Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/111 E. 2026/4409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/111
- Karar No
- 2026/4409
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2.cümle, 62/1, 52/2 ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 7243 sayılı Kanun ile değişik ek 12. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 540,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2022/1084 esas, 2023/739 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2024/471 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 26.12.2025 gün ve 94660652-105-34-35849-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.01.2026 gün ve 2025/155129 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Kanun’un "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, 252/6. maddesinde yer alan, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki,
"İtiraz usulü ve inceleme mercileri" başlıklı 268/1-2. maddesinde yer alan, "(1)Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan sanığın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2022/1084 esas, 2023/739 sayılı kararının 03.10.2023 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından 19.03.2024 havale tarihli itiraz dilekçesi ile anılan karara itiraz edildiği, itirazın 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra yapıldığı cihetle, mercii tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
Aynı Kanun'un 252. maddesinde ise; (1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, tehdit suçundan adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, mahkemece gerekçeli kararın 03.10.2023 tarihinde sanığa usule uygun tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından verilen 19.03.2024 tarihli itiraz dilekçesinin ise 7 günlük yasal süre geçtikten sonra sunulması sonrasında, 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesi gereğince itirazın süre geçtikten sonra verilmesi nedeniyle bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın itiraz merciine gönderildiği, mercii tarafından aynı Kanun'un 252/6. maddesi sınırlı inceleme yapılarak itirazın süresinde olmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iade kararı verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2024/471 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.