Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1732 E. 2025/2550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1732
- Karar No
- 2025/2550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/471 E., 2023/986 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; üretim tesisleri yönünden halefi oldukları ...Genel Müdürlüğü'nce anahtar teslimi şeklinde yapımı gerçekleştirilen ... Termik Santrali ve Baca Gazı Kükürt Arıtma Tesisi Sözleşmesinin Konsorsiyum Şirketleri ile 06.08.1998 tarihinde imzalandığını, .....S.A., ... firmalarının ise alt yüklenici olduklarını, sözleşme gereği yüklenici firmalarca sunulan kesin teminat mektuplarından birisinin dava konusu alacağı garanti eden davalı .... firmasının lehdarı olduğu 27.03.2000 tarihli kesin teminat mektubu olduğunu, santral yapım işinde santral ünitelerinin geçici kabul ve kesin kabullerinin eksik ve kusurlu işler belirlenerek yapıldığını, eksik kalan yapılmayan bir takım işlerin garanti süresi uzatılarak kesilecek nefaset bedellerinin belirlendiğini ve buna dair protokoller imzalandığını, firmaların kesin kabul ön protokollerindeki yükümlülüklerinin hepsini gereği gibi yerine getirmediklerini, davalı firmanın da sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinden ve sözleşmenin gereklerine aykırı davranmasından kaynaklı 300.000,00 USD malzeme bedeli borcu bulunduğunu, Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın inceleme raporuna göre konsorsiyum firmalarının sözleşmede yer alan nakit akış tablosuna aykırı şekilde kredi kullanmalarından dolayı kurumun ödediği kredi faizlerinde artışa neden olduklarını, bundan kaynaklı 30.06.2008 tarihi sonuna göre tespit edilen zararın 5.013.431,89 USD'nin 2.468.660,16 USD'sinden davalı firmanın sorumlu olduğunu, davalı firmanın müvekkiline olan borcunun kesin teminattan tahsili için davalı bankadan 2.768.660,16 USD'lik tazmin talebinde bulunulduğunu, bankanın ''...kesin kabullerin yapıldığını gösteren imzalı kesin kabul protokollerinden birer kopya bankamıza ibraz edilmiştir. Bu çerçevede mektubumuz şartları gereği teminat mektubumuz sona erdiğinden tazmin talebimiz reddedilmiştir'' şeklinde cevap vererek mektubu nakde çevirmediklerini, davalı bankanın işleminin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kesin teminat mektubunun geçerliliğini koruduğunu, bankanın tazmin talebini reddetmesi sebebiyle müvekkilinin kesin kabul protokolü ve ek protokollerde yer alan tamamlanmamış işlere karşılık gelen bedeller ile nakit akışından kaynaklanan bedeli tahsil edememekle ve teminatsız kalması ile karşı karşıya kaldığı için müvekkilinin zararının tahsili için zarardan sorumlu ... firmasına ve onun borcunu (sözleşmesel yükümlülüklerini) garanti eden ...Bankası A.Ş.'ye dava açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek 2.768.660,16 USD'nin tazmin talep tarihi 06.06.2011 tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait 6 aylık libor oranı üzerinden faizi ve yıllık %2,15 kredi marjini ile birlikte ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen 2011/683 Esas sayılı dava dilekçesinde; dava konusu sözleşme kapsamında alınan kesin teminat mektuplarından birisinin konsorsiyum lideri .... Firmasının lehdarı olduğu 07.03.2000 tarih ve 3173566 ... no'lu davalı bankaya ait kesin teminat mektubu olduğunu, teminat mektubunun nakde çevrilme talebinin davalı bankaca haksız olarak reddedildiğini, bankanın hiçbir hususu araştırmaksızın teminat mektubunun ibrazı ile nakde çevirme borcu altına girdiğini, bahse konu santral yapım işinin henüz tamamlanmamış ve davalı firmanın yükümlülüğünde olup da halen gözlem süresi devam eden 47.500,00 USD değerinde işler bulunduğunu, sonuç olarak kesin kabulün sözleşmenin 8.1.1 maddesinde yazılı olduğu şekilde başarılı bir kabul olmadığını, şartsız ve süresiz olan dava konusu kesin teminat mektubunun tazmini taleplerinin reddedilmesi sebepleriyle nakit akışından kaynaklanan teşekküllerinin zararından sorumlu Mitsubishi firması ve onun borcunu garanti eden .... Bankası A.Ş.'ye karşı dava açılmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürerek 500.152.038,86 ...'in tazmin talep tarihi 16.06.2011 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen günlere ait 6 aylık Libor oranı üzerinden faizi ve %2.25 kredi marjini ile birlikte ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
3.Davacı vekili birleşen 2011/682 Esas sayılı dava dilekçesinde; birleşen 2012/193 Esas sayılı davanın davalısı ... şirketi lehine verilen 21.03.2000 tarih ve ... no'lu kesin teminat mektubundan kaynaklı 953.860,00 Euro'nun teminat mektubunun tazmin talep tarihi olan 06.06.2011 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen günlere ait 6 aylık Eurobor oranı üzerinden faizi ve yıllık %2,15 kredi marjini ile birlikte ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.
