Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8296 E. 2025/15439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8296
- Karar No
- 2025/15439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1288 E., 2022/681 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/86 E., 2020/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı asil ... ve davalılar vekili Avukat ... .. .. geldiler. davalı asıl ... ve tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzman çavuş olarak görev yaptığını, olay tarihi olan 12.10.2013 tarihinde dargın olduğu amcası ve yeğenleri ile aralarındaki arazi anlaşmazlığını çözmek için memleketine gittiğinde çıkan tartışma neticesinde davalılarca silahlı saldırıya maruz kalarak yaralandığını ve sakat kaldığını, uzun süre tedavi gören müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 267.799,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu, dava konusu olayda davacının müvekkillerinin yanına gelerek hakaretler ettiğini, davacının müvekkillerini darp ettiğini, dava konusu olay ile ilgili verilen kararın temyiz edildiğini, suç vasfının değişebileceğini, müvekkilleri tarafından davacının tazminat alacağına karşılık ayni ve nakdi ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 200.749,70 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 151.220,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı istemi ile fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (...'un 25.000,00 TL'sinden, ...'un 5.000,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde müvekkilini yaraladıklarını ve bu nedenle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ceza dosyasında müvekkilinin yaralanmasına ilişkin alınan adli raporlar ve davalıların kastının yoğunluğu dikkate alındığında davalıların kusurlu olduğunu, hukuk hakiminin ceza mahkemesinin kabulü ile bağlı olmadığını, haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmasının yerinde olmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezliği olduğunun adli tıp raporu ile sabit olduğunu, müvekkilinin .. .. olduğunu, asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri tarafından davacının tazminat alacağına karşılık 3 adet arsa vasfında taşınmaz devredildiğini ve 15.000,00 TL nakit para verdiklerini, bu hususun tanık beyanları, aynı tarihli şikayetten vazgeçme dilekçeleri ve mülkiyet devirleri ile sabit olduğunu, ödemelerin davacı tarafından da ikrar edildiğini, her ne kadar davacı şikayetten vazgeçmeye karşılık bu ödeme ve devirleri kabul ettiğini beyan etmiş ise de ceza yargılamasına konu suçların şikayete tabi olmadığını, davacının esas amacının tazminat yerine geçecek menfaatleri alması olduğunu, tazminata hükmedilirken bu ödemelerin dikkate alınmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereğince tazminattan daha fazla indirim yapılması gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından peşin sermayeli gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların davacıya yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine dair somut delil bulunmamasına, ceza mahkemesince uygulanan haksız tahrik indirimi oranında maddi tazminat miktarından indirim yapılmasının yerinde olmasına, hesap raporunda esas alınan gelire yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olmasına, davalılar tarafından tazminata mahsuben ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de ödemeye ilişkin yazılı delil bulunmamasına, davacı asılın 23.02.2017 tarihli duruşmada alınan beyanında bir miktar tazminat aldığını kabul etmiş ise de bu miktarın talep ettiği tazminatlara mahsuben aldığına dair kabulü olmamasına, davalılar tarafından ödeme olgusunun ispat edilememiş olmasına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.