Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/222 E. 2026/334 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/222
Karar No
2026/334
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1291-2925

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-h, 62, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan 11.03.2021 tarihli ve 435-129 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 18.10.2021 tarih ve 1291-2925 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 20.02.2024 tarih, 5206-2284 sayı ve oy çokluğu ile; "Olay günü gece vakti, ticari taksi şoförü olan katılan ...'nin taksisine sanık ...'nin yolcu olarak bindiği, araç seyir hâlindeyken sanığın belinden kurusıkı tabanca çıkarıp ‘dur’ dediği ve silah tehdidiyle katılandan kimliğini, ehliyetini, cep telefonunu, aracın anahtarını ve 280 TL parayı aldığı, araçtan inerken katılanın hamle yapması üzerine sanığın bir el ateş ettiği, fakat silahın kuru sıkı olması sebebi ile katılanın yaralanmadığı, araçta da herhangi bir hasar olmadığı, sanık araçtan indikten sonra katılanın da inip sanıkla mücadele ettiği, elini sanığın cebine zorla sokup suça konu para, kimlik, ehliyet, cep telefonu ve araç anahtarını geri aldığı, bu eşyalarla birlikte sanığın resminin yapıştırılmış olduğu E.D. adına düzenlenen sahte kimliğin de ele geçtiği, arbede sırasında sanığın tabanca kabzası ile katılanın başına vurmak suretiyle hızla kaçtığı, çevrede bulunan vatandaşların kolluk kuvvetini araması üzerine olay yerine polis ekiplerinin geldiği, E. D.'ye sahte kimlik gösterildiğinde fotoğraftaki şahsın sanık olduğunu belirttiği, katılanın da sanığı kesin olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır...Sanığın nitelikli yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu eşyaların katılanın direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanından çıkmadan katılan tarafından sanıktan geri alındığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri... ve ... ise; "...Ticari taksi şoförü katılan ...'nin taksisine sanık ... ...'nin yolcu olarak bindiği, araç hareket hâlinde iken sanığın cebinden kurusıkı tabanca çıkartıp 'dur' dediği, silah tehditi ile katılanın kimliğini, ehliyetini, cep telefonunu, aracın anahtarını ve 280 TL parasını aldığı, aralarında arbade yaşandığı; sanık ...'ın silahla ateş ettiği, sanığın araçtan inerek katılandan yağmaladığı malzemeler ile kaçmaya başladığı, katılanın kovalamaca sonucu sanığı yakaladığı, sanığın katılanın kafasına tabancanın kabzesi ile vurarak yaraladığı, çıkan arbede de katılanın sanığın cebine eline atarak yağmalanan eşya ve parasını geri aldığı olayda; yağma suçunun sanığın katılanın direncini kırarak eşyaları almasıyla tamamlanmış olduğu," şeklinde karşı oy kullanmışlardır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28.03.2024 tarih ve 151104 sayı ile; "...Ticari taksi şoförü katılan ...'nin taksisine sanık ...'nin yolcu olarak bindiği, araç hareket hâlinde iken sanığın cebinden kurusıkı tabanca çıkartıp ‘dur’ dediği, silah tehdidi ile katılanın kimliğini, ehliyetini, cep telefonunu, aracın anahtarını ve 280 TL parasını aldığı, aralarında arbade yaşandığı; sanık ...'nin silahla ateş ettiği, sanığın araçtan inerek katılandan yağmaladığı malzemeler ile kaçmaya başladığı, katılanın kovalamaca sonucu sanığı yakaladığı, sanığın katılanın kafasına tabancanın kabzesi ile vurarak yaraladığı, çıkan arbede de katılanın sanığın cebine eline atarak yağmalanan eşya ve parasını geri aldığı olayda; yağma suçunun sanığın katılanın direncini kırarak eşyaları almasıyla tamamlanmış olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.04.2024 tarih, 2035-5050 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edilen eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR Ticari taksi şoförlüğü yapan katılanın, olay günü saat 21.10 sıralarında sanığı yolcu olarak aracına aldığı, araç hareket ettikten bir süre sonra