Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1857 E. 2025/2866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1857
- Karar No
- 2025/2866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'ın davacıya ait 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 800.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarını ancak taşınmaz 2/B arazisi olduğu için 203 ada 5 parsel sayılı taşınmazın da satılması ve taşınmazların önce davacının oğlu ...'ya, sonra da diğer oğlu ...'ya devri gerektiğinin belirtildiğini, davacının 10.04.2015 tarihinde hem oğlu ...'ya hem de davalı ...'ın yeğeni olduğu ifade edilen davalı ...'a vekaletname verdiğini, işlemlerin davalı ... ve ... tarafından yürütüldüğünü, davalılar tarafından avukat olarak tanıtılan davalı ...'ın davacı adına ... Bankasında banka hesabı açıp 605.000,00 TL yatırdığını, sonrasında ise davalıların bu paranın üç ayrı ... Bankası şubesinden çekilmesini istediğini, Tarım Müdürlüğünden alınacak onayla paranın davacı tarafa ödeneceğini söylediklerini ancak paranın davacıya geri ödenmediğini, taşınmazların davalı ...'ın yeğenleri davalılar ... ve ... adına tescil edildiğini, davacının daha önce 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satımı konusunda davalı ... ile anlaştığını, davalı ...'ın 50.000,00 TL kapora ödediğini fakat sonrasında kalan ödemeyi yapmaması nedeniyle satış işleminin tamamlanmadığını, davalı ... satış işlemleri tamamlanıp parayı geri aldıktan sonra davacının oğullarına 50.000,00 TL'yi davalı ...'a ödemeleri gerektiğini ifade ettiğinden davalı ...'ın da davalı tarafla işbirliği içinde olduğunu düşündüklerini ileri sürerek dava konusu 203 ada 1 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat talep etmiş, davacı ... yargılama sırasında 19.06.2015 tarihinde kısıtlanarak kendisine oğlu ... vasi olarak atanmış, davacının ölümüyle mirasçıları davaya devam etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın emlak işiyle uğraştığını, dava konusu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazı yeğeni davalı ... adına 410.000,00 TL bedelle, diğer dava konusu 203 ada 5 parsel sayılı taşınmazı 450.000,00 TL bedelle yeğeni davalı ... adına satın aldığını, satışa ilişkin dekontların ellerinde olduğunu, diğer yandan davacı ...'nın parmak izi, davacının oğulları ... ve ...'un imzası ile alıcı davalı ...'ın imzası bulunan belgede davacının satış işlemine ilişkin parasını tamamen aldığına dair bilginin yer aldığını, ayrıca 10.04.2015 tarihli muvafakatname başlıklı yazıda davacı ...'ın olası mirasçılarının bu satış işlemine rızaları bulunduğuna dair imzalarının yer aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının daha önce dava konusu taşınmaz için kapora ödediği ve davacı tarafın hem kaporayı ödemediği hem de taşınmazı başkasına satması nedeniyle davalıyı mağdur ettiğini, eldeki davada davalının dava konusu taşınmazla bir alakasının olmadığını nitekim davacının ceza soruşturması için alınan beyanında da davalı ...'ı mağdur ettiğini beyan ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... mirasçıları, mirası reddettiklerine ilişkin Mahkeme kararı sunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışı gerçekleşecek olan taşınmazlar için davacının bütün mirasçılarının muvafakatlarının alındığı, aynı zamanda 16.04.2015 tarihli belgede satıcı (...), alıcı (...) ve şahitler ..., ... ve ... şahitliklerinde tarafların 203 ada 1 parselin parasının ödendiğine dair sözleşme imzalandığının anlaşıldığı, davacının taşınmazın bedelinin kendilerine verildiği ancak sonradan kendisinden alındığını belirttiği, ATK'dan gelen raporda da davacının satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, satışların davacının iradesi doğrultusunda yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılarca davacı ...'nın aldatıldığı ispatlanamadığından davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında ödemenin davacıya yapılmadığının anlaşıldığını, taşınmazların gerçek bedeli ile satış bedeli arasında fahiş fark bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; sadece dava konusu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için anlaşma yapılmışken davalıların hileli davranışlarla muris davacı ...'a ait 203 ada 5 parsel sayılı taşınmazı da davacının elinden aldığını, muris ...'ın hukuki işlemleri tek başına yapamayacağının sağlık raporlarından anlaşıldığını, bankaya yatırıldığı belirtilen paraların ne davacı ... adına ne de vekili ... hesabına yatırılmadığını, vekil ... ile diğer davalıların işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı muris ...'ın kısıtlanarak kendisine vasi atandığını, bu nedenle hukuki işlemleri tek başına yapmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, Mahkemece verilmiş kısıtlama kararı varken ATK'dan alınan raporun Mahkemece esas alınmasının hatalı olduğunu, vekil davalı ...'ın davacı murise ait en kıymetli iki taşınmazını sattığını, vekilin vekalet görevine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile ile alınan vekaletnamenin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'nın .... Noterliğinin 10.04.2015 tarihli ve ... numaralı vekaletnamesiyle İstanbul İli ... İlçesinde bulunan taşınmazlarını dilediği kişiye dilediği bedelle satması hususunda davalı ... ve oğlu ...'yı vekil tayin ettiği; 16.04.2015 tarihli ve 4257 yevmiye numaralı resmi senetle, dava konusu 203 ada 1 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar için 'tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı kullanılması ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar ile sürekli ikamet edilen konut bulunması nedeniyle rayiç bedelin yüzde 50'si üzerinden satılan bu taşınmazın sonradan farklı bir amaçla kullanılması halinde son kayıt malikinden aradaki farkın yasal faiziyle alınacağına' ilişkin beyan konulduğu, davacı ...'a vekaleten davalı ... tarafından dava konusu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 410.000,00 TL bedelle davalı ...'a, dava konusu 203 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 450.000,00 TL bedelle davalı ...'a satış suretiyle devredildiği; aynı resmi senette davacı ...'a ait dava dışı 8 taşınmazın vekil ... tarafından davacının oğlu ...'ya satış suretiyle devredildiği; dava konusu 203 ada 1 parsel sayılı taşınmazda Hazine lehine 08.04.2015 tarihli 88.434,00 TL, dava konusu 203 ada 5 parsel sayılı taşınmazda Hazine lehine 27.03.2014 tarihli 210.998,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.