Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4240 E. 2026/7307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4240
- Karar No
- 2026/7307
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1383 E., 2016/77 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 08.11.2023 tarihli ve 2021/1950 Esas, 2023/9636 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2026 tarihli ve KD - 2026/5846 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015/6355 sayılı soruşturma evrakında, 10.6.2015 tarihli bu suça ilişkin, 2.9.2015 tarihinde 2015/218 sayılı, kamu davası açılmasının ertelenmesi ve tedbir uygulanması kararı kurulmuştur. Kararın içeriği, TCK ve CMK hükümlerine uygundur. Bu karar, (10.6.2015 günlü ifade sırasında resmi kuruma bildirilen vede MERNİS adresi olan adresde) sanık kardeşi birlikte sakin ...’a 15.9.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosya içerisine alınan tam aile nufüs kayıt örneğine göre, ... 16.7.1998 doğumlu olup, tebliğ tarihinde 17 yaşındadır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 22. maddesinde “Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır." şeklindeki düzenleme mevcuttur. ... nüfus kaydına göre, tebliğ tarihi olan 15.9.2015 tarihinde, 18 yaşından küçüktür. Ayrıca, tebligat mazbatasında görünüş itibariyle 18 yaşından büyük olup olmadığı belirtilmemiştir. Belirtilen yasal düzenleme ve belirilen uygulama karşısında, yapılan tebligat geçersizdir. Bu sebeple, kamu davası açılmasının ertelenmesi ve tedbir uygulanması kararının tatbik edilmediği, dolayısıyla kamu davası açılma koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında kamu davası açıldığı düşünülmüştür. Başka bir ifade ile somut olayda, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK 191/1. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, Mahkeme tarafından CMK 223/8-2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere davanın durmasına ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilmesi için evrakın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olduğuna ve hükmün bozulması" gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 02.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın birlikte sakin kardeşi ...’a 15.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, dosya içerisine alınan tam aile nüfus kayıt örneğine göre, ...'ın tebliğ tarihinde 18 yaşından küçük olduğu, tebligat mazbatasında görünüş itibariyle 18 yaşından büyük olup olmadığının belirtilmediği ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 22. maddesinde belirtilen “Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır." hükmüne aykırı yapılan tebliğin usulsüz olduğu, 02.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle kanuna aykırı olduğu görülerek yapılan inceleme neticesinde; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 08.11.2023 tarihli ve 2021/1950 Esas, 2023/9636 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 tarih ve 2015/1383 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.