Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/1732 E. 2026/4511 K. – Şantaj
Konu: Şantaj
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1732
- Karar No
- 2026/4511
- Karar Tarihi
- Konu
- Şantaj
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1475 E., 2024/2595 K. SUÇ : Şantaj HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2023/1714 Esas, 2024/595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şantaj suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 06.11.2024 tarihli ve 2024/1475 Esas, 2024/2595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinafı üzerine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak şantaj suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/2. maddesi yollamasıyla 107/1, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 1yıl 3 ay hapis cezası ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanığın suçu işlediğine somut delil bulunmadığına, katılanın eşi ile sanık arasında husumet bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ve Anayasanın 38/4. maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkındaki kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 27.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,21.05.2026 tarihinde karar verildi.