Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/5356 E. 2026/4405 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5356
- Karar No
- 2026/4405
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit ve sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1, 125/2, 62/1 (iki kez), 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 (iki kez). maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ve 1.120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve 2023/14 esas, 2024/1 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 04.09.2025 gün ve 94660652-105-62-24231-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.09.2025 gün ve 2025/103198 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde cümlenin eklendiği, ceza muhakemesinde usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesinin varlığı da dikkate alınarak yapılan incelemede; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/11582 esas, 2021/13771 sayılı kararında, “Sanığın adli sicil kaydında yer alan kasten basit yaralama suçundan verilen Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli, 2019/481 Esas ve 2020/320 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 09.09.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın kasten basit yaralama suçunu adli sicil kaydındaki diğer kasten basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 09.09.2020 tarihinde başlamış ve kasten basit yaralama suçundan mahkemece 05.02.2021 tarihinde karar verilmiştir. 09.09.2020 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın dosya içerisinde yer alan adlî sicil kaydının incelenmesinde, sanık hakkında İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/496 esas, 2023/213 sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 24.03.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve denetim süresinin başladığı, yine Mazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2021/85 esas, 2023/31 sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 05.09.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve denetim süresinin başladığı, sanığa yüklenen inceleme konusu suçlar için yapılan yargılama sonunda 05.01.2024 tarihinde sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, verilen kararın 05.02.2024 tarihinde kesinleştiği cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, denetim süresi içerisinde sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümlünün adli sicil kaydının yapılan incelemesinde; sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/496 Esas, 2023/213 Karar sayılı ve Mazgirt Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2021/85 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararılarının sırasıyla 24.03.20 23... .09.2023 tarihlerinde kesinleştiği, mahkûmiyet konusu suçların ise henüz anılan kararlar kesinleşmeden, dolayısıyla denetim süresi henüz başlamadan 21.01.2022 tarihinde işlendiği cihetle, adlî sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olacak şekilde başkaca kayıt bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.