Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1838 E. 2025/2505 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1838
- Karar No
- 2025/2505
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/176 E., 2024/63 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/70 E., 2021/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.11.2015 tarihinde "Tesisler Dairesi Başkanlığı 4. Bölge İnşaatlarının Yapı Denetim Danışmanlık Hizmet Alımı İşi" sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında ...-Merkez Buz Pateni Spor Salonu ve ... Sentetik Yüzeyli Atletizm Pisti işinin denetiminin davacı sorumluluğunda olduğunu, 17.04.2017 tarihinde mahallinde yapılan denetimlerde şantiye sahasında çalışmanın olmadığı, şantiyeye getirildiği tutanak altına alınan bir kısım inşaat malzemesinin şantiye sahasından uzaklaştırıldığını, basit montajlı bir kısım imalatların sökülerek yüklenici tarafından götürüldüğünün tespit edildiğini, durumun davalı iş sahibine bildirilerek tutanağın müştereken imza altına aldığını, dava dışı yükleniciye tutanağın bir örneğini gönderilerek işin geçici kabule hazır hale getirilmesine yönelik ihtar çekildiğini, dava dışı yüklenicinin sözleşme hükümlerini yerine getirememesi nedeniyle sözleşmelerin feshedildiğini, fesih sonrası yeni imalat olmadığından başkaca denetimin yapılmadığı, dava dışı yükleniciye fazla yapılan ödemelerin müvekkil şirketin hakediş alacağından kesildiğini, ancak dava dışı yükleniciye yapılan fazla ödeme nedeniyle müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.720.000,00 TL bedelli bir sözleşme olduğunu, ancak sözleşmenin bitim tarihi itibariyle revize sözleşme bedelinin 3.151.574,92 TL olduğu, sözleşmenin "Cezalar ve Kesintiler" başlıklı 17.1 maddesinde kesilecek cezaların toplamının sözleşme bedelinin %30'unu geçemeyeceği kuralına yer verdiğini, taraflar arasındaki revize edilen sözleşme bedeli karşılığında 2.128.439,02 TL fazla ödeme bedeli talebinin yasal ve hukuki dayanağının bulunmadığını, 4735 sayılı Kanunun Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi başlıklı 24. maddesinin son fıkrasına göre; “Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir” düzenlemesine göre işin sözleşme bedelinden %80 daha az bir bedelle tamamlandığı anlaşılmakla, müvekkil şirkete yüklenicinin kârına karşılık ödeme yapılmasının gerektiğini, 2013 yılı sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gereken 277.219,06 TL tutarındaki cezanın, 2015 yılı sözleşmesine ait hakedişlerden kesilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kesin teminat ile ek kesin teminatın irat kaydedilmesi işleminin yasaya aykırı olduğunun tespiti ile teminat tutarının ticari faiziyle birlikte tahsilini, hak edişinden kesintilerinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesini, yüklenici kâr ve genel giderinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının kısmi dava açmada hukuki yararı olmadığını, davacı şirket denetiminde olan işin iş programına göre ilerlemediğinin tespit edildiğini, dava dışı yüklenicinin ihtara rağmen işe devam etmemesi üzerine sözleşmelerin feshedildiğini, sözleşmenin 17. maddesine dayanarak yapılan davacının hakedişlerinden yapılan kesintilerde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, sözleşme bedelinin 5.720.000,00-TL olduğunu, revize bedel üzerinden hesaplamanın mümkün olmadığını, davacının yapmış olduğu gerçek giderler ile yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin %80'i ile gerçekleşen iş tutarının %5'inin kendisine ödenmesi gerektiğini iddiaların tamamlanmış bir iş olmadığından hukuki bir geçerliliği olmadığını, 2015 yılı sözleşmesine ait hakedişten yapıldığını iddia edilen 277.219,06 TL kesinti talebe ilişkin başkaca davanın bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıdan teminat mektupları dahil kesilen toplam 2.128.439,00 TL'den davalı alacağı olan 434.755,67 TL düşüldükten sonra kalan miktar olan 1.693.683,33 TL'nin davacıya iadesinin gerektiği, söz konusu bedel içerisinde 343.200,00 TL ve 25.000,00 TL olmak üzere toplam 368.200,00 TL tutarın davalı tarafından irat kaydedilen teminat mektubu bedeli olduğu tespit edildiği, öncelikle irat kaydedilen bu teminat mektubu tutarının iade edilmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, yüklenici kârı yönünden taleplerin ise dava dışı yüklenicinin taahhüdü altında bulunan yapım işlerini yarım bırakması nedeniyle davalı idarenin sözleşmeyi feshettiği, işin geçici kabul işleminin yapılmadığını, fesih nedeniyle danışmanlık hizmet işinin sözleşme bedelinin altında tamamlanması durumunun söz konusu olduğu, danışmanlık hizmet alım işinin sözleşme bedelinin %80'inin altında tamamlanmasında davalı idarenin kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davacının yüklenici kârı yönünden taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebinin kabulü ile davalı lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dosyada olumsuz hava koşulları nedeniyle kesinti yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, imalatların hava koşulları nedeniyle bozulduğu iddiasının kabul edilebilir olmadığını, dava dışı yüklenicinin işi bıraktığını ve yapım işinde duraklama olduğunu, davacının; davalı iş sahibi idarenin zararının oluşmasını engellemesi gerektiğini, dava dışı yükleniciye fazla ödenen kısmın davacıdan tahsil edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını beyan etmektedir.
2.Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 24/son maddesi uyarınca sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenmesi gerektiğini, talebin kusura bağlı olmadığını, kaldırma kararı sonrası güncel AAÜT üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.