Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/681 E. 2026/4515 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/681
- Karar No
- 2026/4515
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/236 E., 2025/390 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafiince istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.05.2025 tarihli kararı ile, Uyap üzerinden yapılan incelemede; sanık ile birlikte suç işleyen yaşı küçük suça sürüklenen çocuklar .... ve ...'ın yargılamalarının Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/349 Esas sayılı dosyası ile yapıldığı, Mahkemenin 28.02.2025 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmakla söz konusu dosya incelenerek ve karar dosya içerisine alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2025 tarihli ve 2025/236 Esas, 2025/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-b-c-d-h, 168/3, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın eksik inceleme sonucu alındığına, sanığın suçu itiraf etmesi ve polis ile yapmış olduğu işbirliğinin verilen hükümde gözardı edildiğine, mahkemenin sanığın pişmanlığını gözetmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, günümüz ekonomik koşulları değerlendirildiğinde tespit edilen 20.000, 00 TL zararın oldukça az olduğuna, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi başta olmak üzere lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın genç ve sabıkasız olduğuna, kaçma şüphesi bulunmadığına, mahkeme kararlarının cezalandırıcı olmaktan çok suçlunun topluma geri kazandırılmasını amaçlaması gerektiğine, bu sebeple sanık hakkındaki adli kontrol ve cezanın kaldırılması gerektiğine, sanık hakkındaki mahkumiyet kararının kaldırılarak atılı suçtan beraati veya lehine olan hükümlerin uygulanması, aksi takdirde hükmün bozulması ve dosyanın karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesi isteminden ibarettir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 15.12.2024 tarihinde nitelikli yağmadan mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, ayrı yargılanan suça sürüklenen çocukların dosyasında 06.02.2025 tarihli celse sonrasında, celse arasında zararın giderildiğinin 28.02.2025 tarihli duruşma tutanağına geçirildiğinin anlaşılması karşısında; hükümden sonra gerçekleştirilen zarar giderimi nedeniyle sanık yönünden 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık uygulanma koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak sanığın cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.