Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10025 E. 2025/15462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10025
- Karar No
- 2025/15462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/301 E., 2022/347 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Av. .. geldi. Davacılar adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacı ...'in eşi diğer davacıların babası ..'in 22.11.2015 tarihinde davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile karayolunda seyir halinde iken, kusuru ile yol açtığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, ölenin eş ve çocuklarının bu nedenle destekten yoksun kaldığını belirterek her bir davacı için 3.000,00 TL olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte toplam 9.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, 08.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini davacı eş .. için 241.891,03 TL'ye çocuklardan .. için 5.084,01 TL'ye .. için 41.445,28 TL olmak üzere toplam 288.420,32 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı şirkete ölüm halinde poliçede yazılı teminat ile sınırlı olmak kaydı ile Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası ile sigortalı olduğunu, oluşan zarardan gerçek kusur, gelir ve destek oranına göre tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca araç işleten ve sürücüsünün tazminat taleplerinin poliçe genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu, mirasçı olan davacıların da bu nedenle tazminat talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.20 17... /8 11... /646 karar sayılı kararı ile davacılardan ... için 246.530,13 TL, Doğan için 5.084,01 TL, .. için 32.578,03 TL olmak üzere toplam 279.533,07 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.07.20 17... /8 11... /646 karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karsı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli 2021/96 55... /2630 Karar sayılı kararı ile "...Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmamaktadır. Poliçenin teminat başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda; sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamasına göre, davacının davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından (HGK.nın 20.04.2021 tarih, 2021/17-86 E, 2021/516 K.sayılı ilamı da bu yöndedir.) ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddedilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak poliçenin teminat başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda; sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamasına göre, davacıların davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine toplam bedel üzerinden tek vekalet hükmedildiğinden ve bu husus davalı tarafça temyiz edilmediğinden kazanılmış hak ilkesi uyarınca yine aynı şekilde davalı lehine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyanla hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin ve davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesinde "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" düzenlemesine, 4. fıkrasında ise " Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davalı vekil ile temsil edilmiş ve davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup reddedilen miktarlar üzerinden reddedilen miktarı geçmemek üzere ayrı ayrı maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “dava müddeabihi üzerinden hesaplanan 28.639,42 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacı ...'den 5.100,00 TL, davacı ...'den 5.084,01 TL, davacı ...'den 5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde davacılar ve davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.