Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1911 E. 2025/2558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1911
- Karar No
- 2025/2558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/189 E., 2024/508 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/622 E., 2021/625 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.07.2009 tarihli davalıya ait taşınmaz üzerinde 60 adet dairenin kaba ve ince imalâtlarının anahtar teslimi yapım işi konulu sözleşme imzalandığını, ardından 19.08.2010 tarihli sözleşme ile de bazı ek imalâtların yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, akabinde yine tarafların 21.09.2013 tarihli bir protokolle sözleşme harici imalatlardaki fazlalık ve farkların tespitinin 485.000,00 TL olduğunu belirlediklerini, son olarak 22.07.2014 tarihli protokolle ise bir takım işlerin davalı iş sahibi tarafından yaptırılacağı, buna karşılık bunların bedelinin yüklenicinin alacağından düşüleceğinin belirlendiğini, davacı yüklenicinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı arsa sahibi kooperatifin 26.04.2015 tarihinde yapılan genel kurulunda sözleşmenin feshi ve kalan işlerin kooperatifçe yapılması yönünde karar aldığını, davacı yüklenici şirkete bir kısım ödemeler yapıldığını ve müvekkilinin protokollerle davalı kooperatifçe yapılmasına karar verilen işler dışındaki yükümlülüklerinin yerine getirdiğini, sözleşmenin feshi sonrası yaptırılan tespit ile de davacının yükümlülüklerini yerine getirildiğinin ispatlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme dışında yapılan işler bedeli için 68.000,00 TL, 1.000,00 TL fiyat farkı alacağı ve 1.000,00 TL haksız fesihten kaynaklanan tazminatın işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiği, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi karşısında sürekli olarak yeni sözleşmeler imzalandığını, ancak her seferinde davacının işlerini tamamlayamadığını, davacının işi tamamlayamayacağının anlaşılması üzerine işin feshedildiğini beyan etmiş, karşı davasında da, davacının yaptığı işlere karşılık tüm ödemelerin yapıldığını, işin yarım bırakılması ile davalı kooperatifin zararının oluştuğunu belirtilerek tüm maddi zararı için şimdilik 1.000,00 TL ve tüm haksız ve fazla ödemeler için şimdilik 1.000,00 TL’nin işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bakiye hakedişinin dava tarihi itibariyle 281.876,86 TL olarak hesaplandığı, sözleşmeler kapsamında davacı yüklenici tarafından ödenmesi gerekirken yüklenici adına davalı kooperatif tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye hakediş tutarının 92.496,45 TL olduğunun anlaşıldığı ancak taleple bağlı kalınarak 68.000,00 TL hakediş bedeline hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafın bahsettiği şekilde bir fiyat farkı alacağı doğmadığı, inşaatın tamamlanamaması nedeniyle davalının feshinin haklı bulunduğu, davalı-karşı davacı tarafın bu nedenle meydana gelen zararlarını talep edebileceği, ancak davalının gecikmeye bağlı olduğunu iddia etiği zararları ispatlar nitelikte delili bulunmadığı, davacı müteahhit adına yapılan SGK ve vergi ödemeleri gibi giderlerin davacının açtığı asıl davada yapılan hakediş hesabında dikkate alındığı, bu kalemler yönünden de başkaca zarar oluştuğu kabul edilmediği gibi yükleniciye yapılmış haksız ve fazla ödeme bulunmadığı, davacının hakediş alacağının asıl davada hükme bağlandığı, bu kalem yönünden de iadesi gereken bir tutar olmadığı, davalının haksız ve fazla ödemeler ya da yüklenicinin kusuru ile sona eren inşaat sözleşmesi nedeniyle uğradığı maddi zararlar yönünden açılan karşı davasının reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 68.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Taraf itirazları değerlendirilmeksizin yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğunu, b. Bilirkişilerin hakediş hesaplamasını yaparken tüm inşaat bitmiş gibi hesaplama yaptıklarını, davacının kendi yaptırdığı tespit dosyasında dahi 300.000,00 TL'ye yakın ayıp ve kusurlu işler bedeli çıkarken bilirkişilerin toplamda sadece 229.480,00 TL’lik nefaset bedeli belirlediğini, c. Yapı kullanım ve oturma izni alınması aşamasında SGK ilişiğinin kesilmesi zorunluluğundan kaynaklanan ve tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olduğu borçların taraflarına yüklendiğini, d. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda, Yerel Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince feshin haklılığı ile nefaset bedeli talepleri kabul edilerek davacının taleplerinden indirim yapılmasına rağmen, karşı davanın külliyen ispatlanamaması sebebi ile reddine dair verilen karar, Bölge Adliye Mahkemesince de; "gecikmeye bağlı olarak zararlara ilişkin ve bu zararları tespit eden mahiyette dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmadığı" iddiasıyla onanmışsa da sözleşmenin feshine neden olan davacıdan kaynaklı kooperatifi zararlarının dilekçelerde açıklandığını ve buna ilişkin delillerin dosyaya sunulmasına rağmen değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.