Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/440 E. 2026/3595 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/440
- Karar No
- 2026/3595
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2108 E., 2023/1215 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/122 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/2108 Esas, 2023/1215 Karar sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın suça iştirak etmediğine, yevmiye çalışanı olarak olay yerine geldiğine, verilen mahkûmiyet hükmünün haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kural olarak borç ilişkisi doğduğu anda alacaklı veya borçlu sıfatı taşımayan kimselerin bu maddeden istifade edemeyeceğini kabul etmektedir. Ancak bu kural sıkı sıkıya uygulandığında ciddi sakıncaları olduğu görülebilmektedir. Çek senet tahsilatçısı veya mafya bağlantı olmadan hatta çoğu zaman hiçbir maddi veya manevi çıkarı olmadan bazen zorunluluk bazen dayanışma adı altında olaya katılan kişilere rastlanılmaktadır. Mesela; yakın akrabalardan biri alacağını almak için borçlu olan kişiye giderken birlikte gitmenin çoğu zaman aile bağları gereği zorunlu olduğu açıktır. Bunun gibi işçi veya ortağı olarak çalıştığı birinin alacağını almaya giderken yanında bulunmama halinde çoğu zaman işten çıkarılma veya ortaklığın bitirilmesi durumları yaşanabilmektedir. Ortaklığın maddi zarara uğraması yani kendi zararları da söz konusu olmaktadır. Ayrıca alacak miktarından çalışan veya ortak doğrudan da etkilenmektedir. Ayrıca hem yakın akrabalar hemde ortak ya da çalışan ile patron arasında ekonomik bağlantı olduğu veya olabileceği de açıktır. Yakın arkadaşlar da dayanışma duygusu ve yakın ilişki nedeniyle çoğu zaman hatıra binaen borçluya birlikte gitmektedirler. Bu nedenlerle bu tür durumlarda birlikte hareket etmek zorunluluk arz etmektedir. Bu doğrultuda Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.05.2025 tarihli ve 2024/6-528 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararında "...yakın arkadaşlık ilişkisi nedeniyle herhangi bir kişisel menfaati olmaksızın iştirak eden sanık hakkında TCK'nın 150. maddesinin birinci fıkrasının uygulama şartlarının oluştuğu..." şeklinde vurgulandığı üzere sanık ...'nun, aralarında arkadaşlık ilişkisi bulunan sanık ...'ın alacağını tahsili amacıyla gerçekleştirdiği eylemine iştirak etmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 150/1. delaletiyle 106/2-a-c maddesinde tanımlı alacağının tahsili amacıyla nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de; Dosya içerisinde bulunan 06.06.2018 tarihli tutanak içeriklerinden sanık ve suç arkadaşlarının katılanlara ait depodaki bir kısım eşyaları araçlara yükleyip götürdükten sonra olayın kolluğa intikal etmesi üzerine eşyaları geri getirip iade ettikleri dikkate alındığında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.