Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12422 E. 2025/15864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12422
- Karar No
- 2025/15864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1937 E., 2022/1504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/357 E., 2020/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirketin hasar departmanlığını yapan dava dışı .. tarafından, müvekkili şirket nezdinde 20 15... /1 sayılı hasar dosyasında muhtelif sahte belgeler vasıtasıyla, gerçek olmayan bir hasar için davalı ...'nun hesabına 350.000,00 USD tazminat ödemesi yapıldığını, 17.08.2015 günü müvekkili şirketin gizli bildirim hattına 350.000,00 USD tutarlı tazminat ödemesinin tüm evraklarının sahte olduğu şeklinde ihbar geldiğini, yapılan araştırmada evrakların tamamının sahte olduğunun anlaşıldığını, dava dışı müvekkili şirket çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunulmasından sonra İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, müvekkili şirketin 350.000,00 USD ödeme yapmasına yersiz yere sebebiyet veren .. ile davalı ... hakkında 350.000,00 USD'nin tahsili için İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin 2017/12309 sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 esas sayılı dava dosyasında, dava dışı ..'nın müvekkili adına sahte vekaletname, tazminat makbuzu, ibraname başlıklı belge düzenlediğinin tespit edildiğini, ayrıca müvekkiline gösterilen nüfus cüzdanında değişiklik yapılarak fotoğraf kısmına başka bir kişiye ait fotoğrafın eklendiğinin belirlendiğini, dava dışı ..'nın düzenlediği belgelerde, müvekkilini avukat olarak gösterip, müvekkilinin ismi ve oynanmış nüfus cüzdanı sureti üzerinden gerçek bir hasar dosyası varmış gibi müvekkilinin de zarara uğrayan şahsın avukatı gibi işlem tesis ederek sigorta şirketinden haksız kazanç sağladığını, ..'nın hukuka aykırı eylemleri sebebiyle müvekkili tarafından .. hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ..'nın, ...de çalıştığını, bir sigorta dosyasından, sigortalı bir müşteriye para ödemesi yapılacağını ancak müşterinin hesaplarında bloke olduğu için ödemeyi başka bir hesaba yapıp oradan müşteriye göndereceklerini, bunun rutin bir uygulama olduğunu, müvekkilinin USD hesabı açmasını ve nüfus cüzdanının bir adet suretini kendisine göndermesini istediğini, müvekkilinin de ..'ya güveni sebebiyle .. Bankası .. Şubesinde dolar hesabı açtığını, ...tarafından bu hesaba 350.000,00 USD yatırıldığını, ..'nın da parayı bir hafta sonra teslim alacağı gerekçesiyle müvekkilinin kuzeninin hesabına aktarıldığını, bir hafta sonunda dava dışı ...'ya elden teslim edildiğini, olayın bundan ibaret olduğunu, dava dışı ...'nın müvekkilinin nüfus cüzdanını kullanarak ve aracı kılmak suretiyle sigorta şirketini dolandırdığını, müvekkilinin iyi niyetinin ... tarafından suistimal edildiğini, davacı ...nin ...'nın iş vereni olması sebebiyle özen yükümlülüğü altında olduğunu ve ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacının % 20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hasar dosyası, incelenen İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/253 esas sayılı dava dosyası, alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi raporuna göre, önceden davacı ... şirketinde çalışan dava dışı ...'nın şirketteki konumu ve pozisyonun vermiş olduğu imkan ile sahte bir riziko olayı gerçekleştirerek, sahte belgeler ve vekaletnameler ile olmayan bir ölüm olayını varmış gibi hasar dosyası oluşturduğu, davalının kimlik bilgilerini de kullanarak gerçekte olmayan ölen kişinin yasal mirasçılarına vekaleten davalının hesabına hasar ödemesi yapılmasını sağladığı, davalının, dava dışı ...'yı kardeşi vasıtasıyla önceden tanımakta olduğu, dava dışı ...'nın yönlendirmesiyle davacı ... şirketinin yapacağı ödeme için bir bankada döviz hesabı açtırmış olduğu ve bu sigorta bedelinin kendi hesabına gönderilmiş olduğu, bu sebeplerle davalının hukuka aykırı yapılan işlemlerden dolayı hukuken sorumlu olduğu, ''bir kişinin sigorta bedelinin ödenmesi hususunda sigortalının hesaplarında bloke var bu yüzden başka bir hesaba para aktarılması gerektiği'' yönündeki beyan ve savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğu, davalının bu savunmasının hukuken yerinde olmadığı, davalı borçlunun borca ve ferilerine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenilmesi talep edilmiş ise de dava konusunun haksız fiile dayalı alacak olması sebebiyle davalının ceza dosyasında, hakkında verilecek beraat veya mahkumiyet kararının davanın sonucuna etkili olmayacağı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza dosyasında verilen kararın hukuki hakimini bağlamayacağı kuralı da dikkate alınarak bekletici mesele yapılması talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin 2017/12309 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 350.000 USD (Asıl alacak olan Amerikan Dolarının takip tarihindeki satış kuruna göre 350.0 00... .5925 TL=1.257.375,00 TL) üzerinden hesaplanan 251.475,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve davalının cevap dilekçesindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı, 06.11.2019 tarihli duruşmada taraf vekillerinin hazır olduğu, bir sonraki celsede sözlü yargılamaya geçileceği ve duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda karar verileceğinin ihtar edildiği ve sonraki celsede esas hakkında karar verildiği, bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 184-186. maddeleri uyarınca yerinde olmadığı, banka dekontu dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporu, somut verilere dayanmakta olup denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalıya ait banka hesabı kayıtları, dosyaya yansıyan iddia ve savunmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sahte hasar dosyası oluşturularak hasar bedelinin davalıya ait döviz hesabına ödendiği, her ne kadar davalı bu bedeli daha sonra dava dışı sigorta çalışanı olan ve sahte hasar dosyasını hazırlayan ...'ya ödediğini ileri sürmüş ise de davalının sahte hasar dosyası düzenlenerek hasar bedeli ödemesi nedeniyle davacı ... şirketinin uğradığı maddi zararın tazmininden kusuru nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/253 esas sayılı dosyasında görülen davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, sözlü yargılama duruşmasında mazeretli sayılma taleplerinin reddine karar verilerek yokluklarında davanın karara bağlandığını, eksik ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, müvekkilinin davacı şirketin çalışanı dava dışı ...'ya nüfus cüzdanını verdiğini ve ... tarafından müvekkilinin güveni suistimal edilerek cüzdan suretinin kullanıldığını ve sigorta şirketinin dolandırılarak haksız kazanç sağlandığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarında da görüleceği üzere dava konusu hukuka aykırı işlemlerin tamamının dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacının tazmin taleplerini dava dışı ...'ya yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Dosya kapsamından; İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli, 2023/268 esas ve 2024/426 karar sayılı ilamı ile, dava dışı ... ve eldeki dava dosyasında davalı ...'nun üzerine atılı Türk Ceza Kanunu'nun 37. maddesi delaletiyle iştirak halinde sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle aynı Kanun'un 158/1-k maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, tarafların istinafa başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin 07.04.2025 tarihli, 2025/1119 esas ve 2025/1056 karar sayılı ilamı ile Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan ...Ş. vekili ile dava dışı diğer sanıkların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.