4. Davacı vekili birleşen 2011/682 Esas sayılı dava dosyası ile birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/193 Esas sayılı dava dilekçesinde; birleşen davanın davalısı ... şirketi lehine verilen 21.03.2000 tarih ve ... no'lu kesin teminat mektubundan kaynaklı 953.860,00 Euro'nun teminat mektubunun tazmin talep tarihi olan 06.06.2011 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçen günlere ait 6 aylık Eurobor oranı üzerinden faizi ve yıllık %2,15 kredi marjini ile birlikte ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen davalarda davalı...Bankası A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu teminat mektuplarının, ....İnşası işi ile ilgili olan 06.08.1998 tarihli sözleşmeden doğacak risklerinin teminatı olarak verildiğini, her bir teminat mektubunda ''Bu kesin teminat mektubu ...'ın bütün ünitelerinin kesin kabulüne kadar geçerli olacağı ve her bir ünitenin kesin kabulü ile her bir ünite meblağına göre düşüme uğrayacağı'' husususun belirtildiğini, davacının kesin kabulün yapıldığını teyit ettiğini, teyit üzerine davalı banka tarafından kesin kabullerin yapıldığı, teminat mektuplarından kaynaklı sorumluluğun sona erdiği belirtilerek davacının tazmin talebinin kabul edilmediğini, teminat mektubunun temin ettiği risk gerçekleşmediğinden, davalı bankanın teminat mektubundan doğan sorumluluğunun sona erdiğini, dava dilekçesinde de gerek geçici kabullerin, gerekse kesin kabullerin eksik ve kusurlu işler bilinerek yapıldığının kabul edildiğini, davacı ile teminat mektuplarının lehdarı olan diğer davalılar arasında imzalanmış olan kesin kabul protokollerinin dava konusu teminat mektubunun kapsamında olmadığını, dolayısı ile teminat mektubu lehdarlarının protokollerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle teminat mektubunun tazmininin talep edilemeyeceğini, mektupların davacının fazla ödediğini iddia ettiği faizlerin de teminatı olmadığını, davacının zamanında bu kredi kullanımlarının sözleşmeye aykırı olduğunu tespit ederek faizleri ödememesi gerektiğini, kendi kusurundan istifade edemeyeceğini belirterek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
2. Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davanın halen tüzel kişiliği devam etmekte olan .... A.S. aleyhine ikame edildiğini, davacının 27.04.2012 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 124. maddesi uyarınca husumetin ....A.S. yerine müvekkili .....A.S.'ye yöneltilmesini talep ettiğini, söz konusu işlemin usule aykırı olduğunu ... A.S.'nin İflas İdaresince yalnızca aktifinin müvekkili firmaya her türlü borçtan ve sorumluluktan ari olarak devredildiğini, dolayısıyla müvekkili firmanın..... A.S.'nin halefi olmadığını, müvekkilinin ... A.S.'nin ...Santral Projesi'nden kaynaklı borç ve yükümlülüklerinden dolayı sorumlu olmadığını, sorumluluk kabul etmemekle birlikte biran için müvekkili firmanın bahse konu borçlardan dolayı sorumlu olduğunun varsayılmış olması durumunda dahi ikame edilmiş olan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu davanın ... Termik Santral Yapımı Sözleşmesi'ndeki yükümlülüklerini ihlal etmesinden dolayı değil, ... Bankası'nın sözleşme uyarınca verilen 27.03.2000 tarih ve 3 ... numaralı teminat mektubu bedelinin ödenmesine ilişkin talebi reddetmesi sebebiyle ikame edildiğini, dava konusu ihtilafın 01.07.2008 tarihli teftiş raporu ile ortaya çıktığını ve kurumun kendi içinde yapmış olduğu yazışmalarda bu durumun konsorsiyum firmalarına nasıl aksettirileceğinin tartışıldığını, davacı kurumun hukuk müşavirliğinin sözleşmenin 11.4 maddesinde nakit akışı ile ilgili olarak bir yaptırım düzenlenmediğini belirttiğini, kesin kabullerin yapılmasına mütaakip protokollerin ve kalan işlerinde tamamlanmasıyla teminat mektuplarının hükümsüz kaldığını, ihtilaf konusu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
