Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/2206 E. 2026/4403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2206
Karar No
2026/4403
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Nitelikli yağma, yağma ve tehdit suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1 (2 kez), 149/1-c (6 kez), 106/2-c, 43/2, 168/3 (7 kez) ve 62. (9 kez) maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay (5 kez), 10 yıl, 3 yıl 10... gün (2 kez) ve 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2013 tarihli ve 2012/538 esas, 2013/42 sayılı kararının, mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağma suçu yönünden bozulmasına, mağdur ... hakkında açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesinin mümkün görüldüğüne, diğer suçlar yönünden ise anılan kararın onanmasına ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.04.2014 tarihli ve 2013/21663 esas, 2014/5840 karar sayılı ilamını müteakip, adı geçen sanığın mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 5 yıl (2 kez) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2014/222 esas, 2016/127 sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2014/222 esas, 2016/127 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2020/906 değişik iş sayılı sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 25.04.2025 gün ve 94660652-105-34-30027-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.05.2025 gün ve 2025/55149 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanık ...’in diğer sanıklarla birlikte ... Mahallesinde bulunan ... Taksi durağında çalışan şoförlerden ve hissedarlardan değişik zamanlarda tehdit zoruyla muhtelif miktarlarda para aldıkları, müştekileri haraca bağladıkları iddiası ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda, yazılı şekilde verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesini takiben, sanık müdafii tarafından yeni delil bulunduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ancak İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ek kararı ile bu talebin reddine karar verilmesi üzerine anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Anılan mahkumiyet kararlarının kesinleşmesini takiben mahkemeye sunulan yeni tanıklar .... ve ... ile yargılama aşamasında da dinlenilen tanık ..., müştekiler ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya ait muhtelif tarihli dilekçeler ve sanık müdafii tarafından mahkemeye sunulan 26/10/2020 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinin içerir dilekçelerde özetle, sanık ...'in müştekilerden zorla para almadığı, bahse konu taksi durağında her durakta olduğu gibi durağın giderleri için para toplandığı, sanık ...'in başka bir suç nedeniyle ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada durağın yeni başkanı ... isimli müştekinin, sanık ...'i durakta etkisiz hale getirmek için diğer müştekileri, sanık ...'in müştekilerden zorla para topladığı yönünde kolluk kuvvetlerine müracaat etmeye zorladığının iddia edilmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Kanun’un, Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri başlıklı 311. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: ... b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, ..., (e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa,..." şeklinde düzenlenmekle, mezkûr maddenin (b) bendi kapsamındaki neden yönünden yalancı tanıklık, kesin hükümle belirlenmiş olmalı ve (e) bendi yönünden ise yeni olay ve delil mahkemeye bildirilmemiş veya bildirilememiş bu nedenle hükümde nazara alınamamış önemli derecede bulunmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yargılamanın yenilenmesi konusunun ele alındığı 11/03/2014 tarih ve 2012/3-909 esas ve 2014/121 sayılı kararında; “Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken gözönüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi, bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nun 318/3. maddesi uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.” görüşlerine yer verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi kurumu kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasayolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında tehdit, yağma ve nitelikli yağma suçlarından mahkumiyet kararlarıı verildiği, mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya yönelik yağma suçlarından ve tehdit suçundan kurulan hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.04.2014 tarihli ve 2013/21663 esas, 2014/5840 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik yağma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının ise temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu aşamadan sonra dosyaya giren bir kısım mağdurların ve tanıkların dilekçelerinde; sanık ...'in mağdurlardan zorla para almadığını, bahse konu taksi durağında her durakta olduğu gibi durağın giderleri için para toplandığını, sanık ...'in başka bir suç nedeniyle ceza infaz kurumunda bulunduğu esnada durağın yeni başkanı ... isimli mağdurun, sanık ...'i durakta etkisiz hale getirmek için diğer mağdurları, sanık ...'in mağdurlardan zorla para topladığı yönünde kolluk kuvvetlerine müracaat etmeye zorladığını iddia ettikleri; yapılan incelemede mağdurların ve tanıkların kovuşturma aşamasında da beyanlarında sanığın kendilerinden zorla para almadığını, durak gideri olarak aidat adı altında para toplandığını ifade ettiklerinin görüldüğü, bu şekildeki beyanlarının mahkemece ve yargıtay incelemesinde değerlendirildiği, mahkemece soruşturma aşamasındaki mağdur ve tanık beyanlarına, bu beyanları doğrulayan olay yakalama tutanağı, CD izleme tutanakları, bilirkişi raporu, kamera kayıtları, teşhis tutanakları ve iletişim tespit tutanaklarına dayanılarak mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararındaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanık müdafisinin dilekçesinde belirttiği hususlar yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil niteliğinde değildir. Buna göre, söz konusu itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/2206, K. 2026/4403, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-2206-e-2026-4403-k-d089ce761770