Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3114 E. 2026/3708 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3114
Karar No
2026/3708
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2602 E., 2024/378 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık müdafinin temyiz dilekçesinin kapsamından eylemin yağma suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik suç vasfı temyizinin bulunduğu anlaşıldığından hükmün temyizen incelenebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek;

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2023 tarihli ve 2022/204 Esas, 2023/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 168/1-3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2023/2602 Esas, 2024/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafi, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafii Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediği halde, katılanın plana dayalı beyanları, gerçeğe aykırı ve çelişkili tanık beyanlarına göre sanık hakkında suç vasfı tayin edilerek eksik incelemeyle yağma suçundan hüküm kurulduğuna, kabule göre sanığın eyleminin hırsızlık suçu olabileceğine ve bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 167/1-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan Vekili Temyiz İstemi Uygulama koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin hükümlerinin uygulanmadığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesi yerine asgari hadden ceza verilmesinin ve 5237 sayılı Kanun'un 168/3. maddesi kapsamında en üst oranda indirim yapılmasının hukuka aykırı olup; kararın bozulmasına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık müdafinin; sanığın atılı suçu işlemediği halde, katılanın plana dayalı beyanları, gerçeğe aykırı ve çelişkili tanık beyanlarına göre sanık hakkında suç vasfı tayin edilerek eksik incelemeyle yağma suçundan hüküm kurulduğuna, kabule göre sanığın eyleminin hırsızlık suçu olabileceğine ve bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 167/1-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi,

Ancak; 1- Aşamalarda verilen katılan beyanları ile bu beyanları destekler mahiyetteki tanık ...'ın beyanlarının hükme esas alınması, tanık ...'ın duruşmada da doğru olduğunu belirttiği soruşturma beyanı içeriğinde çekten bahsetmesi, katılanın beyanlarında sanığın suça konu olan ancak bulunamayan çeki alabilmek için kendisine cam su şişesi ile vurmaya çalıştığını söylemesi, suç konusunun sadece katılana ait çanta olduğunun kabulü halinde, katılanla resmi nikahlı olan sanığın sırf çantayı almak istemesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağının anlaşılması, sanığın katılanla gayri resmi ortak olduğunu belirttiği şirketle ilgili kolluk ifadesindeki iddiaları nedeniyle, katılan vekilinin soruşturma aşamasında verdiği 14.03.2022 tarihli dilekçede belirttiği mahkeme dosyaların incelenmemesi karşısında; öncelikle katılan vekilinin dilekçesinde bahsedilen dosyaların getirtilip incelenerek, katılan beyanına göre aralarında mal ayrılığı rejimi bulunan sanığın suç tarihi itibariyle katılandan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise bu miktarın suça konu çek miktarından fazla olup olmadığına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin tatbik edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinden yararlanamayacağının kabulü halinde ise sanığın eyleminin olay sırasında kullandığı cam şişe nedeniyle silahla yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, katılanın beyanlarının sırf suça konu çekin bulunamaması gerekçe gösterilerek yazılı şekilde suç vasfının belirlenmesi ve şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabule göre; suç konusu olarak sadece katılana ait çantanın kabul edilmesi karşısında; bu çantanın suç tarihi itibariyle değerinin tespit edilmek suretiyle sonucuna göre, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağı hususu tartışılmadan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/3114, K. 2026/3708, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-3114-e-2026-3708-k-bd3750d69004