Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/4705 E. 2026/3726 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4705
Karar No
2026/3726
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3266 E., 2024/745 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2023/3266 Esas, 2024/745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3-a maddesini ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2023/3266 Esas ve 2024/745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/2-2. cümle gereğince kaldırılmasına, 149/1-d,53 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283. madde gereğince verilecek ceza ilk hükümde verilen cezadan fazla olamayacağından sanığın neticeten 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; mağdurun çelişkili ifadesi, haksız ve hukuka aykırı olarak sanık hakkında üst hadden ceza verildiği, işbu hususta yeterli gerekçe de gösterilmediği, deliller yeterince değerlendirilmeden hüküm tesis edilmese ilişkindir.

III. . GEREKÇE Olay günü sanığın annesi olan katılanı darp edip itekleyerek elindeki 200,00 TL tutarındaki parayı zorla aldığının kabul edildiği somut olayda, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır. TCK'nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur. Y.C.G.K.'nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK'nın 1 45... /2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. TCK'nın 1 45... /2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 223, 2 30... . maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, TCK'nın 1 45... /2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın annesi olan katılanı darp edip itekleyerek elindeki 200,00 TL tutarındaki parayı zorla aldığının kabul edildiği somut olayda, suçun işlendiği tarih itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 150/2.maddesinin tatbik koşulları bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 06.03.2024 tarihli ve 2023/3266 Esas, 2024/745 Karar kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,29.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/4705, K. 2026/3726, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-4705-e-2026-3726-k-31829c03f78f