sanığın belinden çıkardığı kurusıkı tabancayla katılanı tehdit etmek suretiyle kimliğini, sürücü belgesini, cep telefonunu, araç anahtarını ve 280 TL'sini aldığı, araçtan inerken katılanın hamle yapması üzerine bir el ateş ettiği, ancak silahın kurusıkı olması nedeniyle katılanın yaralanmadığı, sanığın araçtan inmesinin ardından katılanın da araçtan inerek sanıkla mücadele ettiği ve bu sırada elini sanığın cebine sokarak parası ile suça konu eşyasını geri aldığı, yaşanan arbede sırasında sanığın tabancanın kabzasıyla katılanın başına vurarak olay yerinden ayrıldığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tamamlanmış nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesince; suça konu eşyanın katılanın direnci tam olarak kırılmadan ve hâkimiyet alanından çıkmadan geri alınması nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle bozulduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise katılanın direncinin kırılarak suça konu eşyaların alınmasıyla nitelikli yağma suçunun tamamlandığı görüşüyle itiraz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A- Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 248-557 sayılı kararında da açıklandığı üzere; TCK'nın 148. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Görüldüğü gibi korunan hukuki değerlerden de hareketle suçun unsurları ile tamamlanıp tamamlanmadığı hususu sanık değil ve fakat mağdur merkezli olarak belirlenmiştir. Böylece suçun tamamlanıp tamamlanmadığı yönünden belirleyici kriterin, suç konusu taşınır malın sanığın hakimiyet alanına sokulup sokulmaması değil, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelip gelmemesi olduğu anlaşılmaktadır. Keza, "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak" şeklinde tanımlanan hırsızlık bakımından suçun tamamlanmış sayılmasının, yarar sağlamak saikine atfen uygulamada geliştirilen, yarar sağlamanın asgari zorunluluğu bağlamında failin malı egemenlik alanına sokması şartına bağlanması, anılan suça özgü, istisnai bir durumdur. Bu kriterin kıyasen yağma suçu yönünden de uygulanmasına hukuki bir dayanak olmadığı gibi istikrar kazanmış uygulamaların değiştirilmesini gerektirir haklı bir neden de görülmemiştir. Malın teslim edilmesi veya alınması ise suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle sanığın malı alıp kaçarken yakalanması hâlinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir (Nur Centel - Hamide Zafer - Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt:1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 405-406). Madde gerekçesinde verilen örneğe göre de, evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur. Yüksek Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarihli ve 263-107 sayılı ile 05.04.2023 tarihli ve 64-204 sayılı kararlarında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Sanığın, katılanın kullandığı taksiye binerek belinden çıkardığı kurusıkı tabanca ile katılanın kimliğini, sürücü belgesini, cep telefonunu, araç anahtarını ve 280 TL'sini aldığı, ardından araçtan inerek kaçmaya başladığı ancak katılanın da araçtan inip sanığı yakalayarak, elini cebine sokmak suretiyle suça konu parayı ve diğer eşyasını geri aldığı, bu sırada çıkan arbede esnasında sanığın tabancanın kabzasıyla katılanın başına vurup olay yerinden uzaklaştığı olayda; tipe uygun hareketle yağma suçundaki malın alınması unsurunun gerçekleşmesi ve mağdurun mal üzerindeki tasarruf olanağının ortadan kalkması nedeniyle müsnet yağma suçunun tamamlandığı, sanığın suça konu eşyayı aldıktan sonra kaçarken yakalanmasının ve eşyaların katılan tarafından geri alınmış olmasının eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını göstermeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.02.2024 tarihli ve 5206-2284 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/222, K. 2026/334, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-222-e-2026-334-k-82228e555be0