Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1510 E. 2026/2463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1510
- Karar No
- 2026/2463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3969 E., 2025/2772 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelenmede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, firari birden fazla kişi ile birlikte bere ve maske ile tanınmayacak halde katılan ... ve şikayetçi ...'nın içerisinde bulunduğu araç yanına geldikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde polis olduklarını söylerek katılanı araçtan indirdikleri, katılanın üzerinde bulunan suça konu cep telefonu ile parasını aldıkları sonrasında katılanı etkisi tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede darp ettikleri ve şikâyetçiyi de araçtan indirdikten sonra içerisinde şikâyetçinin cep telefonu ve parasının da bulunduğu katılana ait araç ile olay yerinden uzaklaşarak kaçtıklarının anlaşılması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alındığında sanığın her türlü şüpheden uzak sabit görülebilecek özgülenen kastı gözetildiğinde sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-b-c-h maddelerinde düzenlenen tek bir nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun gözetilmemiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.