3. Asıl davada davalı ... Bankası A.Ş. yanında müdahil olan ... vekili beyan dilekçesinde; dava konusu teminat mektubunun teminat altına aldığı riskin gerçekleşmediğini, proje eksiksiz olarak tamamlandığından bankanın sorumluluğunun sona erdiğini, teminat mektubunun geçerliliğini yitireceği anın bütün ünitelerin kesin kabul bağlayan ibarenin şart niteliğinde ve tereddüte yer bırakmayacak kadar açık olduğunu, projenin teminatı olarak verilen mektubun davacının iddia ettiği zararların teminatı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
4. Birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/193 Esas sayılı dava dosyasında davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin davacı ile konsorsiyum üyeleri arasındaki sözleşmenin ekinde yer alan Nakit Akış Tablosuna aykırı olarak kredi kullanıldığını ve bu sebeple zarara uğradığını ileri sürerek, delil olarak da kendi iç birimleri tarafından hazırlanmış 11.05.2010 tarih, ... numaralı inceleme raporunu gösterdiğini, inceleme raporunun soyut iddiaları kanıtlamaya yeterli olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, ''belirlenmiş alt yükleniciler'' arasında zikredildiğini, sözleşme içeriğinde ve eklerinde düzenlenen yükümlülükleri ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin konsorsiyum üyelerinden ... ile arasındaki ilişkiye binaen yapmış olduğu mal ve hizmet temini karşılığında ödemeler aldığını, müvekkilinin aldığı tüm ödemelerde akreditif kredisi yoluyla ödeme kapsamında davacı şirketin onayının bulunduğunu, bu sebeple davacı tarafın daha evvel onay verdiği ödemelerin haksız ya da zamanından önce yapıldığı iddiası ile zarara uğradığı ve müvekkilinin sorumlu olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, ödeme prosedürünün tümüyle sözleşmeye ve tarafların mutabık kaldıkları iş programına uygun olarak yapıldığını ve davacı tarafından da onaylandığını, teminat mektubunun davacı tarafından yapılacak kesin kabule kadar geçerli olup davacı tarafından yapılan kesin kabul ile hükümsüz hale geldiğini, davaya konu teminat mektubunun kesin kabul protokollerini kapsamına almadığını, davacı tarafın iddia ettiği zarar var olsa bile bu zararın doğmasına ya da büyümesine davacı tarafın kendisinin sebebiyet verdiğini belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davalara konu nakit akış tablosuna aykırılık nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan sözleşmede nakit akışının ne şekilde sağlanacağının, yüklenicilerin nakit akış tablosuna uymak zorunda olduklarının belirtildiği, uyulmaması halinde bir yaptırımın öngörülmediği, davacının konsorsiyum ile yapılması gereken toplantıyı belirsiz bir tarihe ertelediği, bu toplantının daha sonra da yapılmadığı ve davacının nakit akışına dair sözleşmede belirlenen "görüşme yapma" yükümlülüğünü kendi kusuruyla yerine getirmediği, davacının iddia ettiği nakit akış tablosuna uygun olmayan kredi kullanımlarının gerçekleşmesine bizzat onay verdiği, söz konusu ödemelerin sözleşme kapsamında işin yerine getirilmesi için yapılan ödemeler olduğu, cevaba cevap dilekçesinde ödemelere onay