlenmek istenmiştir. Bu olguların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sözleşme imzalanırken kesin olarak bilinmemekte ise de bu olgular taraflarca aşamalarda gerçekleşmesi beklenen diğer bir ifadeyle gerçekleşeceği umulan olgulardır. Gerçekleşeceği umulan olgular olsa da gerçekleşeceği kesin olarak bilinen olgular olmadığından seçilen bu olguların koşul olarak değerlendirilmesi mümkündür. Ancak buradaki olgular koşula bağlı borçların düzenlendiği TBK 170 vd. maddelerde düzenlenen anlamda bir koşul değildir. Zira bu maddelerde düzenlenen koşul borçların hükümlerini doğurması anlamındadır. Oysa taraflar arasındaki sözleşmede koşul olarak bazı olguların sayılması hükümlerini doğurduğu kesin olan bir borç için ifa zamanının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden kesin olarak bilinmeyen ama gerçekleşmesi beklenen bir olguya bağlanması niteliğindedir. O nedenle TBK 170 vd. madde hükümlerden kıyasen yararlanılabilecektir. Kıyasen uygulanabilecek bir hüküm olarak koşula bağlı borçlarda dürüstlük kuralı TBK 175. maddede özel olarak düzenlenmiş olup, maddeye göre taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olursa, koşul gerçekleşmiş sayılır (TBK 175/1). Taraflardan biri, koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sağlarsa, koşul gerçekleşmemiş sayılır (TBK 175/2). Bu hüküm 4721 sayılı Türk Madeni Kanunu 2. maddede yer alan dürüst davranma ilkesinin koşula bağlı borçlar bakımından özel düzenlenmiş halidir. Zira TMK'da yer alan bu hükümde de herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu (TMK 2/1), bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı (TMK 2/2) düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede teminatların ve teminat kesintilerinin iadesi için belirtilen olguların bir koşul olarak gerçekleşmemesine yapması gereken işlemleri yapmayarak davalı sebep olmuşsa dürüstlük kuralı gereğince bu koşulun gerçekleştiğinin kabulü gerekecek ve davalı asıl işsahibi ile arasındaki sözleşmeye dayanarak koşul olarak belirlenen SGK ilişiksizlik belgesini alamadığı, hakedişini çözdüremediği kendi kesin hakedişi onaylanmadığı için muacceliyetin dayandığı koşulun gerçekleşmediği savunmasında bulunarak, borcunu ödemekten kaçınamayacaktır. Dava dışı ... Belediyesi ile davalı ... arasındaki sözleşmede işin bitim tarihi 31.12.2017 olarak kararlaştırılmış, taraflar arasındaki sözleşmede de aynı tarih belirlenmiştir. Dosya içeriğinde bulunan Belediye tarafından düzenlenmiş işin kabul tutanağı 21.01.2019 tarihinde onaylanmış, dava ise kabul tutanağının onaylanmasından iki yılı aşkın süre geçtikten sonra 30.09.2021 tarihinde açılmıştır. Davacı işi yaparak teslim etmiş, davalı da asıl iş sahibine teslim etmiş ve kabul tutanağı onaylanmış olmasına rağmen davalı SGK ilişiksizlik belgesinin alınması, teminatın çözdürülmesi, kesin hakedişin düzenlenerek onaylanması için gereken işlemleri yapmıyorsa bunun olumsuz sonuçları davacıya yüklenemez. Davalı gerekli başvuruları yapmış olmasına rağmen sonuç alamamışsa bu takdirde de yapması gereken gerekli yargısal yollara başvurmak olup üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyen kimsenin sözleşmede koşul olarak belirtilen olguların gerçekleşmediğini savunması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacaktır. Tüm bu nedenlerle davacının dava dışı ... Belediyesi tarafından düzenlenecek kesin hakedişin onaylanmasını belirsiz bir tarihe kadar beklemesi gerektiği düşünülemeyeceğinden Mahkemece kesin hesabın çıkarılarak davacının talebi yönünden uyuşmazlığın incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.