Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/2062 E. 2026/3217 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2062
Karar No
2026/3217
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2114 E., 2023/3826 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin ön incelenmesinde; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı suça ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf talebinde bulunulması üzerine, bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan yargılama sonucu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmündeki etkin pişmanlık maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde daha fazla indirim yapılmak suretiyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince kurulan hükümlerin niteliğine göre sanık hakkında kurulan hükmün temyizinin olanaklı olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi 17.03.2023 tarihli ve 2021/2 51... /113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d,168/2-3,62,53 maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf İlk derece mahkemesinin kararına yönelik sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme sonucu Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 29.12.2023 tarihli 2023/21 14... /3826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmündeki etkin pişmanlık maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak aynı yasa maddesi gereğince de daha fazla indirim yapılması suretiyle sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d,168/1-3,62,53 maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yağma kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur. Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (Hasan ... GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (Hasan ... GÖKCAN – Mustafa ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendiin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ... ile mağdur ...'un bir dönem evli oldukları ve bu süreçte sanığın mağdura olay sırasında zorla aldığı cep telefonunu hediye ettiği, Bu hususun mağdur tarafından da kabul edildiği, sanık ile mağdur arasındaki evlilik sürecinde sorunlar meydana geldiği, sanığın olay tarihinde eşi olan mağdurun kendisini aldattığından şüphelendiği, olay günü saat 10.30 sıralarında eve gelen sanığın mağdurun cep telefonunu zorla aldığı, telefonu vermemek için direnen mağdurun yüzüne kafa attığı, "seni öldüreceğim, kahpe, orospu, sen kahpesin, kahpe doğmuşsun, herkes senin kahpe olduğunu öğrenecek" diyerek darp ettiği, araya giren müşterek kızlarının da basit müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığı, akabinde de sanığın mağdurun cep telefonunu alarak evden çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı suçu işlediği yönünde delil bulunmadığı, sanığın ifadelerinde, "..eşimin beni aldattığına ilişkin boşanma davası için herhangi bir delil bulmak için odaya girdim amacım bilgileri aktarıp telefonu tekrar iade etmekti.." şeklindeki savunması ile müşterek çocukları tanık ...'nin ifadesinde ki, "... babam elinde annemin telefonu kendi karnına doğru tutuyordu ve anneme beni aldatıyorsun, sen kahpesin diyordu. Annem yerde diz çökmüş vaziyette babamın elinde bulunan telefonunu almak için babamın ellerinden tutup çekiyordu. Bunun üzerine babam annemi itti.." şeklinde beyanı da dikkate alındığında; sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı, cep telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazıyı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesin 29.12.2023 tarihli 2023/21 14... /3826 Karar sayılı kararın açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/2062, K. 2026/3217, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-2062-e-2026-3217-k-e150b53ed763