Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13628 E. 2025/15020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13628
- Karar No
- 2025/15020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1492 E.-2022/1455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1045 Esas-2020/60 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin poliçesi kapsamında 34... plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'ın %100 kusuru ile 24.07.2015 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığını, davacının 24/07-08-09-10-11-12-/2015, 01-02-03/2016 tarihleri arasında tüm dönemi raporlu olarak geçirdiğini, 24.07.2015 tarihinde brüt 44.453,00 TL, 2016 yılında ise brüt 47.943,88 TL aylık maaşla görev yaptığını, kaza tarihinden tedavi sürecinin sonlandığı 01.04.2016 tarihine kadar hiç çalışmadığını, belirtilen dönemlerde 210.338,79 TL gelir elde etmesi gerekirken SGK tarafından kendisine raporlu dönem içinde toplam 44.375,66 TL ödeme yapıldığını, raporlu dönemde 165.963,13 TL zarara uğradığını, davacının vücut bütünlüğünde %5 oranında maluliyet gerçekleştiğini, davalı ... şirketine talepte bulunulduğunu ve davalı tarafından 10.08.2016 tarihli aktüeryal hesaplama kapsamında 196.939,00 TL ödendiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, bunun .. .. Noterliğinin 01.09.2016 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirilmesine rağmen itirazlarını yanıtsız bıraktığını, şirketin kayıtsız durumu karşısında dava dışı bir danışmanlık firmasınca yapılan hesaplamada davalı şirketin hesaplama yönteminin doğru olmadığı, zararının hesaplamada belirtilen 196.939,00 TL'lik miktardan çok daha fazla olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle işbu davanın açılması zaruri olduğunu, tespit edilecek zarardan, davalı ... tarafından yapılan 196.939,00 TL ödemenin mahsubu ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bakiye 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren davalı ... şirketinden kaza tarihinden itibaren diğer davalı ...'dan yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 32.520,96 TL'nin davalı ... Sigortadan 16.08.2016, davalı ...'tan 24.07.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece Devlet hastanesinden alınan rapor gerekçe gösterilerek kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, raporlu olduğu dönemde alınan ücretin sosyal yardım olduğunu ve tazminattan düşülmesinin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora ve aktüer raporuna tarafların itiraz etmediğini bu nedenle kesinleştiklerini ve kazanılmış hak olduğunu buna göre de talep arttırım yaptıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle talep edilen maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.