Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3688 E. 2025/4048 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3688
Karar No
2025/4048
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 31.01.2024 SAYISI : 2022/2221 E., 2023/1683 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/220 E., 2022/187 K.

Taraflar arasında ketmi verese (yolsuz tescil) nedenine dayalı 3. kişi aleyhine önce pay oranında, ıslahla terekeye iade istemli tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ek kararıyla temyiz harcı yatırılmadığından temyiz dilekçesinin reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ek kararı ve 30.11.2023 tarihli kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kök muris ... mirasçısı olduklarını, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ..... Mahallesinde kain 1 26... (eski 330) parsel, ve 1 26... (eski 345) parsel sayılı taşınmazlarda kök murisin 192/384 payı olduğunu, kök muris ..... nüfus kayıtlarına aykırı olan Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.02.1994 tarihli ve 1994/202 Esas, 1994/156 Karar sayılı veraset ilâmı ile kök murisin tek mirasçısı olduğundan bahisle taşınmazdaki payların tek başına dava dışı mirasçı ... .... intikâlinin ardından aynı işlemle kök murisin başka mirasçıları da olduğunu bilen davalıya satıldığını, bu intikâl ve devir işlemine dayanak 1994 tarihli veraset ilâmının aynı Mahkemenin 14.07.1998 tarihli ve 1998/255 Esas, 1998/717 Karar sayılı hasımlı veraset ilâmıyla iptaline karar verilerek kesinleştiğini ileri sürerek taşınmazlarda davalıya devredilen dava konusu 192/384'er payların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiş, 27.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle kök muris terekesine temsilci atamak için süre istemiş ve davalı adına tapu kaydının iptali ile kök muris ... adına tescilini talep etmiştir.

2. Asli müdahiller ... ve .... vekili müdahale dilekçelerinde; kendilerinin de kök muris .... mirasçısı olduklarını ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep etmişlerdir.

3. Davacılar ve asli müdahiller kök murisi ... terekesine Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2019/124 Esas, 2019/1501 Karar sayılı kararıyla temsilci olarak ...'nın atanmasına karar verilmiş, kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine tereke temsilcisi tarafından Avukat ...'a verilen vekâletname dosyaya sunulmuştur.

II. CEVAP Davalı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış olup celsedeki beyanlarında davacıların muris .... mirasçıları olduklarını, bu hususa itiraz etmediği ancak ... .... kardeşlerinin bilgisi dahilinde dava konusu payları satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Kaldırma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli kararıyla; dava tarihinde keşfen tespit edilen değer üzerinden peşin harcın ikmâl edilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinini kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; öncesinde ... mirasçısı ... .... tarafından aynı konuda aynı davalı aleyhine 2012/552 Esasına kayden miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair hükmün, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/4678 Esas, 2017/6690 Karar sayılı kararıyla terekeye karşı 3. kişi aleyhine miras payının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilip bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine eldeki davada davacılar vekilinin talep sonucunu ıslah ederek muris .... terekesine iade talep ettiği, muris ... terekesine ...'nın tereke temsilcisi olarak atandığı, tereke temsilcisinin davacılar vekiline vekâlet vererek davayı takip ettiği, dosyaya sunulan veraset ilâmlarından dava konusu taşınmazları intikâl ve sonrasındaki satış işlemiyle davalıya devreden ... ... muris ... tek mirasçısı olmadığının anlaşıldığı, davalının duruşmadaki beyanları ve tanık beyanlarına göre muris .... başka çocukları olduğunu aynı köyde yaşamaları ve akraba olmaları sebebiyle davalının bildiği veya bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı 192/384'er hissenin iptali ile iptal edilen hisse miktarında muris ... terekesine iadesine, diğer hisselerin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

A. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalının taşınmazları satın aldığı ... ... çok tanımadığını, ... mirasçısı olduğunu bilmediğini, tapu kaydına güvenen iyiniyetli üçüncü kişi olarak satın aldığını, davalı tanıklarının dinlenmediğini, davacı tanıklarının davalının farklı köyden olduğunu beyan ettiklerini, genel olarak beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının ... başka mirasçıları olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, davacıların miras paylarını değil ancak terekeye iade isteyebileceklerini, ıslah talebine davalının muvafakatı olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının taşınmazları satın aldığı ... .... Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.02.1994 tarihli ve 1994/202 Esas, 1994/156 Karar sayılı veraset ilâmına göre muris .... tek mirasçısı olduğunun tespit edildiği, aynı Mahkemenin 14.07.1998 tarihli ve 1998/255 Esas, 1998/717 Karar sayılı hasımlı veraset ilâmı ile anılan önceki veraset ilâmının iptaline karar verilerek yeni veraset belgesi alındığı, eski veraset ilâmının böylece geçersiz olduğu, buna göre muris ... tek mirasçısı ... ... olmadığından ... ... adına yapılan intikâl ve tescil işleminin yolsuz hale geldiği, davalı tapu malikinin de muris ... başka çocukları olduğunu aynı köyde yaşamaları ve akraba olmaları nedeniyle bildiği veya bilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazı satın aldığı ...'ın kimin mirasçısı olduğunu bilmediğini, bedeli ödeyerek satın aldığını, tapu kaydına güvenen iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacılarla aynı köyde yaşamadığını, davalı tanıklarının dinlenmediğini, davacıların ancak terekeye iade isteyebileceklerini ancak kendi paylarını talep ettiklerini, ıslah ile taleplerini değiştiremeyeceklerini, yapılan ıslahın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, terekeye karşı üçüncü kişi aleyhine yolsuz tescil (ketmi verese) hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, ıslah sonrası terekeye iade istemli tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalının 31.01.2024 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararının davacıya 15.12.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından 29.12.20 23... .01.2024 tarihli sayman mutemedi alındılarına istinaden nispi temyiz karar ve başvuru harcını da yatırarak Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararını süresi içinde temyiz ettiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince hatalı olarak 31.01.2024 tarihli ek karar ile nispi temyiz harcını ikmal etmediği gerekçesiyle davalının temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, Dairenin 10.04.2025 tarihli ve 2024/1161 Esas, 2025/1870 Karar sayılı geri çevirme kararıyla ek kararın davalıya 12.02.2024 tarihinde tebliğine dair mazbatada muhatabın tevziat saatinden nerede bulunduğu ve durumun haber verildiği komşu adı-soyadı ile imzasının bulunmadığından, tebligatın teslim edildiği mahalle muhtarının okunaklı şekilde adı-soyadı ve imzası bulunmadığı gerekçesiyle dosyanın fiziken geri çevrilmesi üzerine, hatalı şekilde verilen 31.01.2024 tarihli ek kararın davalıya bu sefer 29.05.2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ve davalı tarafından süresi içinde 11.06.2025 tarihinde temyiz edildiği, nispi temyiz karar harcı süresinde ikmâl edildiği anlaşılmakla temyiz harcının ikmâl edilmediği gerekçesiyle verilen 31.01.2024 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir.

Davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava dışı ... .... Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.02.1994 tarihli ve 1994/202 Esas, 1994/156 Karar sayılı kendisinin muris ...'un tek mirasçısı olarak tespit edildiği veraset ilâmına istinaden dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesinde kain 1 26... (eski 330) parsel ile 1 26... (eski 345) parsel sayılı taşınmalarda muris .... dava konusu 192/384'şer payının 30.09.2003 tarihli ve 2925 yevmiye sayılı intikâl ve satış işlemiyle önce tek başına dava dışı mirasçı ... ... intikal ettirildiği, ardından da mirasçı olmayan davalıya satıldığı, davacıların ketm-i verese iddialarına dayanak olarak sundukları Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.07.1998 tarihli ve 1998/255 Esas, 1998/717 Karar sayılı hasımlı veraset ilâmıyla yukarıdaki 23.02.1994 tarihli veraset ilâmının nüfus kaydına aykırı olduğu, muris ...'un ... ve ...... isimli kişilerle iki evlilik yaptığı, bu evliliklerinden eşi ...'dan ... ve ...; eşi ... ... ve ..... isimli çocukları olduğu, ..... sağ olup ... 29.9.1993'te ölümüyle çocukları asli müdahil ..., dava dışı ... ... ..., asli müdahil ..., davacı ... ve kendinden önce ölen oğlu ...'nin dava dışı çocukları .............. ve .........'i bıraktığı, mirasçı ... .... kızlarından ...'nın da davacılar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.

Davacılar, muris .... hasımlı veraset ilâmında yer alan bir kısım mirasçılarının mirasçısı olmakla dava dilekçeleriyle terekeye karşı 3. kişi olan davalıdan miras payları oranında talepte bulunmuşlar, aşamada 23.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçeleri ile muris .... terekesi adına talepte bulunmuşlar ve murisin terekesine temsilci atanması üzerine İlk Derece Mahkemesince ıslah doğrultusunda davalı adına dava konusu işlemle devredilen payların iptali ile davacı murisinin terekesi adına tesciline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HMK'nın 177. maddesinde, "(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/18 md.) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz. (3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 tarihli ve 2011/1-364 Esas, 2011/453 Karar sayılı, 15.06.2016 tarihli ve 2014/4-1193 Esas, 2016/800 Karar sayılı kararları.)

Somut olayda, davacılar başta miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlar, aşamada ıslah dilekçeleri ile tapu kayıtlarının iptali ile muris ..... terekesi adına tescilini istemişlerdir. Ne var ki, dava dilekçelerinde pay oranında tescil isteğinde bulunduklarına göre başlangıçta dava konusu edilmeyen dava dışı mirasçıların miras paylarının dava konusu edilmesi sonucunu doğuracak şekilde ıslahla terekeye iade talebinde bulunmaları mümkün değildir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde ıslah dilekçesine hukuki değer verilerek tereke adına tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; tapu iptali ve tescil talebi kabul edildikten sonra herhangi bir veraset ilâmına atıf yapılmadan, mirasçılara ve paylarına yer verilmeden hüküm kurulması da isabetli değildir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalının temyiz itirazlarının kabulüne, 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2022/2221 Esas, 2023/1683 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2021/220 Esas, 2022/187 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3688, K. 2025/4048, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-3688-e-2025-4048-k-bf2a52bbf496