Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/232 E. 2026/4292 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2025/232
Karar No
2026/4292
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1823 E., 2024/1888 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarih, 2023/332 Esas, 2024/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/1823 Esas ve 2024/1888 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Beraat kararı verilmesi gerektiği, gerekçesiz hüküm kurulduğu, etkin pişmanlıktan yararlanma hakkı tanınmadığı, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, suç vasfında hata yapıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, cebir veya tehdit kullanarak suça konu katılanın çantasının almadığının sabit olduğu, suç işleme kastının bulunmadığı, katılan ile müvekkil sanık arasında husumet bulunduğu, katılanın beyanlarının hükme esas alınamayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinden yararlanması gerektiği, somut delil bulunmadığı, değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiği, şüpheden sanığın yararlanması ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Gerekçesiz hüküm kurulduğu, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmadığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olayımıza gelince, sanıkların istikrarlı beyanları, sanık ... ile eski erkek arkadaşının yeni sevgilisi olması nedeniyle katılan arasında husumet bulunduğundan katılanın beyanlarının hükme esas alınamayacağı, görgü tanığı ... 'nın beyanına göre katılanları destekler şekilde, sanıklar ile katılan arasında kavganın çevreden gelenlerle engellenerek katılan uzaklaştrıldıktan sonra, sanık ...'nin katılana ait çantayı alarak uzaklaştığı anlaşılmakla çantayı aldığı sırada tehdit veya cebir kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanık ...'nin eyleminin uzlaşmaya tabi hırsızlık ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu, ani gelişen eylem nedeniyle hırsızlığa iştiraki bulunmayan sanık ...'nin eyleminin ise kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Karar Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/232, K. 2026/4292, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2025-232-e-2026-4292-k-dbec5173544f