Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/3488 E. 2026/3438 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3488
Karar No
2026/3438
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/210 E., 2024/999 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararları kaldırılarak kurulan beraatler TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, suça sürüklenen çocukların kamu malına zarar verme suçundan beraat etmiş olmaları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla, temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;

Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2019/1256 Esas, 2023/216 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 152/1-a, 152/2-a, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 152/2-a, 39/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2024/210 Esas, 2024/999 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kamu malıa zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Beraat eden suça sürüklenen çocuklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'un gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.

Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1,3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13. ve 14. maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve ... tarafından birlikte tespit edilip ... bütçesinden ödenecektir.

Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani ... genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmeyip suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin bu husustaki temyiz istemleri yerinde kabul edilmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/3488, K. 2026/3438, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-3488-e-2026-3438-k-713c823a30f2