Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29023 E. 2025/13404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29023
Karar No
2025/13404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/270 E., 2016/91 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Mağdurun olay tarihi olan 15.09.2013 tarihinde ... nolu cep telefonuna kredi kartına puan verildiğine dair SMS geldiği, mesajda aranması istenilen ... numaralı telefonun mağdur tarafından aranması üzerine telefona cevap veren kişinin kredi kartının şifresini istediği, mağdurun kredi kartı şifresini verdiği, mağdurla görüşen kişinin mağdurun adresini alarak kargo ile temizlik malzemesi göndereceğini belirttiği, ertesi gün ...'dan alınan kredi kartı hesabını kontrol eden mağdurun kredi kartından bilgi ve rızası dışında 970 TL tutarında harcama yapıldığını öğrendiği, kargo ile gelen temizlik malzemelerini gönderen adrese yine kargo ile iade ettiği, ... numaralı telefonun sanığın yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti'ne ait olduğu ve mağdura ait .... numaralı kredi kartından 11.09.2013 tarihinde ... Tic. A.Ş isimli firmadan 975 TL tutarında harcama yapıldığının tespit edildiği, şikayetçinin kredi kartını kullarak 970,00 TL'lik alışveriş yapması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 245/1 maddesindeki "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 158/1-f maddesine göre hüküm kurulması, 2-Kabule göre; a.Sanığın internette ilan vermek suretiyle atılı suçun işlemesi karşısında eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son hükmünün ikinci cümlesine göre hükmolunacak hapis cezasının alt sınırının 3 yıl ve adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden, menfaat miktarı 970 TL olduğu ve adli para cezasının 97 gün olarak belirlenmesi gerekirken 360 gün adli para cezası olarak belirlenmesi, b. 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde düzenlendiği, maddenin uygulanması için failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, somut olayda mağdurun zararının kovuşturma evresinde giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında uygulama koşulları oluşmadığı halde soruşturma aşamasında zararın giderildiğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, c. Sanığın suç tarihi itibarıyla kasten işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyetinin bulunmadığı,5237 sayılı TCK'nın 50, 51... sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanmama gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile "uygulanmasına yer olmadığına " şeklinde hüküm kurulması, d.5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının hükümde gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/29023, K. 2025/13404, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-29023-e-2025-13404-k-e475308efa8e