Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3623 E. 2026/3497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3623
- Karar No
- 2026/3497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/164 E., 2023/2894 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Katılanlar vekili duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2021/141 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanunun 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 16.11.2023 tarihli ve 2023/164 Esas, 2023/2894 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafi ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yerel mahkemenin gerekçesinin usul, yasa ve somut dosya içeriğine uygun olmadığına, yargılama aşamasında ifadelerdeki çelişkilerin yüzleştirme yapılması suretiyle mahkemece giderilmediğine, hangi ifadenin neden üstün tutulduğuna açıkça karar gerekçesinde yer verilmediğine, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, aynı tarihte sanıkların katılanın yanından ayrıldığında bu hususta şikayetçi olmamasının, evden alınmasına katılan ... dahil kimse tarafından engel olunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesinin yerinde olmadığına, sanıkların ve tanık ...'ın tüm iddia, savunma ile beyanlarının birbiriyle çelişkiler içerdiğine, gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına, sanıkların aksi yöndeki beyanlarına karşın, telefon üzerinden sağlanan HTS kayıtları ile olay günü tüm sanıkların bir arada olduğunun ortaya çıkacağına, sanıkların suçları işlediklerinin sabit olduğuna, sanıklar arasındaki suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili beyanlar giderilmeden karar verilmesi, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, duruşmalı inceleme yapılarak, hükümlerin sanıklar aleyhine kaldırılması ve sanıkların ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, dosya kapsamına göre, cep telefonu alım ve satımı işi yapan katılan ...'in, sanıklar ... ve ...'a toplam 470. 000 TL borcunun bulunduğu, bu borcun zamanında ödenmemesi üzerine 15.12.2020 tarihinde saat 21.30 sıralarında ... Caddesi ... Cami önünde seyir halinde bulunan katılan ...'ın kullanmış olduğu aracı sanıklar . ... ve ...'ın durdurdukları, sanıklardan ...'in aracın anahtarlarını alarak katılan ...'ı araçtan aşağıya indirdiği ve yüzüne yumrukla vurduğu, daha sonra katılan ...'ın kullandığı araca zorla bindirerek sanık ...'ın çalıştığı ... semtinde bulunan İnternational ... isimli işyerine götürdükleri, bu yerde sanık ...'ın da bulunduğu ortamda borcun ne zaman ve ne şekilde ödeneceği konusunda konuşmaya başladıkları, bu arada sanıklarda ...'ın, katılan ...'ın abisi ...'ı telefonla arayarak işyerine çağırdığı, katılan ...'in kullandığı ... marka aracı borcun ödenmesinden sonra iade edilmek amacıyla elkoyan sanıkların, ...'ın gelmesi üzerine katılan ...'ı serbest bıraktıkları, 16/12/2020 tarihinde sanıklardan ...'ın araçla katılan ...'ın yaşadığı evin önüne gelerek telefonla arayarak yanına çağırdığı, birlikte Demetevlerde bulunan alacağını almak amacıyla bu yere gittikleri, bu yerde alacaklının bulunmaması üzerine sanık ...'ın sanık ...'i bulundukları yere telefonla çağırdığı, bu yere gelen ...'in kullandığı araça katılan ve sanık ...'ın bindikleri ve birlikte ... Yoluna doğru gittikleri, yol boyunca borcun nasıl ödeneceği konusunda konuşmaların yapıldığı, katılan ...'in oğlunu telefonla aradığında, telefonu alan ...'in katılan ...'e "120.000 TL parayı getir, oğlunu al, yoksa oğlunu öldürürüm" diyerek telefonu kapattığı, bir süre sonra katılanı serbest bıraktıkları, aynı gün kiralamış olduğu araçla Demetevlerde bulunduğu sırada uzaktan takip sistemi ile aracı istop edildiği ve bir süre sonra katılan ...'ın yanına ... ile ...'ın geldikleri, katılanın kullandığı araca bindikleri birlikte ...'ın işlettiği ...gittikleri, bu yerde ...'ın katılan ...'ın yüzüne yumrukla vurarak başka bir araca bindirerek götürdükleri sırada katılanın ortağı olan ...'ın katılanı telefonla aradığı ve aynı telefonla sanık ... ile konuşmasından sonra bu kişiye 11.500 TL verilmesinden sonra katılan ...'ın serbest bırakıldığı somut olayda; katılanlar ile tanıkların beyanları, katılan ... 'e ait doktor raporu içerikleri ile birbiri ile çelişkili sanık savunma beyanları gözetilmek suretiyle olay günü birbiri ile çok sayıda telefon görüşmesi yapıldığı anlaşılan katılanlar, sanıklar ve tanıkların kullandığı GSM hatlarına ait baz istasyonlarını da gösterir HTS kayıtlarının temin edilerek, olay tarihlerinde kimin kimle ne zaman konuştukları, HTS kayıtlarının ifade ve savunma beyanları ile uyumlu olup olmadığı, olay saatlerinde sanık ve katılanlara ait GSM hattının hangi baz istasyonunda çekim yapıldığına ilişkin gerekli ise bilirkişi görüşü alındıktan ve ifadeler arasında ortaya çıkacak çelişkiler giderilmesinden sonra sanıkların hukuki durumu değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,22.04.2026 tarihinde karar verildi.