Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/6845 E. 2026/4407 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6845
Karar No
2026/4407
Karar Tarihi

KANUN YARARINA BOZMA

Tehdit suçundan sanık ... ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın beraatine dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2024 tarihli ve 2022/1338 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararına karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı ve itiraz edenin itiraz hakkı bulunmadığı değerlendirilerek bu konuda bir karar verilmek üzere anılan mahkeme tarafından gönderilmesini takiben itirazın esastan reddine ilişkin İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2024 tarihli ve 2024/466 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 18.11.2025 gün ve 94660652-105-34-35002-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2025 gün ve 2025/134847 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde yer alan düzenleme değerlendirildiğinde,

Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekili olarak Avukat ... ve Avukat ....'in müşteki vekilliğini üstlendiğini belirterek tensip zaptının tebliğini istedikleri ve sanıktan şikâyetçi olduğunu belirten dilekçeleri dosya arasına sunmalarına rağmen, dosyaya vekaletname sunmadıkları gözetilerek yapılan incelemede;

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı ve itiraz edenin katılma talebi bulunmadığından itiraz hakkı bulunmadığı değerlendirilerek bu konuda bir karar verilmek üzere merciye gönderildiği anlaşılmakla, müşteki vekillerinin vekaletnamelerinin dosya arasına alınarak, sonucuna göre 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde ''itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde'' merciine gönderileceğinin belirtildiği, akabinde ''mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar'' demek suretiyle merciin incelemesinin hangi kapsamda yapılacağının açıkça belirlendiği, bu suretle merciin itiraz yönünden işin esasına giremeyeceği gözetilmeksizin, dosyaya vekaletname sunmaları halinde müşteki vekillerinin sanıktan şikâyetçi olduğunu belirtmeleri ve anılan karara itiraz etmesi nedeniyle katılan sıfatıyla itiraz hakkı olduğu itirazın süresinde olduğu ve itiraz merciince itirazın bu yönden kabulü ile müştekinin itiraz hakkı olduğu tespiti yapılıp, duruşma açılarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi, vekaletnamenin dosya arasına alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2024 tarihli ve 2024/466 değişik iş sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/6845, K. 2026/4407, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-6845-e-2026-4407-k-31cb297598c8