Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/419 E. 2025/5299 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/419
- Karar No
- 2025/5299
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2547 E., 2024/1774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/53 E., 2022/162 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacılar; murisleri ...'nun, kardeşi olan davalı ...'i, ... Gıda Tar. Teks. Tohum Güb. Tic. Paz. Ltd. Şti. ile yine ... Tavukçuluk Tic. Paz. Ltd. Şti.'nin ortakları olmaları nedeniyle Şirketin işleri ve kredileri için işlem yapmak üzere uzunca süre önce vekil tayin ettiğini, murisin 2014 yılında hastalandığını, bilinçli haraket etmediğini, davalı vekil ...'in murisin maliki olduğu dava konusu 838 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını 10.12.2014 tarihinde oğlu olan diğer davalı ...'e devrettiğini, 05.02.2015 tarihinde de taşınmazı adına tescil ettirdiğini, muristen alınan vekaletnamenin murisin bilincinin yerinde olmadığı dönemde kötüye kullanıldığını ve davalı ... ile murisin arasının iyi olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının 1/2 payının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Birleştirilen davada davacılar; asıl davaya konu 838 parsel sayılı taşınmazın yolsuz olarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın 1/2 payında davalı lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili; muris ... ile vekil ...’in kardeş olup aralarının iyi olduğunu, satış yetkisi de içeren vekaletnamenin murisin hastalığı döneminde düzenlenmediğini, dava konusu taşınmazın üç katlı bir bina ve bahçeden oluştuğunu, bir katında çalışanların oturduğunu, 1. katın davalı ... ve 2. katın da muris ... tarafından kullanıldığını, taşınmazın satış bedelinin 2008 yılında davalı ... tarafından ödendiğini, murisin ailesi ile arası iyi olmadığından, hastalanması üzerine taşınmazı satın alan kişi davalı olduğundan taşınmazın yarı payını davalıya devretmek istediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Birleştirilen davada davalı vekili; taraflar arasındaki yolsuz tescil iddiasının davalı yönünden bir bağlayıcılığı bulunmadığını, murisin ölümünden sonra mirasçıların birlikte kredi kullandıklarını, bankadaki bu sözleşmelere birlikte imza atıldığını, bankanın alacağının tahsilini uzatmaya yönelik olarak eldeki davanın açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.20 19... /119 Esas, 2019/156 Karar sayılı kararı ile; malikin iyiniyetli olduğu, ipoteğin fekkini gerektirir herhangi somut bir neden bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar ve birleştirilen davada davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.20 20... /152 Esas, 2020/726 Karar sayılı kararı ile; asıl dava yönünden vekil tarafından davalı Muhammet’e yapılan temlikte vekalet görevinin kötüye kullanılıp-kullanılmadığı iddiası değerlendirilmeden karar verildiği, birleştirilen dava yönünden ise eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin 06.04.20 21... /156 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen davada eksik harcın tamamlanmadığı ve işlemden kaldırılan dosyanın süresi içinde yenilenmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına; asıl dava yönünden ise iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne karar verilmiş, kararın asıl davada davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.20 22... /990 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararı ile; HMK'nın 184. maddesi ve 186. maddelerine uygun işlem yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı ...’in muris ...’a ait vekaletnameyi onun talimatı bulunmaksızın, dava konusu taşınmazı resmi işlemde satış şeklinde görünmesine rağmen bedelsiz olarak oğlu Muhammed adına tescil ettirdiği ve vekalet görevini kötüye kullandığı, davalı ...’in de vekil ...’in oğlu olması nedeniyle vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilebilecek kişilerden olduğu ve vekil ile fikir ve eylem birliğinde bulunduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı tarafın savunmasını yazılı delille kanıtlayamadığı, davalı vekilin, vekil edenin zararına diğer davalı ile birlikte işlem yaptığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile asıl davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların TMK’nın 6. maddesi kapsamında iddialarını kanıtlayamadığını, davalı ... ile kardeşi ...’ın birlikte ticari faaliyette bulunduklarını, her ikisinin de tek başına işlem yapma yetkilerinin olduğunu, murisin davalıyı farklı tarihlerde vekaletname düzenleyerek vekil tayin ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, murisin ailesi ile arasının açık olduğunu, muris hastalandığında hastane masraflarının davalı tarafından karşılandığını, muris ile davalı ...’in arasının açık olduğuna ilişkin iddianın da doğru olmadığını, tanık beyanlarından bu durumun anlaşıldığını, dava konusu taşınmazın zemin katının hizmetli, bir üst katının davalı ... ve en üst katının muris tarafından kullanıldığını, murisin, hastalığını öğrendikten sonra yarısı davalıya ait olan taşınmazı davalıya temlik etmek istediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacıların murisi ...’nun 31.05.2015 tarihinde öldüğü, geride davacıların mirasçı olarak kaldıkları, murisin 09.07.2001 tarihinde kardeşi olan davalı ...’i genel yetkiler içeren vekaletname ile vekil tayin ettiği, davalı ...’in dava konusu 838 parseldeki 1/2 payı ve dava dışı 760 parselin tamamını 10.12.2014 tarihinde oğlu olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, 05.02.2015 tarihinde de dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı ...’e devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 47.337,92 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.