Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1409 E. 2025/2508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1409
- Karar No
- 2025/2508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/137 E., 2024/200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/63 E., 2023/532 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I.DAVA VE KARŞI DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, davalı iş sahibi kooperatifin mülkiyetinde bulunan arsa üzerinde plân ve projelerine uygun olarak inşaat işlerinin yapımı ve imali konusunda 09.10.2004, 05.01.20 06... .05.2007 tarihli sözleşmeler yapıldığını, sözleşme konusu 46 adet villaya ait tüm sosyal donatılar ile alt yapı ve çevre düzenleme inşaatlarının bitirildiğini, ancak müvekkili yüklenici davacının alacağının ödenmeyerek davalı işi sahibi kooperatifin temerrüde düştüğünü, davalı iş sahibi kooperatif tarafından yapılan proje değişikliği nedeniyle imalatlarda artışlar olduğunu, ilave iş ve imalatların müvekkil yüklenici tarafından yapıldığını, 09.10.2004 tarihli sözleşme ile 20 04... yılı için taahhüt edilen işlerin %12 fazlası ile sözleşmede belirtilen sürede imal edilip 20.07.2005 tarihinde kesin kabulü yapılarak yapım işlerinin teslim edildiğini, yapılan işlere ait kesin hak ediş raporunun ihtilafsız kesinleştiğini, inşaatın kalan işlerinin 05.01.20 06... .05.2007 tarihli sözleşmelerle müvekkil yükleniciye verildiğini, 05.01.2006 tarihli sözleşmeye ilişkin iki adet geçici hakediş düzenlendiğini, kesin hakediş raporunun düzenlenmeyerek bedelinin ödenmediğini, 29.05.2007 tarihli sözleşmeye ait geçici ve kesin hakediş raporlarının düzenlenmediğini, alacağa ilişkin Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/198 D. İş. sayılı dosyasından tespit yapıldığını, ödeme talebine ilişkin Ankara 50. Noterliği'nin 30.03.2009 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ edilmesine karşın cevap verilmediğini ve temerrüt oluştuğunu belirterek, alacaklı olduğu KDV hariç 569.078,83 TL'den şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının 04.04.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, 29.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 450.000,00 TL’ye çıkartmıştır.
2.Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında yapılan işler yönünden kusurlu ve eksik imalatların ve nefaset kesilecek imalatların bulunduğunu, işin zamanında bitirilmediğini, eksikliklerin giderilmesi için yükleniciye .... Noterliği'nin 30.12.2008 tarih ve 51126 sayılı ilk ve 03.04.2009 tarih ve 9920 sayılı ikinci ihtarına karşın işin bitirilmediğini, bu eksikliklerin, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/124 D.İş sayılı bilirkişi raporunda belirlendiğini ve raporun davacıya tebliğ edildiğini, sözleşmenin feshedilerek eksikliklerin müvekkili iş sahibi kooperatif tarafından giderildiğini belirterek, tüm sözleşmeler için yapılmayan eksik işler bedeli olarak 10.000,00 TL, tüm sözleşmeler için ayıplı ve kusurlu işler bedeli olarak 10.000,00 TL, tüm sözleşmeler için nefaset gerektiren işler bedeli olarak 10.000,00 TL ve tüm sözleşmeler için gecikme bedeli olarak 10.000,00 TL'nin ticarî reeskont faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle ayıplı imalat bedelini 50.500,00 TL'ye ve nefaset kesintisi bedelini 25.250,00 TL olmak üzere talebini 95.750,00 TL’ye çıkartmıştır.
