Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1701 E. 2026/2483 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi İle Birlikte Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1701
- Karar No
- 2026/2483
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi İle Birlikte Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2179 E., 2025/2343 K. SUÇ : Birden fazla kişi ile birlikte yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2025 tarihli ve 2025/106 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, birden fazla kişi ile birlikte yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/3. maddeleri uyarınca 6 ay 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/2179 Esas, 2025/2343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemleri Kararın gerekçesiz olduğuna, sanığın isnat edilen suçu işlemediğine, yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, yalnızca mağdur ve tanık beyanı ile hüküm kurulamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince anığın beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Mağdur ...'ın 31.07.2007 doğumlu olup, olay tarihinde 13 yaşında bulunduğu, ancak; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin uygulanma ihtimali gözetilerek, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı hususunda rapor alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı ise de, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.