verildiğinin kabul edildiği, davacının rızası doğrultusunda gerçekleşen işlemler kapsamında haksız fiilden söz edilemeyeceği, davalı banka yönünden ise teminat mektuplarının tamamında teminat mektubunun bütün ünitelerin kesin kabulüne kadar geçerli olduğunun ve her bir ünitenin kesin kabulü ile her bir ünite meblağına göre düşüme uğrayacağının öngörüldüğü, davacının teminat mektuplarını bu hali ile kabul ettiği, sözleşme konusu tesisisin 15.04.2004 tarihinde tamamlandığı, geçici kabul protokolünün 03.03.2006 tarihinde, kesin kabul protokolünün ilkinin 05.06.2009 tarihinde, sonuncusunun 12.03.2010 tarihinde imzalandığı, asıl ve birleşen davalara konu kesin teminat mektuplarının kesin kabul protokolünün sonuncusunun yapıldığı 12.03.2010 tarihinde hükümsüz kaldığı gibi teminat mektubundan mahsup edilebilecek kalemlerin sözleşmenin 8.1.1 maddesinde sınırlı sayıda belirtildiği, davacının "nakit akış tablosuna aykırılık nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın" teminat mektubu kapsamında yer almadığı, asıl ve birleşen davalarda davalı bankanın kesin kabullerin yapılması ile teminat mektuplarının hükümsüz kaldığı gerekçesi ile ödeme yapmamasının hukuku uygun olduğu, asıl davaya konu 300.000,00 USD malzeme bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; malzemelerin tahmini olarak protokolün imza tarihinden itibaren 18 ay içerisinde teslim edileceğinin düzenlendiği, buna göre davalı ...'in davacıya ödemesi gereken 300.000,00 USD tutarındaki malzeme bedelinin teminat mektubundan kesilmesi yönünde tarafların anlaşmış olduğu ve davacının malzeme bedeline dair talebinin Sözleşmenin 8. ve 38. maddeleri kapsamında teminat mektuplarından kesilebilecek teknik eksikliklerinden olup, teminat mektubu kapsamında kabul edilmesi gerektiği, teminat mektubunun kesin kabule kadar geçerli olduğu gerekçesi ile davalı banka tarafından davacının tazmin talebinin reddedildiği, talep tarihinde teminat mektubu geçersiz hale geldiğinden 300.000,00 USD malzeme bedeli yönünden davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olmadığı, buna karşılık davalı ...'in davacı ile imzalanan 28.05.2009 tarihli kesin kabul ön tutanağı ile 300.000,00 USD malzeme bedelini ödemeyi taahhüt ettiği ve taahhüdü ile bağlı olduğu belirtilerek asıl davanın davalı Banka yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 300.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ 1. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davaya konu teminat mektubunun sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesinin teminatı olup, kesin ve süresiz olduğunu,
b. Davalı Banka davacıya karşı diğer davalıların 06.08.1998 tarihli sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle uğrayacağı zararı tazmin etmeyi taahhüt ettiğini kabul etmişken bilirkişilerin, teminat mektubunun geçersizliğini, mektupta yer alan ifadelerden şartlı/vadeli olduğu gibi yorumlarda bulunmasının hatalı olduğunu,
c. Kesin ve süresiz teminat mektubunun borçlusunun, muhatabın talebi ile bağlı olup, borcun kaynağını meydana getiren sözleşmenin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususunu araştıramayacağını,
d. Davaya konu teminat mektubunun davacı teşekkülün zararını oluşturan nakit akışından kaynaklanan faizlerin de teminatı olduğunu, davalı Bankanın, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmesini temin etmiş olup, nakit akışının da sözleşmenin bir hükmü olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.