II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; yüklenicinin 3 ayrı sözleşmedeki işleri eksik ve kusurlu imalat ile yaptığını, 05.01.20 06... .05.2007 tarihli sözleşme konusu işlerin tamamlanmadığını, müvekkil iş sahibi tarafından eksikliklerin tamamlatıldığını, kesin hakediş düzenlenmemesinin nedeninin yüklenici firmanın, vergi borcu ile SGK borçlarını ödememesi ve ilişiğini kesmemesi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; 09.10.2004 tarihli sözleşmede belirtilen işlerin %12 fazlasıyla yapılarak kesin kabulü sonrası teslim edildiğini, 09.10.2004 tarihli sözleşme kapsamındaki işlerin karşı tarafa teslim edildiği tarih üzerinden 5 yıllık süre geçmesine rağmen açık ve gizli ayıplar ile ilgili olarak ihtar yapılmadığını, zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, işler zamanında yapıldığından gecikme cezaları talebinin yerinde olmadığını, iş sahibi sözleşmede belirlenen edimleri yerine getirmemesi nedeniyle yeni imalatların yapılmadığını, davalı iş sahibinin iş ve imalatları teslim alırken itirazı kayıt da ileri sürmediğini, 05.01.2006 tarihli sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan 8 adet villanın balkon ferforjelerinin müvekkili yüklenici tarafından yapıldığını, yapılmayan diğer villaların balkon ferforjeleri ile ilgili herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı-karşı davalı şirketin tasfiye halinde olduğu, ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığı, dosya içeriği gereği bu kayıtlara ulaşılamamasının tahkikat açısından eksiklik arz etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, asıl davada davacı yüklenicinin sözleşmeler kapsamında alacağının 500.922,39 TL olarak belirlendiği, yüklenicinin ıslah ile talep ettiği alacağın 450.000,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı dava yönünden kaldırma kararı sonrasında aldırılan ve kaldırma kararı içeriğine uygun olarak düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli rapordaki hesaplama hükme esas alınmak sureti ile davalı-karşı davacı iş sahibinin alacağının, yüklenicinin gizli ayıplı olarak yapmış olduğu imalattan ötürü 50.500,00 TL, eksik iş imalatları nefaset gerektiren işler bedeli için 25.250,00 TL olmak üzere toplamda 75.750,00 TL olarak belirlendiği, ancak davalı karşı davacı vekilinin tahkikatın sona ermesinden sonra sunduğu ıslah dilekçesi yok hükmünde sayılarak yüklenicinin gizli ayıplı olarak yapmış olduğu imalattan ötürü 10.000,00 TL, eksik işler bedeli olarak 10.000,00 TL, nefaset gerektiren işler bedeli için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL alacağının bulunduğu, sözleşmenin feshi nedeniyle ifaya ekli ceza isteyemeyeceği gerekçesi ile karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece HMK'nın 184. maddesine uygun tahkikat yapılmadığını, delillerin toplanmadığını, tarafların imzasını taşıyan ataşman, hakediş ve metraja ilişkin beyan ve kabullerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, keşif talebinin gerekçesiz reddedildiğini, taraflar arasındaki 09.10.20 04... .01.2006 tarihli sözleşmelerde sayılan işlerin yapılabilmesi için 29.05.2007 tarihli tamamlayıcı nitelikte olan götürü bedelli sözleşmenin yapıldığını, yüklenicinin fazla yapıldığını iddia ettiği ve bedelini talep ettiği işlerin tamamı 29.05.2007 tarihli götürü usulle yapılan sözleşme içerisine alındığını, üç ayrı sözleşmeden kaynaklı yüklenicinin herhangi bir alacağı olmadığını, sözleşme dışı yapılan imalat bulunmadığını, eksik ve ayıplı işlerin müvekkil iş sahibi tarafından tamamlattırıldığını, işin sözleşmeye uygun bitirilip teslim edilmediğinden sözleşmelerin feshedildiğini, müvekkil iş sahibi tarafından ödenen ancak sözleşmeye göre yükleniciye ait olduğu belirtilen her türlü vergi ve resim ve harçlar ile SSK primler bedelin hakediş hesaplaması sırasında alacak miktarından düşülmesi gerektiğini, yüklenicinin komşu parsel üzerine dökmüş olduğu molozlar nedeniyle iş sahibi tarafından yapılan 590,00 TL moloz temizleme bedelinin dikkate alınması gerektiğini, keşif özeti ile fiilen yapılan işler arasında farklılık bulunduğunu, taş duvar imalatının 8.538,29 m³ olduğunu, 29.05.2017 tarihli sözleşme yönünden sözleşme dışı imalatlarda müvekkil iş sahibinin onayının alınması gerektiğini, fazla iş iddiasını kabul etmediklerini, trafo değişim işinin yapılmadığından halen şantiye elektriği kullanıldığını, karşı dava yönünden talep edilen alacakların zamanaşımına uğramadığı, 08.05.2023 tarihli ıslah dilekçesinin HMK 177. maddesine uygun olduğunu, karşı davada talep edilen cezai şart alacağının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili, karşı davada eksik iş giderim bedeli, ayıplı ve kusurlu işler giderim bedeli, nefaset gerektiren işler bedeli ile gecikme cezası alacağı tahsili istemlerine ilişkindir.
1.Karşı davaya yönelik temyiz başvurusu yönünden; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre karşı davada davacının eksik işler bedeli talebi yönünden 10.000,00 TL, ayıplı ve kusurlu işler bedeli talebi yönünden 10.000,00 TL, tüm sözleşmeler için nefaset gerektiren işler bedeli talebi yönünden 10.000,00 TL ve tüm sözleşmeler için gecikme bedeli talebi yönünden 10.000,00 TL olmak üzere, dava konusu olan ve temyize konu edilen toplam miktar 40.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmakla, karşı dava yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2.Asıl davaya yönelik temyiz başvurusu yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik olarak temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Asıl davaya yönelik olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda harcın asıl dava yönünden temyiz eden davalı-karşı davacıdan Tasfiye Halinde S.S. ...... Site Konut Yapı Kooperatifinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.