Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15358 E. 2025/15865 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15358
Karar No
2025/15865
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1031 E., 2022/1249 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2022/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'a ait iş yerinde meydana gelen yangının davacının iş yerine sirayet etmesi sonucu davacının işyerinin çatısı ile işyerinde bulunan davacının müşterilerine ait lastiklerin yanmasına neden olunduğunu, ayrıca yangında ve yangın söndürme faaliyeti sırasında müvekkiline ait işyerindeki rot ayar makinesi, lift ve dükkan içerisinin yanmak ve ıslanmak suretiyle zarar gördüğünü, olay yerinde tutulan itfaiye müdürlüğü ve emniyet müdürlüğünün yangın ve olay yeri inceleme raporlarında, yangının davalı ...'a ait işyerindeki hurdaların oksijen kaynağı ile kesimi sırasında çıkan kıvılcımların çatıya sıçrayarak çıktığının tespit edildiğini, müvekkilinin iş yerinde oluşan zarardan davalı ...'ın sorumluluğunun bulunduğunu, diğer davalı ...'a oksijen kaynağı yapması konusunda emir ve talimat verdiğini, bu kaynak işlemi neticesinde yangına sebebiyet verildiğini ve davacının uzun süre iş yapamadığını ve kar kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 178.188,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin mülkiyetinde bulunan ve yangının çıktığı taşınmazda bulunan iş yerinin dava dışı ...ve ortağı tarafından işletildiğini, iş yerinde kullanılmayan boya fırını bulunduğunu, yangının hurdacı olan davalı ... ve fırın sahibi tarafından boya fırınının sökülmesi esnasında çıktığını, yangının çıktığı taşınmazın yan tarafında işyeri bulunan davacı ...'un, söz konusu atıl duran fırının üzerindeki yerde çatının bölme arasındaki duvarı yıkıp kendisine ait olmayan çatıyı kullandığını, davacının davalı müvekkilinden habersiz olarak bu depoya kendi lastiklerini doldurmak suretiyle yangın çıkmasına sebebiyet verdiğini ve davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarih, 2017/392 esas ve 2020/112 sayılı kararı ile davacının işyerinin yanında davalı ...'a ait bulunan iş yerinde diğer davalı ...'ın oksijen kaynağı yapması sırasında yangın çıkması sonucu davacının iş yerinin hasar gördüğü, iş güvenliği uzmanından alınan bilirkişi raporunda, davalı ...'ın; işverenin çalışma yapılırken gerekli tedbirleri almak ve aldırmak durumunda olduğu, davalı işveren tarafından iş yerindeki risklere karşı gerekli güvenlik tedbirleri aldırılmadığı, bu nedenle adı geçen davalının % 40 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı ...'ın çalışma yaparken gerekli tedbirleri almadığı, söküm işinin cıvatalardan sökülerek yapılması gerekirken, oksijenli alevli kesim yapılmak sureti ile yapıldığı ve yangına sebep olunduğu, bu nedenle davalı ...'ın % 40 oranında kusurlu olduğu, davalı ...’ın iş yerinin çatı tahliyesinde bulunan yanık lastik enkazları dikkate alındığında davacının lastiklerin bir kısmını davalının çatı arasına koyduğunun anlaşıldığı, davacının kendi işyeri haricinde davalının çatısına, özellikle baca dibine eski lastikleri koyması sonucu lastiklerin alev alarak yangınının büyümesine sebep olması nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Çorum 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/12 D.İş dosyası ve 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca belirlenen hasar miktarından davacının kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle tazminat tutarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 178.188,00 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren, kalan 168.188,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 17.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2021 tarih, 2021/123 esas ve 2021/177 sayılı kararı ile davacının talebine konu iş yeri, iş yerinde bulunan müşterilere ait lastikler, dava dilekçesinde bahsi geçen bir kısım makineler ve kazanç kaybına ilişkin talepleri yönünden (davacının dosya içerisinde mevcut rapora göre olay nedeni ile %20 oranında kusurlu olduğu da kabul edilerek) ayrıntılı, taraf ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınması, işbu rapora itiraz edilmesi halinde itirazları değerlendirir ek rapor da alınması suretiyle ve ayrıca bu şekilde belirlenecek tazminattan mahkemece olayın özelliklerine göre bir miktar hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmaması gerektiği hususunun da karar yerinde gösterilip tartışılması (ve ayrıca tarafların usuli kazanılmış haklarının da gözetilmesi) suretiyle karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-1/a.6. maddesi gereğince kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine ve kaldırma sebebine göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş güvenliği uzmanından alınan 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının % 20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı ...’ın iş yerinin çatı tahliyesinde bulunan yanık lastik enkazları dikkate alındığında davacının lastiklerin bir kısmını davalının çatı arasına koyduğunun anlaşıldığı, davacının kendi işyeri haricinde davalının çatısına, özellikle baca dibine eski lastikleri koyması sonucu lastiklerin alev alarak yangının büyümesine sebep olduğu, bu nedenle davacının müterafik kusurunun bulunduğu kanaatine varıldığı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında indirim yapıldığı, 21.04.2021 tarihli hasar bedelinin tespiti hususunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dinlenen tanık beyanları ve özellikle yangının hemen akabinde aldırılan Çorum 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/12 D.İş dosyasında yapılan tespit ve değerlendirmeye göre 265 takım lastik hasarının meydana geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 138.447,36 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin olay tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren, kalan 128.447,36 TL'sinin ıslah tarihi olan 17.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf incelemesine konu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmadığı, bu nedenle istinaf edenin aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ve bu durumda davacı lehine (davalı ... yönünden) usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanamayacağı, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kaldırma kararı sonrası verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ... vekili ve davalı ...'ın yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yangının çıktığı taşınmazın yan tarafında işyeri bulunan davacının söz konusu atıl duran fırının üzerindeki yerde, çatının bölme arasındaki duvarını yıkıp kendisine ait olmayan çatıyı kullandığını ve fırının üzerinde kalan bölgeye lastik istiflediğini ve boya fırının sökümü esnasında atıl durumda bulunan lastiklerin yangına sebebiyet verdiğini, çatı arasına azami 120 adet lastik sığabileceğini, davaya konu edilen lastiklerin çatıya sığıp sığmayacağı araştırılmadan, ikinci el lastiklerin kimlere ait olduğu araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, yıllık gelir vergisi beyanları ile davacının beyanlarının birbiri ile örtüşmediğini, müvekkilinin rızası hilafına çatı katına lastikleri doldurmak suretiyle yangının çıkmasına sebebiyet verenin davacının kendisi olduğunu ve davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun buunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılardan ...'ın iş yerinde çıkan yangının davacının iş yerine sıçraması sonucu davacının iş yerinde meydana gelen zarar ile kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15358, K. 2025/15865, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-15358-e-2025-15865-k-028a505fabdb