Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/4490 E. 2025/7880 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4490
Karar No
2025/7880
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/15 E., 2015/191 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Açılan davadan haberdar edilmeyen, dolandırıcılık suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğundan ve temyiz yetkisi bulunduğunun anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarihli ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin davaya dolandırıcılık suçundan katılan sıfatının kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuğun katılan ...'e ait nüfus cüzdanı ile Vodafone bayisine başvuruda bulunup, abonelik sözleşmesi düzenleterek telefon hattı tesis ettiği, sonrasında katılana ait nüfus cüzdanı ile bankaya gittiği banka içerisinde katılan ...'e ait nüfus cüzdanını ibraz ederek para çektiğinin anlaşılması karşısında, mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu, buna göre suça sürüklenen çocuğun, katılan ... A.Ş.'ye yönelik eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, katılan ...Ş.'ye yönelik eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d-f maddeleri kapsamında yer alan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile dolandırıcılık suçundan tek bir hüküm kurulup somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre; Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza tayini yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken adli para cezasının 83 gün yerine 86 gün olarak hesaplanması ile fazla adli para cezası tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin, katılan ...Ş. vekilinin ve katılan ... A.Ş. vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4490, K. 2025/7880, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-4490-e-2025-7880-k-85722b499c9c